10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/6057 E. , 2024/8393 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalı şirket vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde; Kurum sigortalısı ...'in 21.10.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu malül kaldığını, sigortalıya iş kazası sonucunda malüliyeti nedeniyle yapılan ödemeler sonucu müvekkili Kurumun toplam 69.438,75TL zarara uğradığını, kusur ve miktar bakımından fazlaya ilişkin takip ve dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik müvekkili Kurumun alacağının 34.719,375-TL'sinin onay, tediye ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.03.2016 tarih ve 2016/12826 esas 2017/77 karar sayılı kararıyla Mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 16.01.2017 tarih ve 2016/12826 Esas 2017/77 Karar sayılı ilamı ile Mahkemece, kesin yetki kuralları bulunmadığı gözetilerek öncelikle davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiği, davalının usule ve esasa ilişkin itiraz ve delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususlarına değinilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 11.09.2018 tarih ve 2017/116 Esas 2018/327 sayılı kararıyla; Davacının davasının kabulüne, 34.719,375TL’nin
24.632,55 TL'sinin 26.02.2017 onay tarihinden 183,32 TL'sinin 06.01.2014 ödeme tarihinden 637,65 TL'sinin 14.04.2014 ödeme tarihinden 478,24 TL'sinin 27.05.2014 ödeme tarihinden 967,10 TL'sinin 14.02.2014 ödeme tarihinden
7.820,52 TL'sinin sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiğinin tespitine dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2.Dairenin 20.02.2019 tarih ve 2018/6853 Esas 2019/1483 Karar sayılı ilamı ile sürekli iş göremezlik derecesinin kesinleştirilmesine dair prosedür işletilmek suretiyle, kazalı sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin başlangıcını da gözetecek şekilde Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, ayrıca eldeki dosyada, mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı ... San.Tic.A.Ş ünvanlı işveren müessesenin %90 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, diğer taraftan dosya kapsamından söz konusu olaya ilişkin ceza dosyasının olup olmadığının tespit edilemediği ve sigortalı tarafından açılan tazminat davası açıldığı ancak dava sonucunun araştırılmadığı, böylece varsa çelişkilerin giderilmediği anlaşılmakla; mahkemece, kazalı tarafından açılmış olan tazminat dosyasının akıbeti araştırılıp celbi ile ceza dosyası olup olmadığı araştırılarak davalı işverenin kazanın oluşunda iş sağlığı ve işçi güvenliği mevzuatı yönünden kusurunun bulunup bulunmadığı hususu araştırılmalı, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak, varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğine işaret edilmiştir.
C. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne,
A. İlk peşin sermaye gelirden kaynaklı alacak yönünden,
30.325,64-TL PSD'nin 19.02.2015 gelir onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte,
B. Geçici iş göremezliği ödeneği yönünden 355,01- TL geçici iş göremezliği ödeneğinin 06.01.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte,
1.234,80-TL geçici iş göremezliği ödeneğinin 14.04.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 926,10-TL geçici iş göremezliği ödeneğinin 27.05.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 1872,78-TL geçici iş göremezliği ödeneğinin 14.02.2014 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte,
C. Tedavi masrafları yönünden
14.040,54-TL tedavi giderinin 22.10.2013 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 294,41-TL tedavi giderinin 04.11.2013 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 13,95-TL tedavi giderinin 22.01.2014 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 750,24- TL tedavi giderinin 25.02.2014 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 15,07-TL tedavi giderinin 17.03.2014 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 15,07-TL tedavi giderinin 14.04.2014 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, 15,07-TL tedavi giderinin 23.05.2014 sarf tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekileri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; usuli kazanılmış hak ilkesinin ihlali nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, davacı kurumun ıslah talebine itibar edilmemesi gerektiğini, bir önceki karar çerçevesinde ödeme yapıldığını, tedavi giderleri yönünden kurumun işverene rücu hakkı olmadığını, ıslah dilekçesine zaman aşımı itirazlarının olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigortalıya %10 oranında kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, davalı şirketin olayın meydana gelmesinde %100 oranda kusurlu olduğunu, hükme esas alınan raporun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi.
3.Değerlendirme Eldeki dava değerlendirildiğinde, yargılama sonucu verilen hükümde, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, bozma sonrası yargılamada Mahkemece hükme dayanak kılınan bilirkişi heyeti kusur raporunda; her ne kadar davalı şirketin %90 oranında kusurlu olduğu, bu kusurun %5'inin konuya ilişkin ceza yargılamasında hüküm giyen firma yetkilisi dava dışı ...' a ait olduğunun belirtildiği, kazalı sigortalının ise %10 oranında kusurlu olduğu kabul edilmek suretiyle karar verilmişse de, kesinleşen tazminat davasında sigortalının %25 oranında, davalı işverenin %75 oranında kusurlu olduğu tespitinin yapıldığı, yine kesinleşen ceza dava dosyasında ise şirket yetkilisinin asli, kazalının tali oranda kusurlu oldukları görülmekle, Mahkemece kusur oran ve dağılımı yönünden kazalı sigortalının, koruyucusu olmayan giyotin kesme makinasında, sac malzemeyi kesim için tutarken ve iterken hiçbir surette makine baskı ağzı altına el ve parmaklarını taşırmaması gerekirken, kendi hatalı davranışı nedeniyle kaza olayının meydana gelmesinde %10'dan daha fazla oranda kusurlu olduğunun değerlendirilmemiş olması hatalı bulunmuştur. Diğer yandan firma yetkilisi olarak dava dışı ...'ın şirkete ait kusurun %5'inden sorumlu tutulması karşısında, Mahkemece dava dışı ...'ın davalı şirket vekili ya da üçüncü kişi olup olmadığı araştırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. Yine Mahkemece verilen ikinci karar sonrası, hükmedilen alacak kalemleri yönünden, Kurum tarafından yapılan icra takibi sonucu davalı işveren şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece dava konu iş kazası ile ilgili olarak kesinleşen ceza ve tazminat dava dosyalarında hükme esas alınan kusur raporları dikkate alınmak suretiyle, konusunda uzman bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmalı, davalı işveren yetkilisi olduğu kabul edilen dava dışı ...'ın 3. kişi olduğunun tespit edilmesi halinde, sorumluluğunun 5510 sayılı Kanun'un 21/4. maddesi kapsamında değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.