Esas No
E. 2024/7251
Karar No
K. 2024/9306
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/7251 E.  ,  2024/9306 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/895 E., 2024/538 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay İş Mahkemesi

SAYISI: 2021/124 E., 2022/275 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 01.11.1994 tarihinden itibaren davalı Kurum nezdinde tescilinin bulunduğunu, 05.10.2017 tarihi itibariyle yaş hariç hizmet şartını karşıladığını ve 7332 gün hizmetinin bulunduğunu, ancak daha sonra 2002, 2004 ve 2006 yıllarına ait tevkifat kesintileri olmadığı iddiasıyla davalı tarafça hizmet süresinin düşürüldüğünü iddia etmiş, davacının 01.11.1994 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili, davacının talebinin zaman aşımına uğradığını ve iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yapılan inceleme neticesinde davacının 2002, 2004 ve 2006 yıllarına ait tevkifat kesintilerinin olmadığının tespit edilmesi üzerine ihya edilen hizmet sürelerinin tevkifat kesintilerine istinaden yeniden düzenlendiğini ve bu durumdan ötürü davacının sigortalı gün sayısının 3059 gün olarak değiştiğini ve bu şartlar altında Kuruma 12.11.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunan davacının aylık bağlama koşullarını yasal olarak taşımadığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun, davacının tevkifat kesintisinin 1994 — 2009 yılları arasında olup olmadığı ve 2002, 2004 ve 2006 yıllarına ait tevkifat kesintisinin olup olmadığı noktasında toplandığı, davacının 08.06.2006 tarihinden itibaren Altınözü Ziraat Odasına kayıtlı bulunduğu, davalı Kurum tarafından davacının sigortalılık tescilinin tevkifat kesintisi olmayan yıllarda, bir önceki yılın sonu itibariyle sonlandırıldığı ve bu sebeple de 01.01.2002 - 30.06.2003, 01.01.2004 - 30.04.2005 ve 01.01.2006 - 30.05.2007 tarihlerinde sigortalılığının kesintiye uğradığı, uyuşmazlık konusu dönemin de bu süreler arasındaki dönemi kapsadığı, 08.06.2006 tarihinden itibaren devam eden Ziraat Odası kaydı bulunan davacının tevkifat kesintilerinin ard ... 2 yıl süre ile kesintiye uğramadığı, çevre araştırmasında davacının uyuşmazlık konusu dönemde çiftçilikle uğraştığının beyan edildiği görüldüğünden davalı Kurum tarafından kayıt ve tescil edilmiş süreler mahsup edilmek suretiyle davacının 01.11.1994 - 13.03.2015 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b maddesi (mülga 2926 sayılı Kanun) kapsamında sigortalı olduğu sayılması gerektiği anlaşılmış, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın kabulü ile SGK tarafından kayıt ve tescil edilmiş süreler dışlanmak suretiyle davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1b (mülga 2926 sayılı Kanun) maddesi kapsamında 01.11.1994 - 13.03.2015 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine…” karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle, öncelikle açılan davada zaman aşımı ve hak düşürücü süre bulunduğundan davanın usul hukuku açısından reddi gerektiğini, Mahkemece hüküm altına alınan sürelerle ilgili çalışmayı kanıtlayıcı dosya kapsamında delil bulunmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu savunmuş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında belirtildiği üzere, davacının Ziraat Odasından tarımsal kredi kullanmadığı, Ticaret Borsası, TMO ve Ticaret Odasına ürün satmadığı, ancak kolluk tarafından yapılan araştırmada komşu tarla maliklerinin ifadesine göre, davacının 1994 tarihinden itibaren tarımsal faaliyette bulunduğu, tütün, zahter ektiği, ayrıca büyükbaş hayvancılığı ile geçimini sağladığı, tapu sicil müdürlüğünden gelen müzekker cevabına göre, davacının 14.08.2008 tarihinden itibaren tarla vasfında taşınmazı bulunduğu, Altınözü Ziraat Odası kaydının 08.06.2006 tarihinde yapıldığı, ve halen de devam ettiği , bu hali ile tarımsal faaliyetin desteklendiği anlaşılmaktadır. Ayrıca 1994 tarihinden, 2009 tarihine kadar düzenli olarak, 2002, 2004, ve 2005 yılları hariç Altınözü Tütün İşletmesine davacı tarafından tütün tevkifatı yapıldığı, tevkifat kesintilerinin ard ... 2 yıl kesintiye uğramadığı görülmüştür.

Bu hali ile Mahkemece, gerek tevkifat listeleri gerekse de tarımsal faaliyeti destekleyen diğer belgelere göre, davanın kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış olup, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK'nın 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b.1 maddesi gereğince esastan reddine.." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog