3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülen Şirketin Fesih ve Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ... 18.02.2021 tarihinde müvekkil i davacı tarafından tek ortaklı olarak kurulduğunu, bir kısım hisselerini 29.06.2021 tarihinde diğer ortak ... 'e devretmesi sonucu anılan kişi şirkete ortak olarak alınmış ve %45 hisse ile şirkete ortak olduklarını, ... 'ün kişisel harcamalarını şirket hesaplarından yapması ortaklar arasında anlaşmazlığa sebebiyet verdiğini, zaman içerisinde ortakların birbirine olan güveni azalmış ve birlikte karar alamaz duruma gelmiş olduklarını, şöyle ki; şirket adına tüm harcamalar banka kanalı ile yapılmakta olup, 2022 yılı haziran ayı başında iş için...'e giden diğer şirket ortağı, 10 gün boyunca kaldığı İzmir'de yaklaşık 15.000-16.000.TL şirket hesabından harcama yapmış olduğunu, ancak bu harcamalara dair hiçbir fatura şirkete sunmadığını, aynı kişinin kira ödeyeceğinden bahisle şirketten 7.500.TL tutarında avans almış ancak bu avansı şirkete geri ödemediğini, şirketin vadesiz hesabından ... nezdinde bulunan hesabına dönem içinde 35.000.TL'ye yakın para aktardığını, tapu kayıtları ile sabit olduğu üzere davacı şirketin ticari iş bağlantılarını, distribütörlük anlaşmalarını yapabilmesi için 3.kişiler lehine ipotek verdiğini, oysa ... ortaklık sermaye borcunu dahi ortak olmasından 1 yıldan fazla zaman geçtikten sonra şirkete ödediğini, şirketin diğer ortağı banka kartı ile kendi evine fritöz almış ve tekel harcamalarını dahi şirket hesabından yapmış olduğunu, şirket tarafından ... firmasına 350 Euro değerinde ürün satılmış, faturası kesilerek bedeli ilgili firma tarafından ödenmiş olduğunu, daha sonra diğer ortak olan ...’ün aynı firmaya 2 adet daha aynı üründen satacağını ifade ederek, iki ürünü faturasız olarak ... firmasına teslim etmiş olduğunu, ürünler için fatura kesilmesi gerektiğinin söylenmesi üzerine bu kez ürünleri iade alacağını söyleyen diğer ortak bugüne kadar şirket stoğundan çıkan bu iki ürünü geri getirmemiş, 3.kişi firmaya sattığını beyan ettiği ürünlerin bedelini şirkete ödemeyerek şirketi zarara uğratmış olduğunu, diğer ortağın son dönemlerde şirkete hiç gelmediği gibi, şirket işlerini gerektiği biçimde takip etmemiş olduğunu, 2023 yılı ocak ayı içinde 13-16 Şubat tarihlerinde şirkette olmayacağını müvekkiline bildirdiğini, 10.02.2023 tarihinde şirket hesabından 8.000.TL para çekmiş olduğunu, söz konusu ortağın şirket hesabından çektiği para ile 13-16 Şubat 2023 tarihlerinde özel tatil amacıyla... gittiğini, şirkete gelen yüksek miktarlı cep telefonu faturası ile tespit edilmiş olduğunu, huzurdaki davaya konu ihtilafta müvekkili ile diğer ortak arasındaki ortaklıktaki güven ilişkisi ortadan kalkmış olduğunu, ortaklığın devamının müvekkili bakımından çekilmez hâle geldiğini, diğer taraftan diğer ortak tarafından şirketin ticari faaliyetlerinin geliştirilmesi, karar alma mekanizmalarının sağlıklı işletilmesi ve şirketin bu hali ile varlığını devam ettirmesi, ticari faaliyetlerde bulunması mümkün olmadığını, bu nedenlerle, müvekkilinin çekilmez hâle gelen bu ortaklık ilişkisini devam ettirmesinin kendisinden beklenemeyeceğini belirterek, T.T.K nun 636 / 3 maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı davaya cevap vermemiştir. Şirketin diğer ortağı ...’ün davaya müdahale talebi kabul edilmiş, fer’i müdahil dilekçe ve beyanları ile, davacının şirketi zarara uğratıcı eylemlerinin bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
ÖN İNCELEME: Mahkememizde yapılan ön inceleme duruşmasında yargı hakkı, görev ve yetki hususları, dava ve taraf ehliyetleri, dava şartları ve ilk itirazlar değerlendirilmiş, bu yönlerde bir iddia ve itirazda bulunulmadığı gibi Mahkememizin de görevli ve yetkili olduğu ve dava şartlarının tamam olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER
Şirketin ticaret sicil kayıtları, vergi ve banka kayıtları getirtilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan ... ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyeti raporunda sonuç olarak; Şirketin aktif varlıkları toplamının 614.782,76 TL, borçlarının ise 17.623,74 TL olduğu, şirketin reel özvarlığının (614.782,76-17.623,74) 597.159,02 TL olduğu, dolayısıyla şirketin varlıklarının, borçlarını fazlasıyla karşıladığı, diğer yandan, davayla ilgili şirket Rotatec Ltd. Şti. yetkilisince düzenlenen belgeler arasında yer alan 01,07,2023 – 31.07.2023 tarihleri arası mizanda; 2021 yılı karının 22.787,00 TL, 2022 yılı karının 221.008,76, dönem karının ise 163.416,95 TL olduğunun belirtildiği, taraflara ve özellikle davacının iddia ettiği gibi, şirketin zarara uğratıldığını kesin bir biçimde ortaya koyan maddi unsurlara rastlanamadığı, tarafların, birbirlerini, kişisel harcamalarını şirket hesabından karşıladıklarına ilişkin suçlamalarına karşın, somut ve elle tutulur bir belgeye dosyada rastlanamadığı, şirketin giderek artan bir biçimde kara geçtiği, ancak kar payının dağıtılmadığı, iki ortaklı şirkette, ortakların bir birine olan güvenlerini kaybettikleri, ancak bu durumun nihai taktir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere şirketin feshini gerektirmediği,
TTK.nun 636/3 maddesi gereğince davacının payının gerçek değerinin belirlenerek ortaklıktan ayrılabileceği, ortaklık payının mahkeme kararına bağlı olduğu hallerde, kararın ne zaman kesinleşeceği, dolayısıyla, ayrılmanın ne zaman gerçekleşeceği belli olmadığından ayrılma akçesinin ayrılma tarihindeki karşılığının tam olarak belirlenmesinin mümkün olamayacağı, ancak sermaye payının gerçek değerine ve mahkeme karar tarihine en yakın değerin belirlenmesi gerekeceği, paydaşlardan her hangi birinin, şirket feshedilmeden, ayrılma akçesi (çıkma payı)nın ... açısından, 328.437,46 TL, olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi heyeti ek raporunda sonuç olarak; Davacının İtirazlarının değerlendirilmesi sonrası kök raporda ki görüşlerinde her hangi bir değişiklik bulunmadığı,davacı ... için davalı şirketin 31.12.2023 tarihli Bilançosuna göre 329.906,75-TL çıkma payı hesaplandığı, davalı şirket faal olmadığı ve bu şekilde devam ettiği takdirde bu rakamın fazla değişkenlik göstermeyeceği belirtilmiştir.
Her ne kadar fer’i müdahil vekili kendisi tarafından açılan oraklıktan çıkma talepli... Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talebinde bulunmuş ise de; Eldeki davanın karar şamasında olup, delillerin toplandığı, davamızın eski esaslı olması dikkate alınarak sonraki açılan davada bekletici mesele talebinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla; fer'i müdahil vekilinin bekletici mesele talebinin reddine karar verilmiştir. MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, davalı limited şirketin haklı sebeple fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce alınan SMMM ve şirketler hukuku-hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulan bilirkişi heyeti raporu-ek raporunun usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, hüküm vermeye elverişli, yeterli ve gerekçeli olduğu görülerek hükme esas alınmıştır.
Dava dilekçesi, getirtilen kayıtlar, bilirkişi heyeti raporu-ek raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; Dava, iki ortaklı limited şirket ortaklarından fazlalık payına sahip davacı ortak tarafından, azlık payına sahip diğer davalı ortağın, şirketi zarara uğratıcı eylemlerde bulunduğu gerekçesiyle, şirketin feshi talebiyle açılmıştır. Davacı ortak, diğer ortağın şirketten para çektiği, özel harcamalarını şirkete ödettiğini beyanla şirketin feshini talep ederken, fer’i müdahil ortak da aynı şekilde, davacı ortağın kişisel harcamaların şirket hesabından yaptığını, kar payı ve ücretini ödemediğini beyan etmiştir.
Davalı ....nin 18.02.2021 tarihinde kurulduğu ve şirket esas sözleşmesinin, 18.02.2021 tarihli... yayımlandığı, fer’i müdahil ...’ün 11.06.2021 tarihli noterden düzenlenen sözleşme ile, şirketin 1125 adet payını 112.500,00 TL bedelle devraldığı ve sözleşmede, devir bedelinin ... tarafından nakden ve peşinen ödendiğinin belirtildiği görülmüştür.
Şirketin aktif varlıkları toplamının; 614.782,76 TL, borçlarının ise 17.623,74 TL olduğu, şirketin reel özvarlığının (614.782,76-17.623,74) 597.159,02 TL olduğu, dolayısıyla şirketin varlıklarının, borçlarını fazlasıyla karşıladığı, davalı şirket ... yetkilisince düzenlenen belgeler arasında yer alan 01,07,2023 – 31.07.2023 tarihleri arası mizanda; 2021 yılı karının 22.787,00 TL, 2022 yılı karının 221.008,76, dönem karının ise 163.416,95 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
Davacının iddia ettiği gibi, şirketin zarara uğratıldığını kesin bir biçimde ortaya koyan maddi unsurlara rastlanamadığı, ortakların birbirlerini, kişisel harcamalarını şirket hesabından karşıladıklarına ilişkin suçlamalarına karşın, somut bir belgenin dosyada bulunmadığı, şirketin giderek artan bir biçimde kara geçtiği, ancak kar payının dağıtılmadığı tespit edilmiştir.
Şirketin feshi ve tasfiyesi yönünden haklı sebeplerin oluşup oluşmadığı incelendiğinde; TTK’nın Limited Şirketlerin Haklı Nedenle Feshini düzenlendiği 636/2 maddesinde; “Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir ." denilmiştir.
T. T.K.nun alt başlıklı 636/3 maddesinde aynen;
“Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya durumu uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir” denmiştir. Kanunun madde gerekçeleri incelendiğinde, TTK md. 636'da, Anonim Şirketin Haklı Sebeple feshini düzenleyen TTK md. 531'e atıf yapılmıştır.
Anonim Şirketlerin Haklı Sebeple Feshini düzenleyen TTK md. 531 hükmüne göre; "(1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir." hükmünde, ancak haklı sebeplerin varlığında feshin istenebileceği, haklı sebepler bulunsa dahi fesih yerine davacıların şirketteki paylarının gerçek değerinin ödenip çıkarılmalarının mümkün olabileceği düzenlenmiştir. Bu nedenlerle TTK md. 636 hükmüne göre, şirketin feshi yerine davacı ortağın şirketten çıkarılması veya kabul edilebilir başka bir çözüme hükmetmesi olanağı dikkate alındığında, haklı sebebin kabul edilebilir olması ve kanıtlanması gerekecektir.
TTK md. 573/1; "Limited şirket, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulur; esas sermayesi belirli olup, bu sermaye esas sermaye paylarının toplamından oluşur." hükmü gereğince Limited Şirketlerin tek ortaklı da olabileceği, feshin son çare olduğu, şirketin faaliyetine devam ettiği, davacının iddialarını ispat edemediği ve diğer ortağın şirketi zarara uğratıcı eylemi olsa bile şirketin feshi için yeterli gerekçe olamayacağı, böylece fesih ve tasfiye yönünden haklı sebeplerin bulunmadığı kanaatine varılmakla davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Somut olayda; Şirketin faaliyetine devam ettiği, fesih ve tasfiye isteminin yerinde olmadığı, ancak dosya kapsamına göre ortaklar arasında güven ilişkisinin zedelendiği, bu sebeple şirketin hali hazırdaki ortaklık yapısı ile devamının davacı yönünden çekilmez hâle geldiği anlaşılmıştır.
Bu durumda;
TTK 636/3. maddesi uyarınca davacı ortağın payının karar tarihine en yakın gerçek değerinin belirlenerek, limited şirketten çıkmasının uygun bir çözüm olduğu, karar tarihine en yakın verilerle, bilirkişi heyeti ek raporuna göre davacının talep edebileceği çıkma payı alacağının payı 329.906,75 TL olduğu, çıkma payı alacaklarına hükmün kesinleşme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, alacağın ticari olduğu dikkate alındığında avans faizine hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminin reddine; Davacının, davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, 329.906,75 TL çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesi isteminin reddine,
Davacının, davalı şirket ortaklığından çıkarılmasına, 329.906,75 TL çıkma payının kararın kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Alınması gereken 22.535,93 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik 22.356,03 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen 12.466,75 TL yargılama gideri ve davacı tarafından yatırılan 385,40 TL harç olmak üzere toplam 12.852,15 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 51.486,01 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair;
Davacı vekili ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024 Başkan ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Üye ... ¸[e-imza] Katip ... ¸[e-imza]