7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/209 Esas - 2024/403 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikte Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden müvekkilinin faiz alacağı söz konusu olduğu; bu kapsamda faiz alacağına istinaden 07/02/2022 tarihli ve ...numaralı faturanın düzenlendiği ve davalı şirkete gönderildiği; davalı şirket tarafından faturaya itiraz edilmesi üzerine ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı; davalı vekili tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu beyan edilmiş olup; davanın kabulüne, ... Esas sayılı dosyasına davalı şirket tarafından sunulan itirazın iptaline; davalı şirketin, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin merkezinin ... Mahkemelerinin yetkili ve görevli olduğu; yetkisizlik kararı verilmesini talep ettikleri; davanın zamanaşımından reddini talep ettikleri; davacı şirket tarafından faturanın müvekkili şirkete gönderildiği ve müvekkili şirket tarafından yasal süresi içerisinde işbu faturaya ve fatura münderecatına ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı ve taraflarınca borca, tüm ferilerine ve yetkiye itiraz edildiği; taraflar arasında imzalanmış olan 10/06/2016 T... sözleşmesinde talep edilen faiz miktarının TBK.
120.maddesinde belirtilen temerrüt faizinin üst sınırını aşıp aşmadığının denetlenmesi gerektiği; alacağın mevcudiyeti ve miktarı hususlarında tarafların ticari defterlerinin de incelenmesi suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettikleri; faiz alacağı için icra takibinde faiz işletilmesinin mümkün bulunmadığı ve icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği beyan edilmiş olup; davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : ... Talimat Yolu İle Alınarak Düzenlenen 01/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu. 18/12/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu. 26/04/2024 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a)Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Nitelikte Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusunun; ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari nitelikteki hizmet alım sözleşmesine istinaden davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 53.690,00 TL. (asıl alacak) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi sonrasında uygulanması gereken faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b)Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Dava Şartları İle İlgili Olarak;
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının" mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. İlk itirazlar ile ilgili olarak;
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" ilk itirazında bulunulduğu anlaşılmakla yapılan değerlendirmede; dava konusu alacağın, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmış olup; 6098 sayılı TBK.'nın 89. maddesi uyarınca, konusu bir miktar para olan borçların, "alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde" ifa edileceğinin hüküm altına alınmış olması ve davacı şirketin adresinin ... ili sınırları dahilinde olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin ifa yerinin Ankara olduğu kanaatine varılmış; bu doğrultuda 6100 sayılı HMK.'nın 10. maddesi uyarınca "sözleşmeden doğan davalarda, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili bulunduğu" hususu dikkate alınarak, ... Mahkemelerinin yetkili bulunduğu kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "tahkim" ilk itirazında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c)İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a)İlamsız takip yapılmış olması,
b)Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c)İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d)Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasında; ... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibinde sunulan itirazın, haksız olduğundan bahisle iptaline ve davalı tarafın, alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise; davalı şirketin borcu bulunmadığından bahisle, dava konusu faturaya davalı şirket tarafından itiraz edildiğinin ve dava konusu icra takibine de aynı gerekçelerle itiraz edilmiş olduğunun belirtilmesi suretiyle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup; öncelikle davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla Ankara ilinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış; müteakiben davalı şirketin merkezinin Ordu ilinde bulunması nedeniyle davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi amacıyla Ordu ilinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan her iki bilirkişi raporunun dikkate alınması suretiyle nihai inceleme yapılması ve raporlanması amacıyla dosya farklı bir bilirkişiye tevdi edilmiş olup; anılan hususta düzenlenen nihai bilirkişi raporu dosyamıza 18/12/2023 tarihinde sunulmuştur. Söz konusu nihai bilirkişi kök raporu kapsamında; davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı şirketin 2017-2018 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı; 2019-2020-2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin ise, e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı; davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 1 adet toplam 53.690,00 TL tutarındaki faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu; 28/04/2017 - 31/03/2021 tarihleri arası davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen faturalarda, taraflar arası akdedilen sözleşmeye göre fatura ödeme sürelerinin, takip eden ayın 15. günü olarak belirlendiği; ödemelerin cari hesaba mahsuben yapılan toplu ödemeler olduğu görülmekle, çek/havale ödeme tarihlerine göre hesaplanan faiz tutarının 45.604,04 TL olduğu, davacı şirket tarafından 45.500,00 TL + KDV (%18=8.190,00)= 53.690,00 TL olarak fatura düzenlendiği; cari alacak/borç açısından ise, gerek davacı şirket ve gerekse davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre 31/12/2021 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya fazla ödeme yaptığı ve 3.233,50 TL tutarında davalı şirketin davacıdan alacaklı olduğu buna göre ise, davacı şirketin (22/02/2022 takip tarihi) itibariyle (53.690,00 – 3.233,50) 50.456,50-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu; davalı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise, davalı şirketin 2017-2018-2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı; davacı şirket tarafından davalıya düzenlenen, dava ve takip konusu yapılan 1 adet toplam 53.690,00 TL tutarındaki faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı; dava konusu faturanın davalı şirket tarafından yasal süresi içinde Ordu 3. Noterliğinin 10/02/2022 tarih ve 01472 yevmiye sayılı ihtarnamesiyle itiraz edildiği; cari alacak/borç hususunda ise, 31/12/2021 tarihi itibariyle davalı şirketin davacıya 3.233,50 TL tutarında ödeme yaptığı ve davacı şirketten alacaklı olduğu hususlarının tespit edilmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Söz konusu bilirkişi kök raporu;
Mahkememizce davacı vekiline ve davalı vekiline 25/12/2023 tarihinde münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davacı vekili tarafından 26/12/2023 tarihinde (yasal süre içinde) bilirkişi raporuna yönelik beyan dilekçesi ve davalı vekili tarafından ise 22/01/2024 tarihinde (kendilerine tanınan ek süre içinde) bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesi sunulduğu anlaşılmakla dosya; davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının değerlendirilmesi suretiyle ek inceleme yapılması amacıyla tekrar bilirkişiye tevdi edilerek, bu hususta ek rapor düzenlenmesi cihetine gidilmiştir.
Bilirkişi ek raporu, Mahkememiz dosyasına 26/04/2024 tarihinde sunulmuş olup; Mahkememizce ek rapor üzerinde yapılan incelemede, davalı vekilinin itirazlarının münferiden değerlendirilmiş olduğu ve bilirkişi tarafından gerçekleştirilen nihai hesaplamada, kök raporda belirtilen hususlarda herhangi bir değişikliğe gidilmediği anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dava konusu uyuşmazlık hususunda yapılan değerlendirmede;
Nihai bilirkişi kök ve ek raporlarının, davanın esasına etkili ve denetime elverişli oldukları kanaatine varılarak Mahkememizce yapılan nihai değerlendirmede; davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında, dava konusu alacağın kayıtlı bulunmadığı ve davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında, dava konusu alacağın mevcut bulunmadığının bildirilmiş olduğu anlaşılmakta ise de; her iki şirketin ticari defter ve kayıtlarındaki cari hesapların tetkikinde, davalı şirket tarafından 3.233,50 TL fazla ödeme bulunduğunun tespiti ve davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında, dava konusu (fatura konusu) alacağın kayıtlı bulunduğu hususları birlikte göz önünde bulundurularak, dava konusu (fatura konusu) alacağın mevcut bulunduğu kanaatine varılmış; neticeten davalı şirket tarafından yapılan 3.233,50 TL fazla ödemenin mahsubu neticesinde, davanın kısmen kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1.Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; ... Esas (İlgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ... Esas numarasını almıştır) sayılı icra takibine yapılan itirazın 50.456,50 TL.'lik (asıl alacak) kısmının iptaline;
50.456,50 TL. asıl alacak üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek yasal faizi ile takibin devamına;
2.Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE;
3.Hükmolunan alacağın %20’si olan 10.091,30 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE;
4.Karar ve İlâm Harcı :
a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.446,68 TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 921,51 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 2.525,17 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b)Davacı tarafından yatırılan 921,51 TL peşin harç, 80,70 TL başvuru harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.013,71 TL harcın, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
5.Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a)Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.300,00 TL bilirkişi ücreti, 258,25 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.558,25 TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 4.283,73 TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE; bakiye kalan 274,52 TL. yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b)Davalı tarafından yatırılmış bulunan 2.000,00 TL bilirkişi yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 120,45 TL'nin, davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ÖDENMESİNE, bakiye kalan 1.879,55 TL. yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
c)Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.466,05 TL. davalıdan; 93,95 TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
d)Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6.Vekâlet Ücreti :
a)Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen 50.456,50 TL üzerinden) takdir edilen 17.900,00 TL. vekalet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b)Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 3.233,50 TL üzerinden) takdir edilen 3.233,50 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı; davacı taraf yönünden KESİN, davalı taraf yönünden gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 11/06/2024 ... ¸ ¸ Gerekçeli Karar