2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2021/14575 E. , 2024/7856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 116/2 maddesindeki iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 67/2. maddelerinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin, zamanaşımını en son kesen işlem olan 29.04.2015 olan sorgu tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.22.06.2016 tarihli duruşmada aklî sağlığı ile ilgili rapor alınmasına karar verilen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atandıktan sonra sorgusunun müdafii bulundurularak yapılması gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafii bulunmaksızın yapılan sorgusu ile yetinilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2.Kabule göre de;
Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca suç tarihi olan 16.12.2014 tarihi itibariyle işlediği fiilin hukukî anlam ve ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışları yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı veya önemli derecede olmamakla birlikte fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı konusunda Adil Tıp Kurumu İhtisas Kurulundan rapor alınmaksızın Muş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün sanığın suç tarihinde mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta olan tedaviye dirençli parkinson devrede olduğunun anlaşıldığı, bu duruma göre; ...’in 16.12.2014 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu olmadığı kanaatini bildirdiğine dair 31.05.2016 tarihli raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.