Esas No
E. 2024/16924
Karar No
K. 2024/6376
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

8. Ceza Dairesi         2024/16924 E.  ,  2024/6376 K.

"İçtihat Metni"BOZMA ÜZERİNE

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2023/256 Esas, 2024/21 Karar
SUÇ: Parada sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 07.08.2014 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen parada sahtecilik suçundan; 18.08.2014 tarihli iddianamesiyle aynı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen parada sahtecilik suçundan; 10.12.2014 tarihli iddianamesiyle ise aynı Kanun'un 197 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen sahte parayı bilerek kabul etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli kararıyla; eylemler arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan davaların birleştirilmesine karar verilmiştir. Aynı mahkemenin 17.12.2014 tarihli kararıyla mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesi, 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve suça konu paraların TC Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

4.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 13.06.2023 tarihli ilamıyla; kısa karar tarihinde başka suçtan hükümlü olan sanığın yokluğunda karar verilerek savunma hakkı ihlal edildiğinden, ayrı ayrı (üç kere) cezalandırılması gerekirken zincirleme suç hükümleri uygulandığından ve sahte paraların müsaderesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

5.Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.01.2024 tarihli kararıyla sanığın parada sahtecilik suçundan 3 kere 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir. Ancak; sanığın bozma ilamı öncesindeki kazanılmış hakkı gözetilerek parada sahtecilik suçundan cezasının 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası üzerinden infazına ve adli para cezasının 10 eşit taksitte tahsili ile sahte paraların müsadere edilerek TC Merkez Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanığın temyiz istemi; somut bir nedene dayanmamaktadır.

2.Sanık müdafinin temyiz istemi ise; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın paraların sahte olduğunu bilmediğine, dosya kapsamında sanığın sahte paraları tedavüle soktuğuna dair delil bulunmadığına, üst aramasının hukuka aykırı olarak gerçekleştirildiğine ve mahkemece hukuka aykırı şekilde elde edilmiş delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulduğuna, Merkez Bankası'nın 04.12.2014 tarihli raporunda paranın iğfal kabiliyetinin olmadığının belirtilmesine karşın, iğfal kabiliyeti bulunmayan paranın tedavüle sokulması suretiyle parada sahtecilik suçunun oluşmayacağına, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Dava konusu olay; sanığın 20.04.2014 tarihinde üzerinde bir adet sahte 200,00 TL bulundurmak; 25.04.2014 tarihinde bir adet sahte 200,00 TL bulundurmak ve 02.05.2014 tarihinde iki adet sahte 100,00 TL lik banknot bulundurmak suretiyle parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2.a-) Sanık; 20.04.2014 tarihli eyleminde; sahte parayı alışveriş karşılığında aldığını beyan etmiş, ancak; parayı aldığı yer konusunda somut bir beyanda bulunamamıştır. b-)25.04.2014 tarihli olayda; sanık polis memurlarının kendisinden kimlik istemesi üzerine kaçmış; sahte parayı nereden aldığı ve neden kaçtığı konusunda somut bir açıklama yapmamıştır. c-) Sanık 02.05.2014 tarihli eyleminde; sahte parayı satın aldığını beyanla suçu ikrar etmiştir.

3.T.C. Merkez Bankası İstanbul Şubesinin 03.06.2014 ve 04.12.2014 tarihli raporlarına göre; yargılama konusu paralar sahte ve aldatma kabiliyetine haizdir.

4.Olay tutanaklarının incelenmesinde; sanığın şüpheli hareketleri nedeniyle ceplerini boşaltılmasının istenmesi üzerine, rızasıyla ceplerini boşaltarak sahte paraları teslim ettiği anlaşılmaktadır.

5.Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamı doğrultusunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında suçların tarihlerinin 20.04.2014, 25.04.2014, 02.05.2014 olarak yazılması gerekirken; 02.05.2014 olarak yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

1.Sanık müdafinin; suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın paraların sahte olduğunu bilmediğine, dosya kapsamında sanığın sahte paraları tedavüle soktuğuna dair delil bulunmadığına ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığın üç farklı tarihteki olayda farklı seri numaralı ve farklı meblağlı sahte paralar bulundurduğu iddia ve kabul edilmektedir. 25.04.2014 tarihli olayda; sanığın kendisine nüfus cüzdanı soran polis memurlarından kaçması; ayrıca 02.05.2014 tarihli olayda, sahte parayı bilerek aldığını kabul etmesi karşısında; sanık müdafinin, sanığın paraların sahte olduğunu bilmediğine dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Sanık müdafinin; iğfal kabiliyeti bulunmayan paraların tedavüle sokulması suretiyle parada sahtecilik suçunun oluşmayacağına, sanığın beraatine hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz isteminin incelenmesinde;

T. C. Merkez Bankası İstanbul Şubesinin 08.04.2016 tarihli, 582 sayılı raporuna göre;

2 adet sahte 100,00 TL değerindeki banknot sahte olup aldatma kabiliyetini haizdir. Benzer şekilde T.C. Merkez Bankası İstanbul Şubesinin 11.05.2016 tarihli, 791 sayılı raporuna göre; 1 adet 200,00 TL değerindeki banknot sahte olup aldatma kabiliyetini haizdir. Açıklanan nedenlerle; sanık müdafinin paraların aldatma kabiliyetini haiz olmadığına dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2024 tarihli ve 2023/256 Esas, 2024/21 Karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog