Esas No
E. 2012/20436
Karar No
K. 2012/19966
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2012/20436 E.  ,  2012/19966 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ: Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat

Kamu davasına katılma hakkı bulunan şikayetçinin 02.06.2005 günü talimat mahkemesince alınan ifadesinde, 5271 sayılı CMK.nun 234/1-b maddesi gereğince hakları hatırlatılmamış ve sanıktan şikayetçi olduğunu, cezalandırılmasını istediğini bildirmesine rağmen mahkemece şikayetçiye davaya katılma talebinin bulunup bulunmadığı sorulmadan dava sonuçlandırılmış ise de; 5271 sayılı CMK’nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. maddesindeki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; şikayetçinin kanun yollarına başvurma hakkının bulunduğu kabul edilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; I- Dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen 5 yıllık asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 03.11.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılanın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,

II- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;

1.Müştekinin, suça konu -2-adet çeki aldığı mal karşılığında Alpaslan inşaat şirketinin satış elemanı olan sanığa teslim ettiğini, ertesi gün AGB plastik adlı firma tarafından arandıklarında söz konusu çeklerden 2.500.000.000.-TL bedelli olanının rakam ve bedel kısmı tahrif edilmiş olarak AGB plastik adlı firmaya verildiğini öğrenince sanığı ve şirketi aradığını, çekin firmadan alınarak sanık tarafından kargo ile kendisine iade edildiğinde çekin iptal edildiğini ve arkasındaki cironun karalandığını gördüğünü, 2.700.000.000-TL.lik çeki de şirket yetkilisi Aslan Köksal’dan aldığında söz konusu çekin de tahrif edilmiş olduğunu, sanığın olay nedeniyle kendisine çektiği telefon mesajlarında tahrifatı kendisinin yaptığını kabul ederek, tehdit ettiğini iddia etmesi, Aslan Köksal’ın Kırşehir 3. noterliği’nin 17.03.2005 tarih 02705 yevmiye no.lu ibranamesi ile asıl çek bedelinin 2.700.000.000.-TL. olmasına karşın şirket çalışanı sanık tarafından tahrifat yapılarak 12.700.000.000.-TL bedele yükseltildiğini gerçek değeri şikayetçiden aldığına dair beyanı ve dosyadaki bilirkişi raporlarının 12.500.000.000.-TL bedelli çek’e ilişkin olup suça konu 12.700.000.000.-TL bedelli çek’e ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığının anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenebilmesi bakımından; suça konu çeklerden 12.700.000.000.-TL bedelli olana ilişkin imza ve yazı incelemesi yapılarak değer bölümündeki paraf ve düzeltme ile cironun sanık eli ürünü olup olmadığının araştırılması, 12.500.000.000.-TL bedelli çekin ciro edilerek verildiği AGB plastik adlı şirket yetkilisi tanık sıfatıyla dinlenerek suça konu çekin kim tarafından ciro edildiği ve kimden aldıklarının sorulması çek arkasındaki karalanmış cironun aidiyetinin belirlenmeye çalışılması, şirket yetkilisi Aslan Köksal’ın da konuya ilişkin beyanlarının tespit edilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde uygulama yapılması,

2.Suça konu çek asıllarının denetime olanak sağlaması bakımından dosya arasında bulundurulmaması,

Kabule göre de;

3.Suça konu iki adet çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, ayrıca müsaderesine de karar verilmesi, Yasaya aykırı, müştekinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.