2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:
T.C.
KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
Av.
Av.
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.08.2018 tarihinde, davacı ... ’nin de içerisinde yolcu olarak bulunduğu başvuru dışı sürücü ...’nun; sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Market istikametinden Servis Yolunu takiben gelerek Derinkuyu Caddesi’nde başvuru dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı iş makinesi ile çarpışması neticesinde çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasına kusuruyla sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihi itibarıyla Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi uyarınca davalının sigorta teminatı kapsamında olduğunu, davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle ağır şekilde yaralandığını; sağ ayağında kırık meydana gelmiş ve platin takılmış olduğunu, kazadan sonra Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılan davacının ilk müdahalenin ardından yatarak tedavi görmüş ve cerrahi operasyonlar geçirmiş olduğunu, yargılama konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı da doğduğunu, kaza sebebiyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ... Sayılı dosya ile soruşturma yapılmış olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesinde belirtilen yasal süre içerisinde davalı yanca ... numaralı hasar dosyası oluşturulmuş ve bu kapsamda davacıya kısmi ödeme yapılmış olduğunu, ancak işbu ödemenin davacının uğradığı zararları karşılamaktan uzak, fahiş miktarda eksik ve yetersiz olduğunu, bu kapsamda, ödenmemiş bakiye maddi tazminat ödemesinin yapılması için gerekli bilgi, belge ve evraklarla birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvuruda bulunulmuş olduğunu, 20.01.2021 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.'ye tebliğ edilmiş olduğunu ancak belirtilen yasal süre içerisinde davalı yanca herhangi bir ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, davacının dava konusu kazada yaralanması, maruz kaldığı geçici ve kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri nedeniyle; Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL,Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, Bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL, olmak üzere toplam 300 TL bakiye maddi tazminatın kaza tarihi olan 31.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden (teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talebiyle HMK madde 107 uyarınca işbu belirsiz alacak davasının açıldığının belirtilmiş olduğu görülmüştür.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 38F4662 plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde 27/09/2017 tanzim tarihli ... Poliçe Nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınmış olduğunu, dava öncesinde yapılan başvuru sırasında sunulan tedaviye ilişkin evraklar üzerinden davacının kalıcı maluliyet oranı %2 olarak tespit edilmiş olmakla, işbu maluliyet oranı dikkate alınarak, Trafik Sigortası Genel Şartları ve diğer mevzuatta belirlenen usul ve esaslara ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına göre 11.579,00 TL tazminat hesap edilmiş ve 13.11.2019 tarihinde davacı vekili hesabına ödenmiş, işbu ödeme karşılığında davacı tarafın davalı şirketi ibra etmiş olduğunu, davacı tarafın maluliyete ilişkin iddialarının kabulü mümkün olmadığını, kaldı ki hiçbir şekilde kabul manasında olmamak üzere davacının maluliyet oranının ve kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti bakımından mevzuat hükümleri uyarınca erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri doğrultusunda usulüne uygun yeni bir rapor alınması gerekmekte olduğunu, bu halde trafik sigortası genel şartları atfı ile maluliyetin tespitine esas alınan 30.3.2013 tarihli ve 28603 Sayılı Resmî Gazete’ De Yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Yürürlükten kaldırıldığından, yerine yürürlüğe giren 20 şubat 2019 tarih, 30692 Sayılı Resmî Gazete’de Yayımlanan çocuklar için özel gereksinim değerlendirmesi hakkında Yönetmelik Hükümlerine Göre Maluliyetin tespiti gerekmekte olduğunu, davacı tarafın kusura ilişkin iddiaları gerçek dışı olmakla, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere davacının talebine konu tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ve diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, ilgili mevzuat kapsamında sgk tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalının herhangi bir sorumluluğu bulunmamakta olduğunu, tedavi giderleri açısından 6111 sayılı Kanun’un 59. Maddesi ile değiştirilen Karayolları Trafik Kanunu’nun 98. Maddesi gereğince sigorta şirketlerinin sorumluluğu sona ermiş olup, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın bu masrafların SGK tarafından karşılanacağı hükme bağlanmış olduğunu, tedavi süresince gereken bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında olduğu Yargıtay içtihatları ile de kabul edilmekte olduğunu, “geçici iş göremezlik” tazminatı talepleri de tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu, davacının sürekli bakıcı ihtiyacı bulunduğunu gösterir hiçbir delil bulunmadığından bakıcı gideri taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, davacı tarafça gelire ilişkin belge sunulmaması halinde, tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerekmekte olduğunu, kabul manasında olmamak üzere tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerekmekte olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, kabul manasında olmamak üzere hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması, ayrıca resen inceleme ile tespiti halinde müterafik kusur nedeniyle de indirim yapılması gerekmekte olduğunu, kabul manasında olmamak üzere davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faizi talebi yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, davalı şirketin temerrüt tarihinin ktk hükümleri doğrultusunda belirlenmesi gerekmekle; faizin yasal faiz olması gerekmekte olduğunu, Kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde başvurunun davalı şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, kaldı ki ruhsatta görüleceği üzere aracın hususi olduğunu, aracın hususi araç olarak kullanması nedeniyle avans faize hükmedilmesi mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 31.08.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacı ...'nin yaralanmasI sebebiyle ödenmemiş bakiye kalıcı ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminat bedeli kalıp kalmadığına ilişkindir. SGK'ya, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne, Kayseri C.Başsavcılığına, Kayseri Şehir Hastanesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği ilgili evrakların dosya arasına alınmış olduğu görülmüştür. Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 22/10/2021 havale tarihli raporda özetle: "Sürücü ...'nun %75(Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın %25(Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğu " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Talimat yoluyla alınan 28/02/2022 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a maddesini ihlal ettiğinden dolayı 075 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı İş Makinası operatörü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinden alınan 03/04/2023 havale tarihli raporda özetle;"İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu), İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu, Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bununla birlikte ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 06/03/2024 havale tarihli raporda özetle:" Kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, Dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, Kaza nedeniyle faturalandırılmayan tedavi giderlerinin ne kadar olacağı ve ileride süregelen tedavileri ve olması gereken ameliyatlarının olup olmadığı hususlarının Kurulumuzun ve Kurumumuzun görev tanımına girmediğinden bu hususlarda görüş bildirilemeyeceği" sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişiden alınan 19/07/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle: "11.08.2019 tarihli ibranamede maluliyet oranına istinaden 11.579,00 TL. ödeme yapılması karşılığında sigorta şirketinin şerhli ibra edildiği, dosya kapsamında ödeme belgesi bulunmasa da bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmaması ve davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı doğrultusunda söz konusu ödemenin 13.11.2019 tarihinde yapıldığının kabul edildiği, ayrıca söz konusu ödemenin sürekli iş göremezlik zararına karşılık olarak yapıldığının kabul edildiği, hangi zarar kalemine ilişkin ödeme yapılmış ise yapılan ödemenin o zarar kaleminden mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü ile hesaplamalar yapıldığı, İstanbul ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacı olmadığı tespit edildiğinden dolayı bakıcı zarar hesabı yapılmadığı, davacı talebinin 100,00 TL. olduğu, Davacının geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL. olduğu, davacı talebinin 100,00 TL. olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik zararının; İşlemiş Dönem Gelir 23.399,15 TL., İşleyecek Dönem Geliri +664.361,03 TL. = 687.760,18 TL. %1 özür oranına göre (687.760,18 x %1): 6.877,60 TL. olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ise 11.579,00 TL. ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ile birlikte gerçek zararın tamamen karşılandığı, davacının karşılanmayan bakiye sürekli iş göremezlik zararının kalmadığı, bu nedenle işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar hesabı yapılmadığı, davacı talebinin 100,00 TL. olduğu, " sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvurulması üzerine davalı tarafça 13/11/2019 tarihinde ödeme yapmasına rağmen davacının tüm zarar taleplerinin karşılanmadığı ve davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün oluştuğu anlaşılarak kararda söz konusu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
Davacı tarafça avans faiz talebinde bulunulmuş ise de davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın kullanım amacının hususi olması nedeni ile yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılmış ve kararda yasal faize hükmedilmiştir.
Davalı vekili tarafından davacının müterafik kusurunun bulunması nedeni ile tazminat bedelinden indirim yapılması talep edilmiş ise de, davacının emniyet kemeri takıp takmadığının tam olarak tespiti için yeterli delilin dosyada yeralmaması dikkate alınarak davalının iddiası yerinde görülmemiş ve tazminat bedelinden bu açıdan indirim yapılmamıştır.
Davacı vekilinin 13/12/2021 tarihli beyan dilekçesine göre, davacının kaza tarihinde içinde bulunduğu araç sürücüsü ile akrabalık bağının bulunmadığı ve sürücü komşusu ile Şehir Hastanesine gitmek için yolculuk ettiğinin belirtilmesi karşısında hatır taşıması indirim yapılmasının gerektiği değerlendirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 31/08/2018 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu’ndan 22/10/2021 tarihli rapor alınmış ve raporda, Sürücü ...'nun %75(Yüzde Yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, Sürücü ...'ın %25(Yüzde Yirmibeş) oranında kusurlu olduğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür. Soruşturma aşamasında alınan rapor ile Mahkememiz tarafından alınan rapor arasında kusur oranı yönünden çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için talimat yolu ile Karayolları Fen Heyetinden 28/02/2022 tarihli rapor alınmış ve raporda, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 57/a maddesini ihlal ettiğinden dolayı %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı İş Makinası operatörü ..., 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesini ihlal ettiğinden dolayı % 25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğu görülmüş olup Mahkememizce iş bu rapor dikkate alınmıştır. Olay tarihi itibari ile uygulanması gerekli olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik dikkate alınarak düzenlenen Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 03/04/2023 tarihli raporunda ise, davacının İki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu), İki (2) hafta süreyle bakıcı/yardımcı desteğinin tıbben uygun olacağı, Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya özür oranının %0 (yüzde sıfır) olduğunun bildirilmiş olduğu görülmüştür. Söz konusu rapor ile davacı hakkında Kayseri Şehir Hastanesi tarafından düzenlenen 29/08/2019 tarihli rapor arasında çelişki olması nedeni ile çelişkinin giderilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığından 06/03/2024 havale tarihli rapor alınmış ve raporda, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %1 (yüzdebir) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığının bildirildiği görülmüştür.
Çelişkinin giderilmesine ilişkin alınan raporlar dikkate alınarak düzenlenen aktüer bilirkişisinin 19/07/2024 havale tarihli raporunda ise, 11.08.2019 tarihli ibranamede maluliyet oranına istinaden 11.579,00 TL ödeme yapılması karşılığında sigorta şirketinin şerhli ibra edildiği, dosya kapsamında ödeme belgesi bulunmasa da bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmaması ve davalı vekilinin cevap dilekçesindeki beyanı doğrultusunda söz konusu ödemenin 13.11.2019 tarihinde yapıldığının kabul edildiği, ayrıca söz konusu ödemenin sürekli iş göremezlik zararına karşılık olarak yapıldığının kabul edildiği, hangi zarar kalemine ilişkin ödeme yapılmış ise yapılan ödemenin o zarar kaleminden mahsup edilmesi gerektiğinin kabulü ile hesaplamalar yapıldığı, İstanbul ATK raporunda davacının bakıcı ihtiyacı olmadığı tespit edildiğinden dolayı bakıcı zarar hesabı yapılmadığı, davacı talebinin 100,00 TL olduğu, Davacının geçici iş göremezlik zararının 4.352,73 TL olduğu, davacı talebinin 100,00 TL olduğu, Davacının sürekli iş göremezlik zararının; İşlemiş Dönem Gelir 23.399,15 TL, İşleyecek Dönem Geliri +664.361,03 TL. = 687.760,18 TL. %1 özür oranına göre (687.760,18 x %1): 6.877,60 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ise 11.579,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme ile birlikte gerçek zararın tamamen karşılandığı, davacının karşılanmayan bakiye sürekli iş göremezlik zararının kalmadığı, bu nedenle işbu rapor tarihindeki verilere göre bakiye zarar hesabı yapılmadığı, davacı talebinin 100,00 TL olduğunun belirtildiği görülmekle, davacının kalıcı iş göremezlik zararının davadan önce karşılandığı anlaşılmış ve geçici iş göremezlik yönünden ise davacı zararının 4.352,73 TL olduğu ve davacının kaza tarihinde araçta hatır taşıması kapsamında yolculuk etmesi nedeni ile bu tazminat kaleminden % 20 oranında indirim yapılması gerektiği değerlendirilmekle birlikte davacının dava konusu talebini arttırmaması nedeni ile geçici iş göremezlik yönünden dava dilekçesindeki talebine göre karar verilmesi gerekmekle birlikte diğer taleplerinin yerinde olmadığı görülmüş ve böylece, Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması ile 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, %20 oranında hatır taşıması indirimi uygulanması ile 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminat bedelinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 13/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Alınması gereken 6,83 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 427,60 TL harçtan 59,30 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 59,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 118,60 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan, 383,30 TL tebligat, 531,10 TL posta ve müzekkere gideri, 4.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.119,70 TL yargılama giderinden kabul oranına göre hesaplanan 3.373,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yargılama boyunca yapılan herhangi bir masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde harcanmayan gider avansının davacıya iadesine,
7.Davacı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
8.Davalı taraf kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
9.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre hesaplanan 440,00 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) kabul-red oranına göre 880,00 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/12/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)