2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Av.
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:vekili bulunduğu ... ... ...’de Faaliyet Gösteren ... GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile davalı şirket arasında 15.12.2020 tarihinde yapılan Bayilik sözleşmesi ile davalı Şirketin Üretimi Olan Ürünlerin ( ... Marka ... ... Marka kaşar peyniri vs) Bayii Olarak ... - ... ... la sınırlı olmak üzere bayii olarak satışı konusunda anlaştıklarını, yapılan Bu sözleşme gereği Şirket adına Tanzim edilmiş Olan 09.11.2020 Tarihli Banka teminat mektubu müvekkili şirkete teslim edilmiş olup Bu tarih itibarı ile davalı şirketçe müvekkili şirkete 5.000.000.00 T.L ( beş Milyon Türk liralık ) Peynir satışı yapılmış ve buna karşılık bu ticari faaliyetten kaynaklanan satış bedelleri Bu tarihe kadar hiçbir aksamaya mahal verilmeden davalı şirkete ödendiğini sözleşmenin kurulması ile birlikte müvekkili şirketin kendi adına piyasada oluşturmuş olduğu ticari kredibilite sayesinde davalı şirketin markası piyasada rağbet görmeye başlamış ve davalı şirket bunu fırsat bilerek bayilik sözleşmesi sınırları içinde ... ... ve ...'de yeni Müşteriler ( ...-... GIDA-...-... GIDA ... GIDA –... GIDA-... FİRMASI ) Edinerek sözleşmeye ve Ticari Örf ve ve teamüllere aykırı hareket ederek Piyasaya müvekkili Şirkete Satılan Malın Fiyatının altında mal satmak sureti ile Haksız Rekabet Koşulları oluşturmak sureti ile müvekkilinin 25 Yıla yakın süreçte oluşturmuş olduğu kendine özgü Ticari itibarını da sarsmak sureti ile müvekkili şirketi madden olduğu gibi Manevi olarak da zarara uğrattığını, aynı Marka ( ... ) Peynirlerden büyük bir miktarının bekleme sürelerini geçiren ve gıda maddeleri tüzüğüne uygunluk taşımadan kamu sağlığı açısından sıkıntı yaratacak şekilde piyasa fiyatının altında müvekkili şirkete satılan fiyatın çok altında yarı yarıya bir fiyatla piyasaya sürerek piyasa fiyatlarını düşürmüş bu mallar nedeni ile müvekkili şirket maddi ve manevi olarak büyük kayıplara uğradığını, şirketin sözleşmenin 5.1. maddesine aykırı olarak, sözleşmede müvekkili şirkete bırakılmış olan satış bölgelerinde müvekkilinin görüş ve onayını almadan yeni bayilikler oluşturduğunu, fiilen ana bayi gibi çalıştırılan başka firmalar vasıtasıyla piyasaya mal sürdüklerini, üstelik davalı şirketin, müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan çalıştırdığı bu firmalara haksız rekabete yol açacak şekilde, müvekkili şirkete sunduğundan çok daha avantajlı ticari şartlar sağlayarak, müvekkili şirkete zarar verme kastıyla hareket etmeye başladığını, müvekkilinin sahip olduğu müşterilerini bu yeni firmalara bırakmaya zorladığını, bu davada davalıdan ayrıca portföy tazminatı da talep etme hakkının doğduğu açıklık kazandığını, TTK “denkleştirme istemi” adı altında; bu özel tazminatı 122. maddesinde açık biçimde düzenlemiş, bu konuda, “hak kazanma kriterleri, tazminat miktarının hesaplanması,” gibi esaslı tartışmaları nihayete erdirdiğini, bu meyanda, TTK’nin 122 (5) maddesinde tek satıcılar için özel bir düzenleme de yapıldığını: “Bu hüküm, hakkaniyete aykırı düşmedikçe, tek satıcılık ile benzeri diğer tekel hakkı veren sürekli sözleşme ilişkilerinin sona ermesi hâlinde de uygulanır. ”TTK tek satıcı statüsündeki bayilerin/ distribütörlerin portföy tazminatına hak kazanması için acenteler için öngörülen kriterlere ek olarak iki yeni kriter getirdiğini,gerek eski düzenleme, gerek yeni düzenleme çerçevesinde portföy tazminatının talep edilebilmesi için, kriter ve koşullar kanunla açık biçimde belirlendiğinden, bir bayinin/ distribütörün portföy tazminat davası açmadan önce kendi durumunu bu kriterlere göre hukuki teste tabi tutması gerekeceğini, bu testi olumlu olarak aşan bir bayinin/ distribütörün ana firmaya karşı, “son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya diğer ödemelerin ortalaması” oranında bir tazminat talebinde bulunması mümkün olduğunu, emsal ... kararları bulunduğunu, müvekkili bu nedenle Öncelikle ...
17.Noterliğinin 28.09.2021 Tarih ve Yevmiye Nolu İhtarnamesini keşide ederek verilen zararın izale edilmesi talebinde bulunmuş ancak bu talebine bir cevap alamadığını, davalı Firma açısından dava ikame edilmesi arabuluculuk başvuru ön şartını taşımış olduğundan 24.11.2021 Tarihinde ... Arabuluculuk bürosuna başvurulmuş ancak yapılan görüşmeler sonucunda bi sonuca varılamadığından dava açma zarureti hasıl olduğunu, davalı şirket bayilik sözleşmesi yapmış olduğu müvekkili şirketin Bayilik alanına ( Hem Mal satmak sureti ile, ucuz mal vermek sureti ile haksız rekabete sebebiyet vermek sureti ile onun zarara uğramasına sebebiyet vermesi hem de ürettikleri aynı marka Sağlık Koşullarına aykırı malı Piyasaya sürmek sureti ile Piyasa koşullarında olumsuzluk yaratmak sureti ile , müvekkilinin Yıllardır edinmiş olduğu Ticari İtibarı sarsmak sureti ile T.T.K ,B.K Hükümlerine aykırı davrandığını, davalının bayilik sözleşmesine aykırı davranması nedeni ile bu sözleşme alanı içinde başka Firmalara mal satmak sureti ile müvekkilinin Uğramış olduğu müsbet kazanç kaybını; bu aykırılıkla birlikte Aynı Piyasaya aynı marka fakat sağlığa aykırı müvekkiline satılan malın çok altında bir fiyatla ucuz mal satmak sureti ile haksız Rekabet koşulları oluşturmak sureti ile müvekkili şirketi zarara uğratmak ve ticari itibarını sarsmak hesaplanacak Portföy tazminatına mahkum edilmesini, bu kazanç kaybı ve haksız rekabet nedeni ile Uğranılan zarar belirgin olmadığından(ancak Ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile belirgin hale geleceğinden)Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile davalının Şimdilik 75.000.00 TL Maddi(müsbet kazanç kaybı ve Portföy tazminatı) 25.000.00 Olmak üzere Şimdilik Toplam 100.000, 00 TL(Yüz bin Türk lirası)tazminata Mahkum edilmesine ,Sözleşmeye aykırılık tarihi tarihi itibarı ile avans faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya Tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 25.000 TL tazminatın türü, dayanağı ve neye ilişkin olduğu belirtilmediğini, bunun dışında istem kısmının 1. ve 2. paragraflarında başka firmalara mal satmak suretiyle davacı şirketin uğramış olduğu zarara yönelik hem müspet zarar hem de portföy zararı talep ettiğini, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte başka firmalara ürün satmak portföy tazminatının konusunu oluşturmadığını, ayrıca yine davacı tarafın iddiaları kabul etmemekle birlikte sağlığa zararlı mal satma ve ticari itibarının sarsıldığından bahisle portföy tazminatı talep edildiğini, portföy tazminatının konusu kanunda tanımlanmış olup davacının talepleriyle uyuşmadığını, bu kapsamda davacının talepleri net olmadığını, taleplerin netleştirilmesi sonucunda ortaya çıkan hususlara ilişkin itiraz hakkımızı saklı tuttuklarını, müvekkili şirket 2019 yılının Mayıs ayında gıda ürünlerinin pazarlanması ve satışı konusunda faaliyet yürütmek amacıyla kurulduğunu, Müvekkili şirket tarafından doğrudan son tüketicilere, toptancılara satış yapıldığı gibi yetkili satıcılar belirlenerek Türkiye'nin farklı bölgelerine bu yetkili satıcılar aracılığıyla satış yapılması amaçlandığını, müvekkili şirketin davacı ile ticari ilişkisi de 2020 yılının Kasım ayında başlamış daha sonra ise davacı ile yetkili satıcı olmasıyla ilgili görüşmeler devam ederken davacı tarafa incelemesi için yetkili satıcılık sözleşmesi gönderilmiş, davacı ile görüşmeler sonuçlanmadan önce davacı sözleşmeyi imzalayarak müvekkiline gönderilmiş ancak davacının yetkili satıcı olması konusunda nihai karar verilmediğinden ilgili sözleşmenin imzalanması süreci müvekkili şirket açısından tamamlanmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete gönderdiği imzalı sözleşme ekte olup (davacının sunduğu sözleşme ile farklılıklar bulunmaktadır) bu sözleşmenin yetkili satıcılık alanlarının belirtildiği 5.1. Maddesi, tarihi ve bazı ilgili kısımları boştur ve müvekkili şirketin bu konuyla ilgili nihai bir karar vermediğinin en büyük göstergesi de ilgili kısımların henüz doldurulmamış olması olduğunu, bu kısımlar sonradan el yazısıyla doldurulmuştur, bununla birlikte müvekkili şirket tarafından doldurulmamış olup ne zaman doldurulduğu ve imza ...'a aitse ne zaman imza atıldığı da belirsiz olduğunu, dava dilekçesinin ekinde sunulan yetkili satıcılık sözleşmesi incelendiğinde ise sözleşmenin yalnızca son sayfasına müvekkil şirketin kaşesinin basıldığı ve ... adıyla bir imza atıldığı görüldüğünü, ilgili imzanın ... tarafından atılıp atılmadığı müvekkil şirket tarafından bilinmediğini, ...'ın müvekkili adına sadece kendisinin tek imzasıyla sözleşme akdetme yetkisi bulunmadığını, ... müvekkili şirkete ait yönetim kurulu iç yönergesi kapsamında birlikte imza yetkisine sahip olup ilgili yetki de 30.12.2020 tarihinden sonra verildiğini, konuyla ilgili olarak sözleşmenin imzalandığı tarih olduğu iddia edilen tarihten sonra 30.12.2020 tarihinde tescil edilen ticaret sicil kayıtları ekte sunulduğunu, ...'ın müvekkil şirketin eski çalışanı olup, ...'ın iş akdi 4857 Sayılı İş Kanunu'nu 25/II-e "İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması" gerekçesiyle 17.02.2021 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini,... hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayette bulunulmuş olup soruşturma devam ettiğini, ...'ın işten çıkışına ilişkin işten çıkış kodunu gösteren işten ayrılış bildirgesi sunulduğunu, davacı ile müvekkil arasında bayilik ilişkisi bulunmadığını, ...'ın vermiş olduğu kararlarında doğrudan satış yapma yetkisi veya farklı firmalar aracılığıyla satış yapma yetkisi olan sözleşmelerde portföy tazminatı talep edilemeyeceğini belirttiğini,bu kapsamda portföy tazminatı talebinin bu açıdan da reddi gerektiğini, iddialara dayanak olan sözleşme dava tarihinde sona ermediğinden davacı tarafın portföy tazminatı talep hakkı bulunmadığını, müvekkilinin iddia edilen sözleşme gereğince dahi ürünlerini istediği yerde, istediği fiyatta ve istediği kişilere satma, sattırma, dağıtma ve pazarlama yetkisi bulunmakta olup müvekkili sözleşmeye aykırı hareket etmediğini, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişki süresi dikkate alındığında portföy tazminatı talebinin reddi gerektiğini, davacı taraf sözleşme ile müvekkilinden herhangi bir tazminat ve kar kaybı talebinde bulunmayacağını kabul etiğini, davacı tarafın haksız rekabete ilişkin talep ve iddialarının reddi gerektiğini, müvekkilinin mevzuata ve sağlığa aykırı şekilde ürün sattığı iddiası gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafın iddiaları mesnetsiz ve soyut olup reddi gerektiğini, yasaya, sözleşmeye ve ...'ın yerleşik içtihatlarına aykırı olan işbu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 14/03/2024 tarihli dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah ettiğini,zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın ...'a ihbarını talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, ticari defterler, faturalar, bilirkişi raporları, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava;davalının bayilik sözleşmesine aykırı davrandığı iddiasına dayalı maddi tazminat(müsbet kazanç, portföy tazminat) talebine ilişkindir.Davacı vekili 28/04/2022 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 50.000 TL Müspet Kazanç Kaybı, 25.000 TL Portföy Tazminatı,25.000 TL Manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000 TL taleplerinin bulunduğunu belirtmiştir.Tarafların iddia-savunmalarının değerlendirilmesi amacıyla taraf tanıkları dinlenilmiş, tarafları ticari defter ve bağlı kayıtları incelenmiş, ilgili şirketler ve davacı tarafın ticari defter ve bağlı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde SMMM bilirkişi ... ve Nitelikli hesap uzmanı akademisyen ... tarafından tanzim edilen 05/06/2023 tarihli raporda özetle; 15.12.2020 tarihinde imzalanan sözleşmenin Davalı iddiasının aksine davalı şirketi bağladığı, taraflar arasındaki sözleşme münhasırlık/tekel hakkı içermediğinden davalının sözleşmenin 5.1 maddesinde belirlenen alanda doğrudan veya diğer yetkili satıcılar aracılığıyla ürün satışının sözleşmeye aykırılık teşkil etmediği, davalı tarafından diğer firmalara daha uygun ürün tedarik edildiği ve haksız rekabete yol açıldığı iddiası bakımından değerlendirme için davalının defter verilerine ihtiyaç olduğu , davacının portföy tazminatı talebinin taraflar arasındaki sözleşmenin münhasırlık içermemesi ve sözleşmenin sona ermemesi karşısında yerinde olmadığı ,davacının olası kâr kaybının 1.431.312,67 TL olacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen kök raporda özetle; dava dosyası,davalı şirkete ait 2020-2021 yılları e defter (yevmiye) defterlerinin incelenmesi sonucu;Davalı şirket 2020-2021 yılı (yevmiye) defterini e-defter olarak tuttuğu,(yevmiye) defterinin e-defter beratlarının (ilk ayı) ve (son ayı) kanuni sürelerde oluşturulduğu, (Elektronik defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayının beratının alınması açılış onayı, son ayının beratının alınması ise kapanış onayı yerine geçer.) davalı şirket tarafından, Davacı şirkete düzenlenen (09.11.2020-04.08.2021) faturalar 5.113.202,63 TL, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen (iade, fiyat farkı) faturalar 436.980,02 TL, davacı şirketin, davalı şirketten Net alışı (kdv dahil) 4.676.222,61 TL, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... Dondurulmuş Ür. Gıda Ltd Şti.'ne Satışların (...) 534.601,08 TL, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... Gıda Pazarlama Ve Tic Ltd. Şti.'ne satışların , davalı şirket tarafından (05.07.2021-30.11.2021), ... şirketine düzenlenen faturalar 7.145.593,20 TL, ... şirketi tarafından, Davalı şirkete düzenlenen (fiyat farkı-iade faturaları) 3.061.455,40 TL olduğu, davalı şirketin, ... şirketine net satışları kdv dahil 4.084.137,80 TL olduğu, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... Pazarlama Gıda Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne Satışlar 802.731,33 TL, ... şirketi tarafından, davalı şirkete düzenlenen (fiyat farkı-iade faturaları) - 37.814,53 TL olmak üzere davalı şirketin, ... şirketine net satışları kdv dahil 764.916,80 TL olduğu, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... firmasına Satışlar ,4.463.674,40 TL, ... tarafından, Davalı şirkete düzenlenen (fiyat farkı faturaları) - 48.796,88 TL olmak üzere, davalı şirketin, ... firmasına net satışları kdv dahil 4.414.877,52 TL olduğu, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... Gıda San. Ve Ltd. Şti. (...) Satışları , 2.208.577,81 TL, ... şirketi tarafından, Davalı şirkete düzenlenen (fiyat farkı-iade faturaları) 384.636,02 TL, davalı şirketin, ... şirketine net satışları kdv dahil 1.823.941,87 TL , davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) ... Gıda San. Ve Ltd. Şti. Satışlar 1.949.202,03 TL, ... Gıda şirketi tarafından, davalı şirkete düzenlenen (fiyat farkı-iade faturaları) 112.003,14 TL, davalı şirketin, ... Gıda şirketine net satışları kdv dahil 1.837.198,89 TL, davalı şirket tarafından (dava tarihi baz alınarak) Net Satışlar (kdv dahil) ... Dondurulmuş Ür. Gıda Ltd Şti. 534.601,08 TL, ... Gıda Ltd Şti. 4.084.137,80 TL, ... Pazarlama Gıda Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti 764.916,80 TL, ... 4.414.877,52 TL, ... Ltd Şti. 1.823.941,87 TL, ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. 1.837.198,89 TL olmak üzere toplam 13.459.673,96 TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
SMMM bilirkişi ... tarafından davalının ticari defter ve bağlı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde tanzim edilen 22/09/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı şirket tarafından, Davalı şirkete 09.11.2020 tarihinde teminat mektubu verildiği ve Davalı şirket tarafından, davacı şirkete 09.11.2020 tarihinde fatura düzenlenmeye başladığı, Dava dosyasında taraflar arasındaki 15.12.2020 tarih sözleşme mevcut olduğu,
Davacı tarafından, Davalı şirkete 28.09.2021 tarihinde ihtarname gönderilmiş olduğu, davacının kar kaybının 1.070.292,27 TL hesaplandığı, davalı şirket tarafından, Dava dışı ... Gıda San. Ve Ltd. Şti.'ne 24.03.2021 tarihinde düşük bedelli (Beyaz Peynir 18 Kğ Teneke) fatura düzenlediği tarih dikkate alınarak hesaplama yapılırsa kar kaybının 551.008,37 TL hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Davacı vekili 09/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle olası kazanç kaybını 75.000,00TL den 1.431.312,67 TL artırarak 1.356.312,67 TL olarak artırdığını, davanın kabulüne, 1.431.312,67TL’nin sözleşmeye aykırılık tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, fazlaya ilişkin her türlü yasal hakların saklı tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava,davacı tarafça,taraflarca akdedildiği iddia edilen 15/12/2020 tarihli bayilik sözleşmesine davalının aykırı hareket ettiği iddiasına dayalı olarak müspet kazanç kaybı, portföy tazminatı, manevi tazminat talebine ilişkindir.Davacı tarafça dosyaya sunulan 15/12/2020 tarihli sözleşme incelendiğinde, davalı adına yönetim kurulu üyesi dışında bir temsilci tarafından imzalandığı, sözleşmenin davalı tarafında bulunan nüshasının 5.1 maddesinin boşluklar içerdiği, davalı tarafından imzalanmadığı,davacı tarafından ibraz edilen nüshasında ise 5.1 maddesinin el yazısı ile doldurulduğu ve şirket kaşesi altında dava dışı ... tarafından imzalandığı görülmektedir. Anonim şirketi idare ve temsil organı yönetim kurulu olup, davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin şirketi münferiden temsil ile yetkili oldukları ticaret sicil kayıtlarından görüldüğü, anonim şirket yönetim kurulu tarafından şirketi temsil etmek üzere TBK md. 547 anlamında ticari temsilci atanması mümkün olduğu, ticari temsilcinin atanması halinde ticaret siciline tescilin, ilgili kişinin ticari temsilci sıfatı kazanması bakımında tescil kurucu niteliği haiz değildir, ticari temsilcinin bu sıfatı kazanmasının kararın tescil edilmiş olmasına bağlı değildir. Ticari mümessilin yetkilerinin üçüncü kişilere karşı sınırlandırılabilmesi tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Her ne kadar davalı tarafça dava dışı ...'ın şirketi temsile tek başına yetkili olmadığını, birlikte temsil yetkisini haiz olduğunu, bu durumun iç yönerge ile düzenlendiğini ileri sürmekteyse de bahsedilen iç yönerge ve sınırlamanın taraflar arasındaki sözleşmenin akdedilmesinden sonraki bir tarihte 30.12.2020 tarihinde tescil ve ilan edildiği, öncesinde birlikte temsile ilişkin bir sınırlamaya ticaret sicil gazetesinde rastlanmadığı hususu gözetilerek, davacının sözleşme tarihinde sicilde tescil edilmemiş bir hususu bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden sözleşmenin tarafları bağlayıcı olduğu kanaatine varıldığı ayrıca davalı tarafça sözleşmeye yetkili temsilci tarafından imza atılmadığı iddia edilmiş ise de davalı tarafın davacıya , ürün gönderdiği sabit olduğundan TBK md. 47 gereği zımnen sözleşmeye onay verildiği kanaatine varılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme hükümleri incelendiğinde davalıya davacıya ait ürünleri belirli bir bölgede satış yetkisi veren (Sözleşme md. 5.1 ... İli ... İlçesi ...) ancak münhasırlık içermeyen (Sözleşme md. 5.2 Davalı aynı bölgede doğrudan veya başka yetkili satıcılar aracılığıyla ürün pazarlayabilecektir)bir bayilik sözleşmesi olduğu görülmektedir. Tek satıcılık sözleşmesi ve bayilik sözleşmesi münhasırlık noktasında birbirinden ayrılmaktadır.Bayilik sözleşmesinin münhasırlık içermesi zorunlu olmadığı,taraflar arasındaki sözleşme münhasırlık/tekel hakkı içermeyip davalının sözleşmenin 5.1 maddesinde belirlenen alanda doğrudan veya diğer yetkili satıcılar aracılığıyla ürün satışına engel teşkil etmediği hususu gözetilerek davalının sözleşmeye aykırı bir davranışı yoktur. Portföy tazminatı talebi açısından ise sözleşmenin sona erdirilmiş olması gerektiği, portföy tazminatı talep edebilmek için sözleşmenin sürenin bitiminde kendiliğinden sona ermiş olması veya acente/tek satıcı tarafından haklı sebeple feshedilmiş olması gerektiği hususu dikkate alınarak, taraflarca akdedilen sözleşme feshedilmediğinden, davacı tarafça gönderilen ihtarnamede bu hususu belirtilmediğinden davacı taraf portföy tazminatına hak kazanmadığından, davacının portföy tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, davalıdan kazanç kaybı tazminat talebi yönünden ise ;taraflarca akdedilen sözleşme süreci içerisinde,davalının davacı dışında dava dışı taraflara daha uygun bedelli ürün tedarik edip etmediğinin tespiti amacıyla davalının ticari defter ve bağlı kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde SMMM bilirkişi ... tarafından tanzim edilen kök ve ek raporda , dava dışı taraflara daha uygun bedelli ürün tedarik edildiğinin tespit edildiği, davacı kök rapor neticesinde davacı vekili 09/02/2024 tarihli bedel artırım dilekçesiyle olası kazanç kaybını 75.000,00TL den 1.431.312,67 TL artırarak 1.356.312,67 TL olarak artırdığını, davanın kabulüne, 1.431.312,67TL’nin sözleşmeye aykırılık tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine yönelik talepte bulunmuş ise de HMK'nın 31. Maddesi dikkate alınarak , davacı vekili 28/04/2022 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 50.000 TL Müspet Kazanç Kaybı, 25.000 TL Portföy Tazminatı, 25.000 TL Manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000 TL taleplerinin bulunduğunu belirtmekle birlikte, dava değeri artırım dilekçesinde aslında 50.000,00 TL yönünden bedel artırım dilekçesi sunulması gerekirken portföy tazminat bedeli olarak gösterilen 25.000,00 TL nin de dava değeri artırıma konu edildiği, her ne kadar davacı tarafça dava değeri artırım dilekçesiyle kazanç kaybı 1.431.312,67TL’ ye yükseltilmiş ise de davalı tarafça hem ıslah edilen cevap dilekçesiyle hem de dava değeri artırım dilekçesiyle zamanaşımı itirazında bulunulmuştur.Dava dilekçesi incelendiğinde, davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava dilekçesinin içeriğinde HMK'nın 107. Maddesine atıf yapılmadığı ya da davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açılmadığı tespit edilmiştir. Netice-i taleplerden bir hususun haksız rekabete istinaden kazanç kaybının da davalıdan tahsiline karar verilmesine ilişkin olduğu, davacı tarafça davalıya çekilen ihtarnamenin tarihinin 28/09/2021 olduğu, dava tarihinin ise 03/12/2021 olduğunun tespit edildiği,
TTK'nın 60. Maddesinde de belirtildiği üzere '' 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur'' hükmü uyarınca, davacı tarafça haksız rekabet eyleminin davalıya çekilen ihtarname tarihi 28/09/2021 tarihi itibariyle öğrenildiği Mahkememizce kabul edilse dahi, bedel artırım dilekçesi tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafça süresinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu gözetilerek dava dilekçesinde belirtilen 50.000,00 TL lik kazanç kaybı yönünden zamanaşımının dolmadığı, dava değeri artırım dilekçesinde belirtilen bakiye kısımda zamanaşımı dolduğundan, davacının kazanç kaybı tazminat talebinin kısmen kabulüne,buna göre 50.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren(dava açılış süreci öncesinde usulüne uygun ihtarname çekilmediği/temerrüde düşürülmediği tespit edildiğinden) işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının manevi tazminat talebi yönünden ise;
TTK 56/1-e bendi göz önünde bulundurularak, davalı şirketin, sözleşme süreci içerisinde dava dışı şirketlere, davacı tarafa satılan ürün bedellerinden daha uygun fiyatlı ürün temin edildiğinin tespit edildiği hususu gözetilerek, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, buna göre 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın KISMEN KABULÜNE,
2.Davacının portföy tazminatı talebinin REDDİNE,
3.Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜNE, buna göre 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının kazanç kaybı tazminat talebinin KISMEN KABULÜNE,buna göre 50.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin taleplerin ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
5.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.123,25 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 1.707,75 TL ve 23.162,43 TL tamamlama harcı toplamı olan 24.870,18 TL den mahsubu ile artan 19.746,93 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
6.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
7.Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 11.781,00 TL nin davanın kabul-ret oranına göre belirlenen (%5,06 kabul - %94,94 ret) 596,11 TL yargılama gideri, 5.123,25 TL harç, 59,30 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.778,66 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davalı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 2.986,00 TL nin davanın kabul-ret oranına göre belirlenen (%5,06 kabul - %94,94 ret) 2.834,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
9.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 208.883,77 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin, davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.04/11/2024
Katip
¸¸
Hakim
¸¸