6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Yukarıda tarafları yazılı olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin dayanağının müvekkilinin ... Nakliyat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ... Bankasına olan borçlarına kefil olmasının gösterildiğini, takibin kesinleştiğini ve yazılan talimat ile Dikili İcra Müdürlüğünün ... Talimat sayılı dosyasında müvekkilinin taşınmazının satışı aşamasına geçildiğini ancak müvekkilinin icra takibine dayanak kredi sözleşmelerini kefil olarak imzalamadığını imzasının taklit edildiğini söz konusu belgelerdeki müvekkiline isnat edilen imzaları kabul etmediklerini belirterek icra dosyasından yapılacak satışın durdurulması veya ihale yapılacak olsa dahi alıcı adına tescil edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, İZmir .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına konu borç nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının zorunlu arabulucuk başvurusunu yapmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı ... Bankası A.Ş. ile yine dava dışı ... Nak. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Arasında 22.11.2011 tarihinde Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi akdedildiğini ve akdedilen bu sözleşmede davacı borçlu ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğunu, dava dışı şirkete iş bu sözleşme kapsamında krediler kullandırılıp ve bu kredilerin geri ödemesinde dava dışı asıl borçlu şirket ve kefiller sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmediğini, bu kapsamda dava dışı ... Bankası A.Ş. tarafından İzmir .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyası ile dava dışı borçlular ve davacı borçlu adına icra işlemlerine girişildiğini ve söz konusu icra takibi kesinleştiğini, 2013 yılından itibaren devam eden süreçte yani yaklaşık 6 yıllık sürecin hiç bir evresinde davacı borçlunun İzmir .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine konu alacağa ilişkin Genel Kredi sözleşmesinin varlığına, sözleşmede bulunan imzanın kendisine ait olmadığı iddiasını dile getirmediğini, davacı tarafça çelişkili davranışta bulunma yasağına aykırılık sebebiyle menfi tespit davasında öne sürülen imza itirazına ilişkin iddiaların dinlenilmeyerek davanın reddine karar verilmesini, davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince TTK nun 4 maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.
HMK 115/1 md. gereğince ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır...'' hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve yasal mevzuat birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun menfi tespit talebini içerdiği ve Türk Ticaret Kanunu'na 06/12/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan para alacaklarına ilişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen 5/A mad gereğince dava açılmadan önce "Arabulucuya" başvurulması gerektiği ancak mahkememize Arabulucuya Başvurma dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1.Davanın Türk Ticaret Kanunu 5/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ve 115/2. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine,
2.Alınması gereken 44,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 3.754,29 TL harçtan mahsubu ile kalan 3.709,89 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/05/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)