Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/555
Karar No
K. 2019/555
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/555 Esas - 2022/596

T.C.

ADANA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2019/555
KARAR NO: 2022/596
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 1- ... ... ŞUBESİ - ...
VEKİLLERİ: ... - ...
DAVALI: 2- ... ŞİRKETİ -
VEKİLİ: ... - ...
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/08/2019
KARAR TARİHİ: 03/06/2022
YAZIM TARİHİ: ...

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Müdürlüğü nezdinde ilk öğretim müfettişi olarak görev yaptığını, müvekkilinin ... Bankası ... şubesinde maaş hesabının bulunduğunu, müvekkilinin ... Bankası hesabı ile ... Hesabının internet bankacılığı işlemlerine açık olduğunu, 08/04/2019 tarihinde müvekkilinin bilgisi dışında ... Bankasındaki hesabından 19.093,00 TL 'nin ... hesabına gönderilmiş olduğunu, ... hesabından da 19.500,00 TL olarak ... adına ... ... şubesi hesabına internet bankacılığı ile işlem yapılmak suretiyle çalındığını, yapılan işlemle ilgili müvekkilinin herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, aynı tarihte müvekkilinin ...'taki hesabından da 29.000 TL 'nin ... hesabına gönderme işlemi yapmak istediklerini, ...'ın müvekkilini mesaj ile bilgilendirdiğini ve paranın gönderilmesinin engellendiğini belirterek 19.093,00 TL 'nin davalılardan müteselsilen tahsiline, 407 TL 'nin ise davalı ... A.Ş.'nden tahsil edilerek müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ;

Davalı ... T.A.Ş vekili mahkememize sunmuş olduğu 12/09/2019 havale tarihli dilekçesinde; davacının müvekkili bankanın dava konusu eft işlemleri yapılırken kendisini bilgilendirmediği iddialarının kesinlikle gerçeği yansıtmadığını, müvekkili bankanın hiçbir kusurunun, sorumluluğunun ve güvenlik zaafiyetinin bulunmadığını, internet bankacılığı işlemlerinde müşterilerinde kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorunda olduklarını, davacının dava konusu internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kendi kusurunun bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Bankası A.Ş. Vekili mahkememize sunmuş olduğu 30/12/2019 tarihli cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın müşterileri ile yüzyüze olmayan internet/mobil bankacılık işlemlerini gerçekleştirmek istediklerinde iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğunu, kimlik doğrulama sürecinde müşterinin bildiği parola, sahip olduğu mobil uygulama, SMS lie gönderilen tek kullanımlık şifre unsurları ile işlemlerin gerçekleştirildiğini, kimlik doğrulamanın yanı sıra hesap hareketlerini 7 gün 24 saat takip eden mekanizmalarında kullanıldığını, dava konusu edilen EFT işleminin davacının kendi adına olan hesaplar arasında gerçekleştirildiğini ve iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasından geçtiği için şüpheli ve sıra dışı bir hesap hareketi olmadığını, banka müşterilerinin internet bankacılığı kullanırken kendilerinden beklenen dikkat ve özeni de göstermeleri gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davacı ile davalı ... Bankası arasında 15/04/2011 tarihli Mevduat Hesabı Sözleşmesi, davacı ile davalı ... arasında ise 12/12/2009 tarihli Bankacılık İşlemleri Sözleşmesi imzalanmıştır. ... Bankası ... Şubesi tarafından verilen cevabı yazıda; davacının banka bünyesinde bulunan hesabından 19.093,00 TL tutarında para aktarımının internet üzerinden gerçekleşmiş olduğu bilgisi verilmiştir. ... ... Şubesi tarafından verilen cevabi yazıda; davacının ... nolu hebasından 08/04/2019 tarihinde ... Bankası'ndan 19.500,00 TL EFT havalesi geldiği ve işlemle ilgili şahsa SMS bilgilendirmesinin yapıldığı, yine aynı gün aynı hesaptan 19.500,00 TL 'nin ... T.A.Ş.müşterisi olan ... adına EFT yapıldığı ve işlem hakkında davacıya bilgilendirme mesajının gönderildiği bildirilmiştir.

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat ile aldırılan ve bilirkişiler tarafından hazırlanan 19/08/2020 tarihli raporda; dava konusu işlemlerden ... Bankasından ... hesabına yapılan işlemin ... Bankası internet şubesi üzerinden 08/04/2019 tarihi 10:38:04 'te yapıldığını, ... Hesabından dava dışı ... hesabına yapılan işlemin ise ... mobil şubesi üzerinden 08/4/2019 tarihi 11:09:43'te yapıldığını, bu iki işlemin aynı IP numarası ile yapıldığını, dava konusu işlemlerin internet bankacılığı ve mobil bankacılık üzerinden yapılmış olduğunu ve işlemlerin gerçekleşebilmesi için internet veya mobil bankacılığına girişte gerekli ve şart olan tek kullanımlık şifrenin davalı bankalar tarafından davacıya ait cep telefonuna gönderilmiş olduğunu, gönderilen tek kullanımlık şifrenin kimse ile paylaşılmaması uyarısınında yer aldığını, davalı bankaların internet bankacılığına giriş için gerekli kimlik doğrulama sürecini tebliğe uygun bir şekilde yaptığını, buna göre davalıların davacıya karşı sorumluluğunun olmadığının düşünülebileceğini, davacının internet bankacılığı giriş aşamasında kullanılan müşteri kodu ve kendisinin belirlediği, sadece kendisinin bildiği şifre ile davalı bankalar tarafından davacının cep telefon numarasına gönderilen dinamik şifrenin davacı tarafından dolandırıcılara kaptırmış olduğunu, davacının kullanıcı kodu ve şifrelerini korumakla ilgili ihmali olduğunu belirtmişlerdir.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu 18/03/2022 tarihli cevabi yazısında; İlkeler Tebliğinin Kimlik doğrulama başlıklı 27. Maddesi kapsamında sunmakta oldukları internet bankacığılı hizmetleri için bu hizmetlerin arz ettiği risk seviyelerine uygun ve güvenilir bir kimlik doğrulama mekanizması tesis etmeleri, inkar edilmezlik ve sorumluluk atama başlıklı 28.maddesi kapsamında internet bankacılığı faaliyetleri ile gerçekleştirilen ve finansal sonuç doğuran her türlü işlemde, hem işlemi başlatan hem de işlemi sonuçlandıran tarafın gerçekleştirdiği işlemleri inkar edememesini sağlayacak tedbirleri ve kontrolleri uygulamaları gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle: Davacının ... Bankası hesabı ile ... Hesabının internet bankacılığı işlemlerine açık olduğu, 08/04/2019 tarihinde bilgisi dışında ... Bankasındaki hesabından 19.093,00 TL 'nin ... hesabına gönderilmiş olduğu, ... hesabından da 19.500,00 TL olarak ... adına ... ... şubesi hesabına internet bankacılığı ile işlem yapılmak suretiyle 3. Kişinin hesabına iradesi dışında havale yapıldığı, yapılan işlemlerle ilgili davalı tarafça kendisine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını, aynı tarihte ...'taki hesabından da 29.000 TL 'nin ... hesabına gönderme işlemi yapılmaya çalışıldığı ancak dava dışı ...'ın mesaj ile bilgilendirdiği ve paranın gönderilmesinin engellendiği, bu bakımdan 3. Kişi hesabına iradesi dışında yapılan 19.093,00 TL 'nin davalılardan müteselsilen tahsili için iş bu davayı açtığı, uyuşmazlığın davalı bankankalar nezdindeki hesapta bulunan paranın internet bankacılığı aracılığı ile davacının iradesi dışında üçüncü kişilerce çekilmesinde davacıya atfedilecek bir kusurun bulunup bulunmadığı, davalıların bu işlemlerden kaynaklı olarak sorumlu tutulup tutulamayacakları noktalarında toplandığı, uyuşmazlığın çözümü için öncelikle internet bankacılığı kavramı ile bankaların müşterileriyle yaptığı internet bankacılığı sözleşmelerinden doğan yükümlülük ve sorumluluklarının açıkça ortaya konulması gerektiği,5411 sayılı Bankalar Kanunu 61. maddede, mevduat sahiplerinin geri alma haklarının hiçbir suretle sınırlandırılamayacağı (TMK’nın rehin, hapis hakkı, TBK’nın alacağın temliki- devri, takas hükümleri ve diğer kanunların verdiği yetkiler ve yükümlülükler saklıdır) hükmünün düzenlendiği, bu bakımdan taraflar arasındaki sözleşmenin, ödünç (karz) ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmelerden olduğu, usulsüz işlemle kötü niyetli 3. kişilerce çekilen, EFT, havale edilen paralar, aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin; niteliği belirtilen sözleşme uyarınca bankaya karşı alacağı aynen devam ettiği, ancak, banka usulsüz işlemde mevduat sahibinin kusuru olduğunu ispatlandığı takdirde, kusuru üzerinden alacakdan mahsup talebinde bulunabileceği, Bankanın basiretli tacirden beklenen özeni göstermek zorunda olduğu, en hafif kusurundan dahi sorumluluğunun bulunduğu ve bu sorumluluğu kaldıran sözleşme hükümlerinin de geçerli olmadığı, ayrıca Bankaların bir güven kurumu olduğu objektif özen borcu bulunduğu, topladıkları mevduatı sahteciliklere karşı özenle korumakla yükümlü olduğu, dolandırıcılık eyleminin, davacıya karşı değil, mevduat sözleşmesi uyarınca (karz- usulsüz tevdi) mülkiyeti kendisine geçen paranın maliki bankaya karşı işlendiği, davacının bankaya karşı alacağı aynen devam ettiğinin kabulünün gerektiği, bankaların, kısa mesajla gönderilen tek kullanımlık işlem onay şifresini dolandırıcıların kendilerine yönlendirmek sûretiyle işlemler yaptıklarını bilebilecek durumda olduğu, tüm bu nedenlerle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı bankaların üst derece güvenlik sağlayan, elektronik imza, akıllı anahtar, smart banking (şifre ele geçse bile 3. kişiler bu olmadan müşteri hesabına girememekte) gibi uygulamaları kullanmadığı,, yetersiz kalan SMS şifre uygulamasını ile güvenliği sağlamaya çalıştığı ayrıca bankalar nezdinde davacı adına kayıtlı telefona SMS gönderilmediğinin AVEA tarafından verilen cevabi yazıda görüldüğü, davacının aynı gün dava dışı banka hesabından da internet yoluyla yapılan aynı işlemle transfer edilen tutara alıcısı tarafından çekilemeden bloke konduğu, dava dışı bankanın bu durumu davacıya gönderdiği SMS ile engellediği, bu nedenlerle sorumluluğun bankalara ait olduğu, davacının kötü niyetli 3. kişilerle el ve işbirliği ve suç teşkil edebilecek bir eyleminin de varlığı davalı bankalarca kanıtlanmadığından, mudinin kendisine tevdî ettiği mevduatı aynen iade etmekle yükümlü olduğundan, yeniden bilirkişi incelemesi usul ekonomisine aykırı olduğu gibi, sonuca da etkili olmayacağı dosya kapsamından anlaşıldığından açıklanan nedenlerle 19.500,00 TL alacağın, davalı ...ın tamamından, 19,093,0 Tl'lik kısmından ise müteselsilen sorumlu olacak şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( Benzer Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2005/4748 E., 2006/7341 K. , 2008/9239 E., 2010/504 K., 2009/1065 E. 2010/6921 K., 2015/14040 E., 2017/2093 K., 2016/10483 E., 2018/2840 K., 2016/7228 E., 2018/972 K. Sayılı ilamı)

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulüne;

19.500,00 TL alacağın 19.093,00 TL'lik kısmının davalılardan, kalan 407,00 TL'lik kısmının davalı ... A.Ş.'den alacağa 08/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

2.Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.332,04 TL'den peşin alınan 333,02 TL harcın mahsubu ile kalan 999,025 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, ( davalı ... Bankası ve davalı ... A.Ş. 978,14 TL'sinden, davalı ... A.Ş. 'nin 20,88 TL'sinden sorumlu tutulmasına)

3.Davacının yapmış olduğu 3.455,15 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, ( davalı ... Bankası ve davalı ... A.Ş. 3.382,93 TL'sinden, davalı ... A.Ş.'nin 72,22 TL 'sinden sorumlu tutulmasına)

4.Davacı tarafından peşin ödenen 333,02TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalı ... Bankası ve davalı ... A.Ş. 326,05 TL'sinden, davalı ... A.Ş.'nin 6,97 TL 'sinden sorumlu tutulmasına)

5.AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, (davalı ... Bankası ve davalı ... A.Ş. 4.993,41TL'sinden, davalı ... A.Ş.'nin 106,59 TL 'sinden sorumlu tutulmasına)

6.Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1320TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, (davalı ... Bankası ve davalı ... A.Ş. 1.292,41 TL'sinden, davalı ... A.Ş.'nin 27,58 TL 'sinden sorumlu tutulmasına)

Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.03/06/2022 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog