Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/401
Karar No
K. 2024/704
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/401 Esas
KARAR NO: 2024/704
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/07/2024
KARAR TARİHİ: 21/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili 05/07/2024 tarihli dava dilekçesi ile, Davacı müvekkil ile davalı taraf arasında ikame edilmiş olan ticari ilişki gereğince ... taşıma yolu ile 822.096 ton ağırlığındaki soğuk ve sıcak olarak şekillendirilmiş çelik profillerin deniz yolu ile taşınması kararlaştırıldığını, davacı müvekkil ile davalı arasında ... Limanından ... Limanına ... taşıma yolu ile taşınması kararlaştırılan 822.096 ton ağırlığında soğuk ve sıcak olarak şekillendirilmiş çelik profillerin deniz yolu ile taşınmasına 17.09.2021 tarihinde başlandığını, ancak 17.09.2021 tarihinde...'da kuvvetli yağış meydana geldiğinden sebeple gecikme meydana geldiğini, daha sonra malların yüklemesi gerçekleştirilip mallar ...'ya gönderildiğini, Yükleme Konşimentosunda da işbu halin bahsi geçirildiğini, kararlaştırılan yükleme tarihi olan 17.09.2021 tarihinde yüklemenin aşırı yağış nedeniyle yapılmadığı net bir şekilde ortadadır, dolayısıyla ...( Güvertede Teslim) koşulu ile tarafların anlaşmaya vardığı hali de göz önünde bulundurulduğunda malların güverteye çıkartılmaması sonucunda teslimin gerçekleşmediğini, hala daha mallarda oluşacak herhangi bir zayi halinden sorumluluk davalı yan olan .... A.ş. sorumluluğunda olacağını, müvekkillerince malların İspanya'da teslim alındığı esnada, malların tatlı su ile etkileşime geçmesinden dolayı oksitlenerek malların üzerinde tam zayi oluştuğu tespit edildiğini, o an neyin sebebiyet verdiğini tespit edemediklerinden sebeple derhal zaiyata sebep olan etkenin belirlenebilmesi adına çeşitli testler yapıldığını ve akabinde hasara sebep olan şeyin tatlı su olduğu anlaşıldığını, malların hasarlı olduğunun anlaşıldığı an derhal davalı tarafa malların hasarlı olduğu bilgisini içerir bir protesto gönderildiğini, zararın kapsamlı olarak tespit edilebilmesi adına müvekkil tarafından uluslararası ticari işlerde faaliyet gösteren... isimli eksper şirkete detaylı bir rapor hazırlatılmış ve raporda malların zayi olmasıyla alakalı süreç detaylıca ve malların fotoğraflarına da yer verilerek açıklandığını, rapordan da açıkça anlaşılacağı üzere malların yükleme günü olan 17.09.2021 tarihinde ...'da kuvvetli yağmur yağdığından sebeple yüklemede gecikme yaşandığını, bu esnada mallar tekneye yüklenmeden önce karada su ile temasa geçtiğini ve bunun neticesinde de mallarda oksitlenme meydana geldiğini, bununla birlikte mallar teknede güverte içerisinde muhafaza edildiğinden sebeple taşıma esnasında malların tatlı su oksitlenmesine maruz kalmasının mümkün olmadığını, bu nedenle tatlı su oksitlenmesi sonucu ortaya çıkan zayi hali malların tekneye yüklenmesi öncesi yani karada yağmur suyuna maruz kalması sonucu meydana geldiğini, ayrıca bilimsel olarak söz konusu mallarda oksitlenmenin meydana gelebilmesi için malların tatlı su ile etkileşime geçtikten sonra birkaç gün geçmesi gerektiğini, zararın meydana gelmesi malların taşımadan önce suyla temasa geçmesi sonucu gerçekleştiğini, taşıma faaliyeti süresince geminin güzergahı üzerinde yağmur yağmadığı fakat malların yükleme yeri olan ...'da yükleme tarihinde havanın oldukça yağışlı olduğu bilindiğini, ve işbu yükleme tarihi olan 17.09.2021 tarihinde yüklemenin yapılamadığı hali kayıtlara geçtiği ve işbu hal bile tek başına yüklemeye konu mallarda meydana gelen oksidasyon halinin yükleme öncesi mallar henüz davalı yanın uhdesindeyken meydana geldiğini gösterdiğini, müvekkilin tatlı su oksidasyonundan kaynaklı olarak toplam 96,70 ton malı kullanılamaz hale gelmiştir. Söz konusu malların kullanılamaz hale gelmesiyle müvekkil uhdesinde meydana gelen zarar ise toplam 53.722,76 €'ya (Elli üç bin yedi yüz yirmi iki Avro yetmiş altı Sent) tekabül ettiğini, davalı şirketin uzun yıllardır çelik profil üretimi ve ticareti işiyle iştigal ettiği ve bu vesileyle çelik profillerin yağmur suyu ile teması sonucu oksidasyon oluşacağını; ... Limanını ve mevsim şartlarına hakim olduğu ve bu vesileyle ilgili tarihlerde limanın yağışlı olma ihtimalinin yüksek olduğunu düşünüp hava durumunu kontrol etmesi gerektiği de göz önünde bulundurulduğunda davalı tarafın uhdesinde bulunan işbu taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu çelik profilleri özensiz bir şekilde muhafaza ettiği ve işbu hal gereği oluşan zayi halinden de tam sorumluluğu olması gerektiğini, ilgili zayi halinin teslim anında fark edilmiş olması ise yukarıda bahsini geçirdiğimiz üzere, çelik profillerde tatlı su oksidasyonunun fark edilebilmesi için, suyla temastan sonra birkaç gün geçmesi gerektiği halinden kaynaklandığını, malların teslim şekli ... olarak belirlendiğinden dolayı davalının sorumluluğu, malların güvertede teslim edilmesiyle son bulduğunu, zaiyatın ise teslimden önce oluştuğu belirlendiği için işbu zarardan sorumluluk kesinlikle davalı taraf olan ...'ne ait olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, tahsil günündeki karşılığı ödenmek üzere 53.722,76 Euro'nun [(1 EUR = 35.4167 TL) Harca esas teşkil etmek üzere 1.902.855,48 TL) ] faiziye birlikte müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili 09/09/2024 tarihli cevap dilekçesi ile, açılan alacak davasının konusunu teşkil eden hasar ve hasar iddialarının, deniz taşımasına konu olan ve müvekkilin yükleteni olduğu yüklerle ilgili olması hasebi ile uyuşmazlık konusu olayın, Türk Ticaret Kanunu'nun ("TTK") 5. Kitap hükümlerinin uygulama alanına girdiğinden, uyuşmazlığı görmekle ilgili görevli mahkeme, ... ili içinde deniz ticaretinden doğan davalarda tek görevli mahkeme olan ...

17.Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davanın görevsizlik nedeniyle ...

17.Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından dava dilekçesine ekli ve sonrasında tensip ile müvekkile gönderilen deliller incelendiğinde, yabancı dildeki belgelerin tercümelerinin yanlış ve eksik olduğunun tespit edildiğini, özellikle konişmentonun ön yüzündeki tercümede bariz bir tercüme hatası olduğunu, konişmentonun ön yüzünde malların gemiye temiz ve hasarsız olarak yüklendiğini ifade etmek üzere konulmuş "..." şerhi "..." olarak yanlış ve Deniz Ticareti uygulaması ya da teknik teriminden bibaher bir şekilde tercüme edildiğini, davacının davasının temelini deniz taşıma sözleşmesi/konişmentoya dayandırıyor ise, bu durumda malların 28.09.2021 tarihinde davacıya teslim edilmiş olduğundan, taşıma sözleşmesi için TTK'nın 1246. madde hükmü uyarınca malların tesliminden itibaren 1 yıllık süre içerisinde davasını açması gerektiğinden davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davanın zaman aşımı nedeniyle reddi gerektiğini, Müvekkil ile davacı arasında yapılan ... esaslı satış sözleşmesine ve dava konusu çelik profillerin faturasına göre müvekkil tarafından satılan ve davacı tarafından ... adlı gemiye yükletilen yük miktarı 175.200 Mton olduğunu, ... gemisinde taşınan toplam yük miktarı 822.096.-mton olduğu, davacının 175 mton üstü miktardaki yükü, başka firmalardan (...) temin ettiğini, davacının tüm yükte iddia edilen hasarı müvekkilden talep ettiğini, bu talebinin reddi gerektiğini, ... adlı gemiye yükleme yapmak işi davacının sorumluluğunda olduğunu, davacının satın aldığı yükleri ... Limanına kadar getirttiğini, limanda gemiye yükleme ve sonrasında deniz yoluyla taşınması işlemini yine ... satış kurallarına göre kendisinin temin ettiğini, gemiye ... Limanında yükleme yapılırken ... isimli bağımsız bir gözetim firması tarafından çelik profiller üzerinde survey yapıldığını, işbu gözetim raporuna göre yüklerde herhangi bir ıslaklık ve hasar tespit edilmediğini, yalnızca 54 adet ambalajın yırtık olduğuna dair tespitin olduğunu, taşıma konusu Konişmentoda; (120 bundles (bağ) 175, 320 kg/mtons) olarak çelik profillerin temiz bir şekilde (...) gemiye yüklendiğine dair şerh bulunduğunu, yine Konişmentoda 54 adet bağın ambalajının yırtık olduğu şerhi olduğunu, yükleme öncesi yapılan ... ve ....'te (yükleme notlarında), yüklerin ıslak veya paslı olduğuna dair bir şerh bulunmadığını, konişmento da yükleme notlarına uygun bir şekilde gemi acentesi/kaptanı tarafından düzenlendiğini, davacı tarafından yüklerin yükleme öncesi ıslak olduğuna dair iddiayı kanıtlayan bir husus, belge bulunmadığını, eğer ki yükler ıslak olsa idi, bu durum yükleme notlarında, survey firması tarafından yapılan yükleme survey raporunda ve yine konişmentolarda yer alacağını, yükleme öncesinde herhangi bir kayıt olmaması ve konişmentonun temiz olması karşısında, davacının yükleme öncesi yüklerin hasarlı olduğuna dair iddiaların reddi gerektiğini, yüklerin deniz taşıması esnasında bir şekilde tatlı su ve deniz suyuna maruz kaldığı ve hasarlandığı, geminin varma limanında 28 Eylül 2021 tarihinde davacı tarafından, malların bir kısmının mekanik hasarlı ve bir kısmının ıslak ve paslı olduğuna dair deliller içinde sunulan ve gemiye gönderilen protestodan anlaşıldığını, deniz taşımasını davacı ve davacının tedarikçileri yüklendiğinden ve müvekkilimizin malların gemiye teslim edilmesi ile sorumluluğu sona erdiğinden müvekkil hakkında açılan haksız davanın reddi gerektiğini, müvekkil ... ile Davacı ... arasında imzalanan ... tarihli ... sayılı satış sözleşmesinde, ... olarak 1533.5 mton çelik profilin satışı için anlaşıldığını, yüklemelerin peyder pey üretime göre yapılacağını, davacının ... olarak satın aldığı yüklerin, ...'dan yüklenmesini istediği ve gemiye yüklemelerin ... limanından yapıldığını, davacı firmanın sözleşme şartlarına aykırı olarak, müvekkilin onayını almadan surveyor/hasar komiseri atadığı, zamanında müvekkile hasar ihbarında bulunmadığını, o nedenle iddia edilen hasarı müvekkilin yükleme öncesinde meydana getirdiği iddiası ve varsayımının reddi gerektiğini, davacının kesin ve yazılı delillerle müvekkilin hasarı meydana getirdiğini ispatlaması gerekir ki, sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen ve müvekkile 11 ay sonra gönderilen hasar raporunda dahi tatlı su hasarının yüklemeden kaynaklanmış olabileceği varsayımı şeklinde bir görüşten başka, elle tutulur kesin bir delil olmadığını, bu iddianın temelini oluşturan hususun ise, dava dilekçesinin 1. sayfasında belirtilen tek taraflı ve delil niteliği taşımayan özel hasar raporu olduğu, bu raporda 17.09.2021 tarihinde ...'da yağış meydana geldiği, yüklemenin yağış nedeniyle yapılmadığı kabul ve ikrar edilmesine rağmen, dava dilekçesinin 2. sayfasında malların ...'da teslim alındığında, yükleme limanında yağmur yağması nedeni ile tatlı su ile etkileşime geçip sefer esnasında hasarlı ve zayi olduğunun iddia edilmesi kendi beyanı ile çelişkiye düştüğünü gösterdiğini, davacının hasarın yükleme esnasında olduğu yönündeki iddiaları varsayımsal ve afaki olup reddi gerektiğini, davacının delilleri arasında sunduğu ve davanın esasını dayanak yaptığı ... adlı firmaya, mallar gemiden indirildikten ve alıcılara teslim edildikten sonra, yaklaşık 1 ay ve 1,5 ay sonra, alıcıların depolarında, davacının beyanları ile yaptırılan tespit geçerli ve kesin delil olarak kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından atanan surveyorlar için satıcı davalı müvekkilden onay alınmadığı gibi, süresinde yapılan bir hasar ihbarı olmadığını davacı tarafından müvekkilin onayı alınmadan atanan ... firması, yükleri, yükler gemiden boşaltıldıktan 1 ay ve 1,5 ay sonra, davacının alıcılarının depolarında 04.11.2021 ve yine 21.10.2021 tarihlerinde, davacı tarafından verilen tek taraflı bilgilere göre incelediğini, işbu inceleme sonucunda müvekkil tarafından satıldığı iddia edilen yüklerde tespit edilen hasarlı çelik miktarı toplam olarak (her iki alıcı için 10.165 kg +16.320kg ) 26,496 kg olduğunu, hasarlı olduğu iddia edilen diğer ürünlerin ... gemisine davacı adına yükleme yapan... firmasına ait göründüğünü, ... firması tespitlerinde toplam yükün 822.96 metric ton olduğu, 109,44 mton yükün hasarlı olduğu, işbu miktarın toplam yükün %13.3'ü olduğu, (96.7 mtonun tatlı su hasarı (yaklaşık % 12) olduğu, diğerinin tuzlu su hasarı olduğu) varsayıldığını, ... firmasının, yükleme operasyonu sırasında yağmur nedeniyle yükleme yapılmadığı, fakat yağmur bittikten sonra yapılan yükleme ve sonrasındaki seyir esnasında yükün hasarlandığı, boşaltma limanında yağış olmaması nedeni ile tatlı su hasarının ancak yükleme kaynaklı olabileceği şeklinde bir varsayımda bulunularak hayatın olağan akışına aykırı bir yorum yaptığını, zira yükleme limanındaki ...'a baktığımızda 16.09.2021 günü saat 20.45 ila 17.09.2021 saat 08.50 arasında yağmur nedeniyle yüklemenin başlamadığına ve yapılmadığına ilişkin şerh olduğunu, yağmur nedeniyle yükleme yapılmadığına dair ...'ta ibare olduğunu, ...'te (yükleme notları) de malların ıslak olduğuna ve bu şekilde yüklendiğine dair bir şerh olmadığını, eğer yükler ıslanmış olsa idi bu şekilde bir şerh, mate receiptlerde bulunduğunu, ilaveten konişmentolar da gemi ilgilileri tarafından "..." olarak düzenlendiği, yalnızca ambalaj yırtılmasına ilişkin şerh konulduğunu, herhangi bir ıslaklık ile ilgili şerh konulmadığını, Konişmento malların gemiye temiz yüklendiğine dair karine teşkil ettiğini, her ne kadar tarafımızdan kabul edilmese de, ... tarafından tüm yük üzerinden yapılan hasar hesabının yanlış olduğunu, ... tarafından düzenlenen rapora göre ... yüklerinin satıldığı ... yüklerinde tahmin edilen hasar 9.325.- Euro ve 11.325.- Euro olup toplam 22.650.- Euro olarak tespit edildiğini, yine bu rapora göre toplam yükün % 12'si hasarlanmış varsayılarak bir hesap yapıldığını, bu hesaba göre, toplam yükteki ... tarafından satılan yükün miktarı 175 Mton olup, %12'lik bir hesapta ... yüklerinin hasarlı miktarı 21 mtona tekabül eder ve bununda USD cinsinden bedeli en fazla 19.950.- USD olabildiğini, ... gemisine yüklenen toplam yüklerin 822 mton, %12'sine tekabül eden hasar ...'dan talep edildiğini, bu hesaba göre 21 mton üzerindeki davacının hasar taleplerini diğer satıcı ...'ya yöneltmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın öncelikle görevsizlik nedeni ile reddine, esasa girildiğinde ise iddia edilen hasardan müvekkilimizin herhangi bir sorumluluğu bulunmaması ile esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun, görev hususunu düzenleyen 5. maddesinin ikinci fıkrasında " Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4. madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir." hükmü getirilmiştir.

Somut olayda; davacı ile davalı arasında, ... taşıma yolu ile 822.096 ton ağırlığındaki soğuk ve sıcak olarak şekillendirilmiş çelik profillerin deniz yolu ile taşınması kararlaştırıldığını, malların davacı yanca İspanya'da teslim alındığı esnada, tatlı su ile etkileşime geçmesinden dolayı oksitlenerek malların üzerinde tam zayi oluştuğu nedeniyle, meydana gelen alacağın tahsilini talep ettiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın yukarıda anılan madde uyarınca deniz taşımasına ilişkin olduğu ve denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşıldığından, davanın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Nitekim İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; dava konusu uyuşmazlığa 6102 sayılı yasanın 5/2-3 maddesine göre Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesinin bakmakla görevli olduğu, H.M.K.'nın 1.maddesine göre, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu anılan kanunun 114/c maddesinde görev konusunun dava şartı olarak gösterildiği, dava şartının her aşamada res'en gözetilmesi gerektiği, davaya bakmaya Deniz Ticaret İhtisas Mahkemesi görevli olduğu anlaşıldığından, mahkememizin görevsizliğine, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine (İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine) gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Mahkememizin görevsizliğine, mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesine gönderilmesine,

2.Harç ve masrafların görevli mahkemesinde nazara alınmasına,

3.Kararın kesinleştiğinde ve talep halinde, dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.. 21/11/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog