Esas No
E. 2022/4913
Karar No
K. 2024/5057
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2022/4913 E.  ,  2024/5057 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2020/4556 E., 2021/1376 K.
DAVA: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin reddi, bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 50.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin, davanın süresinde açılmadığından bahisle süreden reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile davacı vekili yönünden davanın süresinde açıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkilinin gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu ve dolayısıyla davanın süreden reddinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı vekilinin temyiz sebepleri; Hükmedilen tazminatın yüksek olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU

İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 Esas – 2009/390 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak ve yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçlarından 08.02.1981 - 06.05.1982 tarihleri arasında 452 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışmak suçundan beraat, yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılma suçundan zamanaşımından düşme kararı verildiği, her iki hükmün 25.05.2011 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, CMK'nın 142/1. maddesinde ''Karar veya hükümlerin kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her halükarda hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunabilir.'' düzenlemesi uyarınca davanın 1 yıllık süre sonunda açıldığı gerekçesiyle süreden reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince süreden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmemiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Karar başlığında dava konusunun ''466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Haksız gözaltı veya tutuklama tedbiri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması,

2.UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında yasa dışı silahlı örgüt kurmak veya katılmak suçu yönünden verilen zamanaşımından düşme kararı ile anayasal düzeni zorla değiştirmeye çalışmak suçu yönünden verilen beraat kararının kesinleşme tarihinin 25.05.2011 olduğunun tespit edildiği, davacının gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle davanın 466 sayılı Kanuna tabi olduğu dikkate alındığında, davanın anılan Kanun'da öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde, 13.12.2019 tarihinde açıldığı gözetilmeden yazılı şekilde davanın süreden reddine karar verilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.