10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/11818 E. , 2024/10143 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatak Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin bozma kararı sonrası, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verildiği, kararın davalı ... ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, kararın Dairemizce bozulduğu, bozma üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince önceki kararında direnilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçe ile yeni bir karar verildiği belirtilerek dosyanın Dairemize gönderilmesi ve davalı ... ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Bakanlık vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı okullarda 2005-2016 yılları arasında eğitim-öğretim dönemlerinde ücretli öğretmen olarak görev yaptığını, günde 6, haftada 30 saat derse girmesine rağmen hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna eksik bildirildiğini ileri sürerek davacının 2005-2016 yılları arasındaki eğitim öğretim dönemlerinde eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun’un 80/1-h maddesine göre davacının çalışmalarının Kuruma eksiksiz bildirildiğini, 657 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesine göre ders ücreti karşılığı öğretmen olarak çalıştığını, kadrolu öğretmenler ile statülerinin farklı olması nedeniyle aralarında karşılaştırma yapılmasının hakkaniyete uygun olmadığını ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Fer'î müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; öncelikle müvekkili Kurumun 6552 sayılı Kanun ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 7/4 üncü maddesi uyarınca fer’î müdahil olmasına rağmen davalı olarak gösterilmesinin Kanun'a aykırı olduğunu, öte yandan davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, ücretli öğretmen olarak çalışmış olan davacının hizmetlerinin çalıştığı gün ve saat esas alınarak Kuruma bildirildiğini, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirir yönü nedeniyle tüm araştırmaların re’sen yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.03.2017 tarihli ve 2016/25 E., 2017/56 K. sayılı kararı ile dosya içeriğine uygun, teknik verilere göre hazırlanan denetime elverişli olup hükme esas alınan bilirkişi raporundaki açıklamalar dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi; Sosyal Güvenlik Kurumunun ise Kanun gereği fer’î müdahil olarak davaya eklenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Bakanlık yönünden davanın kabulüne, davalı Kurum yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2017 tarihli ve 2017/1036 E., 2017/1662 K. sayılı kararı ile Kurumun hizmet tespiti davasında 5521 sayılı Kanun’un 7/4 üncü maddesinde yer alan hükme istinaden davalı olarak gösterilmesinin hatalı olduğu, öte yandan İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının şahsi sicil dosyası ile davalı işyeri dosyasının ve dönem bordrolarının celbedildiği, davacının aylık kaç saat çalıştığı ve bu çalışması karşılığında ödenen ücrete ilişkin kayıtların da dosya içinde bulunduğu, davacının gelen kayıtlara bir itirazının ve ücretini aldığı saatten daha fazla bir çalışma iddiasının bulunmadığı, bu itibarla ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayısının 5510 sayılı Kanun’un 80/h maddesi uyarınca 1 gün=7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma saatinin aylık gün sayısına dönüştürülerek hesaplanması gerektiği, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin içtihatlarının da bu yönde olduğu, bu hâli ile davacının Kuruma bildirilen hizmetlerinde eksiklik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bu esasa göre hazırlanmadığından yasal ve hukuksal duruma, davacının çalışmasının niteliğine uygun olmadığı gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı SGK yönünden davanın husumet yokluğundan, davalı Bakanlık yönünden ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 12.02.2019 tarihli ve 2018/330 E., 2019/857 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinde yapılan araştırma ile dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin hüküm kurmaya elverişli olmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince ücret ödeme belgeleri, puantaj kayıtları, davacı ile davalı ... arasında imzalanmış sözleşmelerin tamamı getirtilmeden prim ödeme gün sayısının 1 gün=7,5 saat esasına göre belirlenmesi gerektiğinden yola çıkılarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacının ek ders bordrolarında çalışmaları bulunduğu hâlde hizmetinin bildirilmediği veya eksik bildirilen dönem bulunup bulunmadığı yönünde araştırma da yapılmadığı, bu itibarla ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeler, ek ders ücret bordroları, atama kararları, günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtları getirtilerek davacının ücretini her ay aynı ücret şeklinde mi, yoksa her ay girdiği ders saatine göre değişen ücret şeklinde mi aldığının ve hangi sıfatla istihdam edildiğinin sorulması, vekil öğretmen olarak mı ücretli öğretmen olarak mı çalıştığının netleştirilmesi, Milli Eğitim Bakanlığından davacı ile aynı konumda olan kadrolu sınıf/branş öğretmeninin bir günde ve haftada kaç saat derse girmesi gerektiği sorulup davacının günlük girdiği ders saati belirlenmek suretiyle bununla karşılaştırılması, Milli Eğitim Bakanlığından ihtilaflı dönemde çalışmanın geçtiği okulda kadrolu olarak çalışan öğretmen, müdür, müdür yardımcılarından re'sen seçilecek tanıkların beyanlarına başvurulması ve davacının ücretinin girdiği ders saatine göre belirlenmesi hâlinde uyuşmazlığın 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu (506 sayılı Kanun) dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle; 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise bu Kanun'un 80/j maddesindeki hükme göre değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7 nci maddesine eklenen hükme göre davalı Kurumun fer'î müdahil olarak davaya katılmasına ve HMK hükümleri uyarınca davanın tarafı olmayan fer'î müdahil leh veya aleyhine hüküm kurulmasının hukuken mümkün olmamasına rağmen Kurum yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/1740 E., 2020/1299 K. sayılı kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 2005 yılı 4 üncü aydan 17.06.2016 tarihine kadar Çatak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı 1001615 ve 1013360 sicil numaralı işyerlerinde geçen çalışmalarının ayda 30 günün altında Kurum bildirildiği, davacının ücretli sınıf öğretmeni olarak çalıştığı, getirtilen puantaj kayıtlarına göre her gün günde 6 saat derse girdiğinin anlaşıldığı, davacının aylık prim ödeme gün sayısının 1 gün=7,5 saat esasına göre hesaplanarak Kuruma bildirilmiş olmasına rağmen bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırmalar neticesinde davacının her gün günde 6, haftada 30 saat derse girdiği, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından davacı ile aynı konumda bulunan öğretmenlerin de haftada 30 saat derse girdiklerinin belirtildiği, buna göre davacının kendisi ile aynı konumda bulunan kadrolu öğretmenler ile aynı şekilde derse girerek okulda mesaisini tamamladığı anlaşıldığından davacının çalıştığı süre içerisinde ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının kabul edilmesi; bu nedenle davacının işe giriş- çıkış tarihleri ile okulların açılış-kapanış tarihleri ve ayrıca dava dilekçesindeki talep dikkate alınarak belirlenen hizmetlerin tespiti gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 01.04.2005 - 16.05.2005, 01.10.2005 - 17.02.2006, 01.03.2006 - 20.06.2006, 01.10.2006 - 19.06.2007, 17.09.2007 - 14.06.2008, 01.10.2008 - 12.06.2009, 02.10.2009 - 18.06.2010, 01.10.2010 - 17.06.2011, 28.09.2011 - 17.02.2012, 14.03.2013 - 08.06.2012, 06.07.2012 - 31.08.2012, 10.10.2012 - 14.06.2013, 03.12.2013 - 13.06.2014, 02.10.2014 - 12.06.2015, 06.10.2015-07.04.2016 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile Çatak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
C. 2'nci Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairemizin 11.03.2021 tarihli ve 2020/10820 E., 2021/3147 K. sayılı kararı ile davacı, 2005-2016 döneminde ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talebi ile okulların açılış-kapanış tarihlerine göre ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Uyulan bozma ilamına göre, uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Kanun'un 80/j hükmüne göre değerlendirme yapılarak ve ücret bordroları ile puantaj kayıtları esas alınarak, çalışma süresi hesaplanmalı, böylelikle davacının eksik prim gün sayısı bulunup bulunmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyuşmayarak Verilen Direnme Kararı
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2040 E., 2021/1897 K. sayılı kararı ile somut olayda puantaj kayıtlarına göre davacının sınıf öğretmeni olarak her gün 6 saat olmak üzere haftada 30 saat çalıştığı, 5510 sayılı Kanun’un 4/1-c maddesi kapsamında kadrolu öğretmenlerin de davacı gibi her gün 6 saat olmak üzere haftanın 5 gününde toplam 30 saat çalıştıkları hâlde kadrolu öğretmenler yönünden ayda 30 gün üzerinden bildirim yapıldığı, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinin (g), (h) ve (j) bentlerindeki hükümler dikkate alındığında aynı maddenin (f) bendine göre davacı ile davalı Bakanlık arasında yazılı kısmi süreli hizmet akdi düzenlenmediği, bu nedenle eylemli olarak saat ücreti karşılığının ödenmiş olmasının saat ücreti ile çalışıldığını kanıtlayamayacağı, kaldı ki ders saatlerinin aralıksız devam etmesinin mümkün olmadığı, günde 6 saat ders verildiğine göre ders aralarında öğretmenin zamanını işyerinde bağımlı olarak geçirdiğinin dikkate alınması gerektiği, davacının günde 6 saat çalışması nedeniyle ek ders ücreti ile çalışmadığının ortada olduğu, bu durumda davalı işverenin çalışma saatlerinin 7,5 saate bölerek bildirimde bulunmasının hatalı olduğu, ayrıca Anayasa’nın 10 ve 60 ıncı maddelerinde düzenlemeler kapsamında kadrolu öğretmenlerle aynı koşullarda çalışan davacının aynı sosyal güvenlik hakkına sahip olması gerektiği belirtilerek önceki gerekçe de tekrar edilmek suretiyle direnme kararı verilmiştir.
E. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık ve fer’i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Dairemiz 12.09.2022 tarihli 2022/1742 Esas, 2022/10289 Karar sayılı kararı ile direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2022 tarihli, 2022/10-970 Esas, 2022/1725 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozmadan esinlenerek gerekçesini kısmen değiştirip daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçe ile yeni bir karar verildiği, bu durumda ortada Hukuk Genel Kurulu tarafından incelenmesi gereken direnme kararı değil yeni hüküm bulunduğu gerekçeleriyle yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
F. Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı Sonrası 3'üncü Bozma Kararı
Dairenin 15.01.2024 tarih ve 2023/2180 Esas, 2024/45 Karar sayılı kararında; "Davacı, 2005-2016 döneminde ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının talebi ile okulların açılış-kapanış tarihlerine göre ayda 30 gün üzerinden tam gün esası ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Usulü kazanılmış haklar gözetildiğinde uyulan (kapatılan) 21. Hukuk Dairesi bozma ilamına göre, uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise 5510 sayılı Kanun'un 80/j hükmüne göre değerlendirme yapılarak ve ücret bordroları ile puantaj kayıtları esas alınarak, çalışma süresi hesaplanmalı, böylelikle davacının eksik prim gün sayısı bulunup bulunmadığı belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozma nedenidir." gerekçesi ile Mahkemece verilen karar bozulmuştur.
G. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının Çatak İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü adına kayıtlı 1001615.65 sicil numaralı işyerinde, 2008 yılı Ekim ayında 16 gün 2008 yılı Kasım Ayında 11 gün 2008 yılı Aralık ayında 7 gün 2009 yılı Ocak ayında 11 gün 2009 yılı Şubat ayında 13 gün 2010 yılı Ocak ayında 17 gün 2010 yılı Şubat ayında 17 gün 2011 yılı Şubat ayında 6 gün 2011 yılı Eylül ayında 2 gün 2011 yılı Ekim ayında 8 gün
1003360.65 numaralı işyerinde, 2014 yılı Şubat ayında 15 gün 2014 yılı Mart ayında 14 gün 2014 yılı Nisan ayında 14 gün 2014 yılı Mayıs ayında 14 gün 2014 yılı Haziran ayında 5 gün 2014 yılı Ekim ayında 13 gün 2014 yılı Kasım ayında 14 gün 2014 yılı Aralık ayında 11 gün 2015 yılı Ocak Ayında 14 gün 2015 yılı Şubat ayında 10 gün 2015 yılı Mart ayında 6 gün 2015 yılı Nisan ayında 7 gün 2015 yılı Mayıs ayında 9 gün 2015 yılı Ekim ayında 16 gün 2015 yılı Kasım ayında 14 gün 2015 yılı Aralık ayında 12 gün 2016 yılı Ocak Ayında 5 gün 2016 yılı Şubat ayında 8 gün 2016 yılı Mart ayında 10 gün sigortalı hizmetin Kuruma eksik bildirildiğinin tespiti ile bu sürelerin Kuruma bildirilen süreye eklenmesine, bilirkişinin 27.05.2024 tarihli raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ile feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Bakanlık vekili; davanın tümden reddi gerektiğini, ücretli öğretmen statüsündeki davacının prim ödeme gün sayıları hesaplanırken 5510 sayılı Kanun'un 80/h maddesi uyarınca toplam aylık çalışma saatleri 1 gün= 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek hesaplanması gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Fer’i müdahil Kurum vekili; davacının çalışmaları bakımından hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı idare tarafından dosyaya sunulan belgelerde davacının davalı nezdinde sadece Kuruma bildirilen tarihler arasında çalışmasının bulunduğunu, Kuruma bildirilen tarihler dışında hizmet akdine tabi bir çalışmasının bulunmadığını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalışmasına rağmen Kuruma bildirilmeyen eksik günlerinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
Davanın 5510 sayılı Kanun’un 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7 nci maddesi hükmünde “bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı, 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunlar ile 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Kanun’un geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilirler” hükmü gözetildiğinde, eldeki somut uyuşmazlığın dayandığı mevzuat hükümleri 506 sayılı Kanunu’nun 79’uncu maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 4/2-f, 80/1-j, 86/9'uncu maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri olup ücretli öğretmenlerin çalışma esasları ve çalışmaları sırasında tabi olacakları statü, bu mevzuat kapsamında düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un usta öğretici ve uzman olarak çalışanların prim ödeme gün sayısını düzenleyen 80/j maddesine göre ise; Milli Eğitim Bakanlığına bağlı her derece ve türdeki örgün ve yaygın eğitim kurumlarında ek ders ücreti karşılığında ilgili mevzuatı çerçevesinde uzman ve usta öğretici olarak çalıştırılanların prim ödeme gün sayısı 30 günü aşmamak kaydıyla, bir takvim ayı içerisinde hak kazandıkları brüt ek ders ücreti toplam tutarının, prime esas günlük kazanç alt sınırına bölünmesi sonucu bulunur. Bu şekilde yapılacak hesaplamalarda tam sayıdan sonraki küsuratlar ise dikkate alınmayacaktır. 4857 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır.
13.madde hükmü, anılan mevzuattaki düzenlemelere egemen olan ilkelerle birlikte ele alındığında, ücretli öğretmenlerin çalışma ilişkilerinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelendirilmeye olanak verecek bir bağımlılığın bulunmadığı, bunların, öngörülen ve önceden belirlenen süre içerisinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıkları belirgindir. Davacının, çalışma esasları ile çalışması sırasında tabi olacağı statü yukarıda sıralanan mevzuat çerçevesinde ayrıntılı bir düzenlemeye tabi tutulmuş olup; anılan düzenlemelere egemen ilkeler ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13 üncü maddesinde yer alan “İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşme kısmi süreli iş sözleşmesidir.” hükmü de gözetildiğinde; çalışma ilişkisinde, “tam süreli iş sözleşmesi” olarak nitelenmeye olanak verecek bir bağımlılık ilişkisinin bulunmadığı, ücretli öğretmenlerin öngörülen ve önceden belirlenen süre dâhilinde bir çalışma yükümlülüğünü kabullendikleri ve ders saati karşılığında da ücrete hak kazandıklarını göstermektedir.
3.Değerlendirme
Davacı, ücretli öğretmen olarak tam gün esası ile çalıştığını ancak çalıştığı dönem içerisinde çalışmalarının Kuruma eksik olarak bildirildiğini ileri sürerek Kuruma bildirilmeyen eksik günlerinin tespiti isteminde bulunmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; ilgili İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden ihtilaflı dönemin tamamını kapsayan davacı ile imzalanan tüm sözleşmeler, ek ders ücret bordroları, davacının günlük ve haftalık girdiği ders saatlerini gösteren tüm puantaj kayıtları dosya arasına alınmış, davacının ücretinin aylık olarak her ay girdiği ders saatine göre değişen bir ücret şeklinde aldığı belirlenerek davacının ücretli öğretmen olarak çalıştığının netleştirildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davada, Bölge Adliye Mahkemesince uyuşmazlığın 506 sayılı Kanun dönemine isabet eden kısmı bakımından 1 gün=7,5 saat çalışma esasından hareketle, 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönem bakımından ise davacının aynı Kanun'un 80/j maddesi kapsamında çalıştığı varsayılarak hüküm kurulduğu görülmektedir. Yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında Bölge Adliye Mahkemesince kayıtlardaki çelişkiler giderilerek, ücretli öğretmen statüsündeki davacının tespite konu tüm dönemde hangi aylar kaç saat çalıştığı tespit edilmeli, prim ödeme gün sayıları hesaplanırken toplam aylık çalışma saatleri, 1 gün = 7,5 saat esası üzerinden aylık çalışma gün sayısına dönüştürülerek, varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.