Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2018/10
Karar No
K. 2018/10
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/10 Esas - 2024/1020

T.C.

ANKARA BATI

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2018/10 Esas
KARAR NO: 2024/1020
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 01/02/2017
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
K.YAZIM TARİHİ: 01/11/2024

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili; müvekkilinin eşyalarını depolamak için davalı ... Şti. İle sözleşme yaparak eşyalarını teslim ettiklerini, depoda çıkan yangın neticesinde eşyalarının bir kısmının yanarak telef olduğunu, kalan eşyalar hakkında müvekkillerine hiçbir bilgi verilmediğini, yangın sonrası kalan malların kasıtlı olarak ortadan kaybedildiğini, eşyaların nerede olduğunu müvekkillerinin bilmediğini, davalı şirketin, müvekkillerini yangından uzun bir süre sonra haberdar ettiğini, bu süre içerisinde de müvekkillerinin depo kirası ödemeye devam ettiklerini, davalının bu şekilde haksız kazanç elde ettiğini, müvekkillerinin meydana gelen kazada tüm mal varlıklarını yitirerek büyük bir maddi kayba uğradığını ve manevi değeri yüksek hediyelerin de zayi olması sebebiyle geçmiş anıları da yok olduğundan, telafisi yüksek manevi zarar yaşadıklarını belirterek, davacılar yararına toplamda 510.000,00TL maddi tazminata, 10.000,00TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

*Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasının 20/12/2017 tarihli celsesinde, açılan davanın herbir davacı yönünden ayrı ayrı tefrikine karar verilmekle, davacı ... yönünden ayrılan dava Mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilmiştir. Davacı ...'ın talebinin 50.000,00TL maddi tazminat talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi mevcut olup, teminatların poliçenin ön yüzünde yer aldığını, ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesinde mevcut 3. Şahıs emtia teminatı sebebiyle ikame edildiğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, poliçede mevcut 3. şahıs emtia teminatında mevcut 100.000,00 TL lik limitin ödemelerle tüketildiğini, bu sebeple müvekkili şirketin başkaca bir tazminat yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için, zararın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bunun sonucunda zararın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek hukuki bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bakiye tazminat yükümlülüğümüz kaldığını kabul manasına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilecekse poliçede mevcut muafiyet ve klozlar çerçevesinde sorumluluğu bulunduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin ancak ve ancak gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul manasında olmamak üzere işbu dava tarihine kadar müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmadığını, işbu nedenle faiz başlangıç tarihinin dava tarihi itibariyle yasal faiz olması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Şirketi vekili; zaman aşımı defi, husumet itirazında bulunduklarını belirterek, yangının, anılan işyerinde gerekli bütün önlemler fazlasıyla alınmış olmasına rağmen, müvekkili şirketin hiçbir kusur ya da ihmali bulunmaksızın dava dışı ... Şirketi ve çalışanlarının haksız fiili neticesinde ortaya çıktığını, müvekkili şirkete ait deponun ... belgesine uygun olarak inşa edilmiş olup; ayrıca hırsızlık ve yangın gibi olaylara duyarlı sensörlerle donatıldığını, bu sensörlerin, yangının meydana geldiği tarihte müvekkili şirketin çalıştığı güvenlik şirketi ... tarafından sürekli olarak kontrol edilmekte olduğunu, nitekim olay günü yangının çıkış anı da ... adlı firmanın sistemine düşen uyarı neticesinde tespit edildiğini ve derhal itfaiyeye haber verildiğini, ayrıca anıları depo içinde ve dışında bulunan toplam 4 adet güvenlik kamerası da 24 saat görüntülü kayıt almakta olduğunu, anlaşıldığı üzere, söz konusu deponun tüm güvenlik önlemleri alınarak faaliyet gösterdiğini, ilgili dönem boyunca da devamlı olarak korunmakta olduğunu, 2 Şubat 2015 tarihinde meydana gelen yangının ise, müvekkili işyerinin arka bitişiğinde yer alan davalı ... şirketi'ne ait işyerinin çatısında yapılan kaynak işlemi sırasında çıktığı ilk olarak görgü tanıklarının beyanları uyarınca müvekkili tarafından öğrenildiğini, müvekkili işyerindeki kamera kayıtları incelendiğinde de yangının işyeri içerisinde oluşan bir durum nedeniyle ortaya çıkmadığının görüleceğini, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, gerçeklerle bağdaşmadığını, davacı ..., taraflar arasında akdedilen 29.8.2009 tarihli depolama sözleşmesi uyarınca 101 kalemde sınıflandırılan muhtelif eşyasını müvekkiline verdiğini, aynı sözleşmenin 5. Maddesinde belirtildiği üzere, eşyaları için sigorta yaptırmayı tercih ettiğini, sözleşmede sigorta bedelini bizzat kendisi tayin ederek ve yazarak 10.000,00TL olarak belirlediğini, yangından sonra sigorta şirketinin sigorta bedelini kendisine ödemesi için müvekkilinin bizzat çaba sarf ettiğini, nitekim 17.3.2015 tarihinde ... Sigorta Şirketi tarafından sigorta bedelinin davacıya ödendiğini, davacının, eşyalarının değerini 10.000,00 TL olarak belirlediğini, sigorta şirketinden de parasını aldığını, bu sebeple davacının başkaca bir talep hakkı da söz konusu olmadığını, aksi durum sebepsiz zenginleşme anlamına gelmekte, aynı zamanda Medeni Kanun madde 2 kapsamında hakkın kötüye kullanılmasının tipik örneğini oluşturmakta olduğunu, bir an için davacının sigorta bedelini eksik olarak göstermiş olduğunun kabulü halinde dahi, bu sefer de kendisinin sigorta mevzuatı uyarınca sorumluluğu söz konusu olacağını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizin ... esas sayılı dava dosyası, Kahkamankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, sigorta kapsamında yapılan ödemeler, 01/11/2019 tarihli bilirkişi heyet raporu, 12/01/2024 tarihli ikinci bilirkişi heyeti raporu, 04/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu ile tüm dosya kapsamı.

Bilirkişi heyeti raporunda, ... Şti.'nin; deponun itfaiye raporunda tek katlı ve 420 m2 olduğu, Yangın Yönetmeliği Madde 96'da 1000 m2 üstündeki depolarda yangın dolabı konulmasının mecburi olduğu ifadesi (mevcut malzemelere az hasar verme açısından gazlı söndürme sistemi tercih edilebilir), dava dosyasında yangın yükü hesabı olmadığı, mevcut deponun yangın tehlike sınıfının iş yeri ruhsatı da verilmesi nedeniyle uygun kabul edildiği, bu yangın sonucu hasarın azaltılmasının Yangın Yönetmeliği dışında alınacak tedbirlerle azaltılacağının da aşikâr olmasına rağmen, dava dosyasında yukarıda bahsedilen risk değerlendirmesi, yangın yükü, deponun yangın sınıfı hakkında bilgi, belge ve delil olmadığı da göz önüne alınarak mevcut Yangın Yönetmeliğine aykırı bir durum tespit edilemediği için kusursuz olduğu,

... A.Ş.'nin; Sigorta Poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, alacak bedelinin 25.344.21TL hesaplandığı belirtilmiştir.

İkinci bilirkişi heyeti raporunda, sigorta yönünden; davacı tarafından düzenletilen ... nolu poliçe üzerinden açılan ... nolu dosyası kapsamında, davacı ... adına 10.000,00TL tazminat ödemesinin yapıldığı, Davalı ... A.Ş nezdinde ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile kayıtlı olup 02.02.2015 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak ... no'lu hasar dosyası açıldığı ve dosyada davacıya herhangi bir ödeme gerçekleşmediği, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... numaralı poliçe 3. şahıs emtea yangın sorumluluk teminat limitinin 100.000,00TL olduğu, Davalı ...

Sigorta A.Ş.'nin düzenlediği sigorta poliçesi 3. şahıs yangın emtea teminat limiti 100.000,00TL'ye kadar dava dışı 3. şahısların zararlarına ilişkin ödemeleri 2015 yılında yapması nedeniyle teminat limitinin dolduğu ve bakiye sorumluluğu bulunmadığı; eşya zararı yönünden; tarafların beyanları gözetilerek oluşturulan ve olay sonucu zayi olan eşya bedellerinin olay tarihi itibariyle toplam 27.770,00TL olacağı, ilgili bedelden 10.000,00TL ödenen tazminat bedeli mahsubu sonucunda davacının bakiye zararının 17.770,00TL olacağı hesap edildiği, davacı tarafça sunulan eşya listesi ve bedellerinin genel tanımlar içerdiği ve bazılarının menşeinin belirtilerek zayi olan eşyalarının değerinin toplam 16.930 ABD doları olarak belirttiği görülmüş olup bu değer olay tarihi itibariyle (dolar kuru 2.4316TL olduğu) 16.930 x 2,4316 = 41.166,99TL olacağı, ilgili bedelden 10.000,00TL ödenen tazminat bedeli mahsubu sonucunda davacının bakiye zararının 31.166,99TL olacağı hesap edildiği, davacının faiz isteminin takdirinin mahkemeye ait bulunduğu belirtilmiştir.

İkinci bilirkişi heyeti ek raporunda, kök raporda yangın olayıyla ilgili ayrıntılı olarak belirtilen hususlarla ilgili dosyaya yeni bir belge eklenmemesi, yeni bir olgu ortaya çıkmaması sebebiyle söz konusu kök raporda belirtilen kanaatlerinde bir değişiklik olmadığı, davalı ... Şti.'nin söz konusu yangın olayının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, eşya zararı yönünden; tarafların kök rapora yaptıkları itirazlan yönünden dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler yeniden incelenerek tekrar değerlendirilmiş olup kök raporda belirtildiği üzere; zarar gören eşyalara ilişkin taraf beyanları gözetilerek oluşturulan ve olay sonucu zayi olduğu değerlendirilen eşya bedellerinin ülke şartlarında olay tarihi itibariyle toplam 27.770,00TL olacağı hesap edildiği; sigorta yönünden; kök raporda sigorta poliçesi teminat ve limitleri ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan tazminat ödemeleri kapsamında inceleme ve değerlendirmelere istinaden görüşlerimiz bildirilmiş olup, kök rapor da yer verilen görüşlerimiz de değişiklik olmadığı belirtilmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı ... Şti.'ne ait depoda çıkan yangın nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen zararların sorumlulukları oranında davalılardan tazmini istemine ilişkindir. 02/02/2015 tarihinde, ... adresinde bulunan davalılardan ... Şti.'ne ait depoda meydana gelen yangın sonucu deponun ve içindeki eşyaların kullanılamaz hale geldiği, depo içindeki davacının da aralarında bulunduğu 3. Kişilere ait eşyaların zarar gördüğü, davacının eşyalarının zarar görmesi sebebiyle maddi tazminat talepli işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. Kazan Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda, yangının elektrik tesisatından çıkmadığı, yangının işyerinin arka tarafından başladığı tespit edilmiş ancak yangının çıkış sebebine ilişkin kesin ve net bir tespite yer verilmemiştir.

Dosyaya kazandırılan ... Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı'nın 02/02/2015 tarihli yangın raporunda, yangının çıkış yerinin davalı şirkete ait deponun çatı arka sol köşesi ile davadışı ... Şirketi'ne ait işyerinin çatı arka sağ köşesinin birleştikleri nokta olduğu, ancak çıkış sebebinin belirlenemediği anlaşılmıştır.

Davalıya ait depoyu sigortalayan davalı ... Şirketi tarafından zarar gören 3. Kişiye yapılan ödemenin davadışı ... Şirketi ve çalışanlarına rücusu için Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan ... Esas sayılı davada alınan 15/08/2016 tanzim tarihli raporda, davalıların çıkan yangından sorumlu olmadıkları ve davacının rücu hakkının bulunmadığı rapor edilmiştir.

Yangın olayıyla ilgili başlatılan soruşturma neticesinde sanıklar hakkında taksirle yangına sebep olma suçundan düzenlenen iddianameyle Kazan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığı, yapılan kovuşturma neticesinde, ... Şirketi çalışanları ... ve ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek onama ile 01/11/2022 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi,

TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup Hukuk Hâkimi Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

TBK'nın 74.maddesinde “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir". Bu açık hüküm karşısında, Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların Hukuk Hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

TBK'nın 74. maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine tanınan yetkiler iki bölüm olup, birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkindir. Maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede” tam bağımsız kılınmıştır.

HMK'nın 266, madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesi teknik değil hukuki bir konudur. Elde edilen teknik bulgulara göre hakim bu oranı belirlemede ihlal edilen kuralları gözönüne almalıdır. Haksız fiilden dolayı sorumlu olabilmek için kusurun bulunması şarttır.

Bu açıklamalara göre, meydana gelen yangının çıkış sebebinin gerek ceza dosyasında, gerek tespit dosyasında, gerekse rücu dosyasında tespit edilemediği, yangın raporunun da yangının çıkış sebebine dair bir tespit içermediği, dosya kapsamında sunulan delillerin yangının çıkış sebebi ve buna göre kusurun kime ait olduğunun tespiti için yeterli olmadığı, bu itibarla yangının çıkmasında kusurun kime ait olduğu belirlenememiştir.

Davacı ile davalı ... Şti. arasında depolama sözleşmesi akdedildiği, davacıya ait eşyaların(kullanılmış ev eşyası) 29/08/2009 tarihinde davalıya ait depoya alındığı, depolama süresinin sözleşmede belirtilmediği, taraf iddia ve savunmalarından 02/02/2015 tarihinde çıkan yangında davacının eşyalarının depoda bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyada davalıya ait depoda bulunan davacıya ait eşyalara ilişkin iki adet liste sunulmuş olduğu, birinci listenin davacı tarafça tek taraflı olarak eşyalar ve değerleri belirtilerek hazırlanmış olduğu, ikinci listede ise tek tek eşyaların belirtildiği ancak fiyatlarının belirtilmediği, davalı ... Şti.'nin kaşesinin ve imzasının bulunduğu görülmüştür.

Davacı ile davalı ... Şti. arasında saklama sözleşmesi bulunmaktadır. Vedia (saklama) sözleşmelerinin bir çeşidi olan ardiye sözleşmesi ile ardiyeci TBK'nın 572. maddesi hükmü gereğince kendisine teslim edilen eşyayı bir komisyoncu gibi özenle saklamakla yükümlü olup, eşyada başkaca bir tedbir almayı gerektirir bir değişiklik söz konusu olması halinde eşya sahibini durumdan haberdar etmesi gerekir. Saklayan kusursuz olduğunu ispat etmedikçe, saklamak üzere aldığı eşyayı geri vermekten veya daha kötü bir durumda geri vermekten doğan zararı tazmin etmek zorundadır. Ancak saklanmak üzere tevdi alınan eşyanın beklenmedik bir hâl nedeniyle hasara uğraması halinde saklayanın kusurundan, dolayısıyla sorumluluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır (Fikren Eren, Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 6. Baskı, Ankara 2018, s.752-753). Beklenmedik hâl, sözleşme kurulduktan sonra, borçlunun veya alacaklının ya da onların fiilinden sorumlu oldukları yardımcı kişilerin fiillerinden kaynaklanmayan, borçlunun sözleşmeden doğan borcunu ihlal etmesine, onu imkansız kılmasına kaçınılmaz şekilde engel olan olaydır. Borçlar Hukukunda mücbir sebep, beklenmeyen hâl veya fevkalade hâl olarak adlandırılan durumlar, kişilerin sorumluluğunu kaldıran hâllerdendir.

575.maddeye göre de, ardiyeci, ticari malları, genel saklama sözleşmesinde olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığını ispat yükü davacı mal sahibinde olup, davacı bunu ispat ettikten sonra davalının kendisine teslim edilen malı mal sahibine iade ettiğini ispat etmesi gerekir.

Bu açıklamalardan sonra davalı ardiyeci ... Şti.'nin zarardan sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesinde; davalının deponun maliki olduğu ve davacı ile aralarındaki depolama sözleşmesi kapsamında davacıya ait eşyaları depolamayı üstlendiği, açıklanan yasal düzenleme gereği, davalının davacıya ait depolanan eşyaları geri vermekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğünden ancak kusursuz olduğunu ispat etmesi halinde kurtulacağı, dosya kapsamında davalının kusursuz olduğuna ilişkin delil sunulmadığı, zira deponun Yangın Yönetmeliğine uygun olup olmadığına ilişkin verilen süreye rağmen delil sunulmadığı, yangın olayının yasada açıklanan beklenmedik hal olarak da değerlendirilemeyeceği zira yangının çıkmasındaki kusurun kime ait olduğunun tespit edilemediği, davalının fiilinden sorumlu olduğu yardımcı kişilerin fiillerinden kaynaklanmadığını ispat etmesi gerektiği, bu itibarla davalının kusursuz olduğunu ispat edememesi karşısında davacının oluşan zararından sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yani davalı, yangının çıkmasında kusurlu olup olmamasından değil ardiyecinin sorumluluğu kapsamında kusursuz olduğunu ispat edememesi sebebiyle zarardan sorumlu tutulmuştur.

Davalı ... Şti. ile davalı ... Şirketi arasında akdedilen ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi'nin 25/12/2014 - 25/12/2015 tarih aralığını kapsadığı, riziko adresinin ... olduğu, poliçede 3. Kişi emteaya ilişkin 100.000,00TL limit olduğu, davacı vekilinin, davacının da aralarında bulunduğu zarar gören 3. Kişilerin zararının tazmini için 27/07/2015 tarihli mail ile davalı sigorta şirketine başvurduğu, bu başvuruya istinaden davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.

Davalı sigorta şirketi ilk olarak 22/03/2017 havale tarihli beyan dilekçesiyle davadışı zarar görenlere ödeme yapıldığı ve poliçe limitinin tükendiğine ilişkin beyanlarını sunmuş ancak ödeme belgelerini sunmamıştır. Yine 14/06/2018 havale tarihli cevabı yazısıyla aynı şekilde ödemelerden bahsedilmiş ancak belgeleri sunulmamıştır. 03/01/2022 tarihli cevabı yazısıyla yine ödemeler yapıldığını belirtip belgelerin yazı ekinde sunulduğu belirtilmesine rağmen sunulmamıştır. 19/12/2022 tarihli yazıda ise hasar dosyası kapsamında ödeme yapılmadığı belirtilmiştir. 01/03/2023 tarihli beyan dilekçesinde de aynı şekilde ödemelerden bahsedilip belgeleri sunulmamıştır. Mahkememizde benzer şekilde zarar görenlerin açtığı dava dosyalarının bir kısmına ödeme yapıldığı bir kısmına ödeme yapılmadığı bildirildiğinden çelişkinin giderilmesi ve ödeme hususunun netleştirilmesi ile belgelerinin gönderilmesi için müzekkere yazıldığı, 02/03/2023 tarihli cevabı yazıda, "Vaki ihbar üzerine inceleme sağlandığında 02/02/2015 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak ... no’lu dosya açılmış olup, ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Hasar dosyası içerisinde evrak bulunmamaktadır. ... Nolu poliçe üzerinden ... nolu dosya açılmış olup, 10.000,00TL ... adına ödeme sağlandığı tespit edilmiştir. Hasar evrakı ve incelenmek üzere poliçe bilgisi yazımız ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır." şeklinde cevap verilmiştir. Bu itibarla davalı ... Şti. ile davalı ... Şirketi arasında akdedilen ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ve bu poliçeye istinaden açılan hasar dosyasında ödeme belgesine rastlanılmadığı, davacının eşyaları için davalı sigorta şirketi ile akdettiği ... nolu poliçe üzerinden yapmış olduğu başvuruya istinaden açılan hasar dosyasında bu poliçe kapsamında 10.000,00TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Ödeme ile poliçe limitinin dolduğu savunması bir defi olup davalı sigorta şirketinin bunu ödeme dekontlarını sunarak ispat etmesi gerekmektedir.

Tüm dosya kapsamına göre bu savunma ispat edilemediğinden davalı sigorta şirketinin de davacının oluşan zararından davalı ... Şti. ile davalı ... Şirketi arasında akdedilen ... sayılı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi kapsamında poliçe limiti olan 100.000,00TL ile sorumlu olduğu kabul edilmiştir.

Tüm bu sebeplerle davalıların oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, ne miktarda malın ardiyeciye bırakıldığının ispat yükü davacı mal sahibinde olduğundan ve davacı tarafça dosyada davalı imza ve kaşesinin bulunduğu listenin aksini ispat edemediğinden bu listeye göre hesap edilen 27.770,00TL zarardan ... nolu poliçe üzerinden yapılan 10.000,00TL'nin mahsubu ile bakiye 17.770,00TL zararının kaldığı kabul edilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, 17.770,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan tutara davalı ... Şti yönünden olay tarihi olan 02/02/2015 tarihinden, davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 27/07/2015 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti olan 100.000,00TL ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

2.Alınması gereken 1.213,86TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 35,90TL başvuru harcı, 4,60TL vekalet harcı olmak üzere toplam 40,50TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Davacı tarafından sarf edilen 412,15TL tebligat ve posta gideri ile 11.100,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.512,15TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 4.091,41TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 17.770,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

6.Davalıların kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 17.770,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı ... Ltd Şti vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 03/10/2024

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.