Esas No
E. 2024/1706
Karar No
K. 2024/2219
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/1706

KARAR NO: 2024/2219

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 19.09.2024

NUMARASI : 2024/1062 D.İş 2024/1062 Karar

TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 25.12.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 25.12.2024

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.09.2024 tarih 2024/1062 D.İş 2024/1062 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

İhtiyati haciz isteyen davacı vekili, müvekkili banka tarafından ... Şti. ve ... Ltd. Şti ile ..., ... ve ...'un müteselsil kefaleti ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak kredi kullandırıldığını, kredilerin geri ödenmemesi üzerine borçlulara 15.04.2024 tarihli hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, buna rağmen kredi borcunun bugüne kadar ödenmediğini, borçluların piyasaya büyük miktarda borçlandıkları, mali müzayaka içerisinde bulundukları, ödemelerini tatil ettikleri, icrai işlemlere maruz kaldıkları, borçları karşılar nitelikte malvarlığı bulunmadığı yönünde bilgiler edinildiğini iddia ederek, 9.123.485,63 TL alacakları için takdir edilecek teminat mukabilinde borçluların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 02.08.2024 tarihli karar ile, karşı taraf ... ve ... yönünden ihtiyati haciz isteyenin talebinin kanuna uygun görüldüğü, borcun vadesinin geldiği ve rehinle temin edilmediği gerekçesiyle dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile İİK 257. maddesi uyarınca borçlular ... ve ...'un menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla nakit alacak yönünden %15 (397.316,21 TL) nakit veya kesin ve süresiz bir banka teminat mektubunun ibrazında, 2.648.774,76 TL borca yeter miktarının yasal sınırlamalar göz önünde tutularak ihtiyaten haczine, fazlaya ilişkin ihtiyati haciz talebinin yargılamayı gerektirdiğinden reddine, ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin 13.10.2023 sözleşme tarihi itibariyle ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve temsilcileri olduğunu gösterir kayıt ile eş muvafakat belgesi ibraz edilmediğinden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı aleyhine ihtiyati haciz talep edilenler vekili tarafından itiraz yoluna başvurulmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ : Mahkemece 19.09.2024 tarihli ek kararı ile;

İİK 265. madde kapsamında yetki hususunun ihtiyati hacze itiraz sebebi olarak açıkça düzenlendiği, bu nedenle yetki hususunun itiraz üzerine incelenmesi gerektiği,

İİK 258. madde hükmü uyarınca İİK'nun 50. maddesine göre ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verileceği,

İİK 50. maddesinde HMK'nun yetkiye ilişkin hükümlerine atıf yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 32.2.2. maddesinde İstanbul merkez Çağlayan Mahkeme ve İcra dairelerinin de yetkili olduğunun kabul edildiği, söz konusu yetki şartının HMK 17. madde kapsamında kesin yetki şartı olarak kararlaştırılmadığı,

HMK'nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak alacaklının ikametgah yeri mahkemesinin yetkili mahkemelerden biri olduğu,

HMK'nun 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin aleyhine ihtiyati haciz talep edilen tarafın yerleşim yeri mahkemesi olduğu,

HMK'nun 14/1 maddesi uyarınca da bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu; Somut olayda ihtiyati haciz talep eden banka ile genel kredi sözleşmesi düzenleyen lehdar şirketlerin adreslerinin Bandırma'da, yine kefillerin adreslerinin de Bandırma'da olduğu, genel kredi sözleşmesinin ihtiyati haciz talep eden bankanın Balıkesir-Bandırma Şubesince düzenlendiği, bu halde sözleşmenin ifa yerinin de şubenin bulunduğu adres olduğu, ihtiyati haciz kararına itiraz eden tarafların adresinin de Bandırma Balıkesir olduğu, bu durumda mahkemenin yetkili olmadığı, yetkili mahkemenin Bandırma ilçesinin yargı çevresine göre Balıkesir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına itirazın kabulü ile, mahkemenin yetkisizliği nedeniyle 02.08.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili, ihtiyati haciz kararının İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2024/70499 E. sayılı dosyası ile tatbik edildiğini, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından 'borcun muaccel olmadığı ve henüz vadesi gelmediği, ödenmemiş taksit olmadığı yönünde itiraz ileri sürüldüğünü, ancak itiraz edenlere ihtar ile verilen sürenin geçmesine rağmen müvekkili bankanın alacağına kavuşamadığını, alacağı güvenceye bağlı olmayan müvekkili bankanın ihtiyati haciz isteminde bulunmaya kanunen hak kazandığını, imzalanan kredi sözleşmeleri gereğince kullandırılan krediler nedeniyle borçluların müvekkili bankaya büyük miktarda borçlu olduklarını, ihtiyati haciz kararına itiraz edenlerin müvekkili banka tarafından dava dışı .... Şti ve ... Şti. ile imzalanan kredi sözleşmelerini kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kendi el yazıları ile sorumlu oldukları azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olduklarını yazıp imzaladıklarını, yapılan sözleşmenin usul ve yasalara uygun olduğunu, itiraz edenler hakkında görülen konkordato davalarının alacaklarının bir başka kanıtı olduğunu, ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin İİK 265. maddesinde tahdidi olarak sayılmış olduğunu, borçluların bu sebeplerin hiçbirisini içermeyen itirazlarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, davacıların yetki itirazının yersiz, hukuksuz ve haksız olduğunu, takibin yetkili icra müdürlüğünde, davanın yetkili mahkemede açıldığını,

TTK 702/1 maddesi gereği aval veren kişinin, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olduğunu, dolayısıyla ana borçlu için uygulanan yetki kurallarının aval veren kişi için de uygulanacağını, yetki itirazında bulunurken, doğru bir biçimde yetkili mahkemenin de gösterilmesi gerektiğini, genel haciz yolu ile ilamsız takiplerde yetkili icra dairesinin İİK m. 50’de düzenlendiğini, genel yetki kuralına göre borçlunun yerleşim yerinin genel yetkili olduğunu, ancak ilamsız takiplerdeki özel yetki kurallarından sözleşmeden doğan para borçları sebebiyle yapılan takiplerde para borçlarının alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklının sözleşmeden doğan bir para alacağını kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğini, somut olayda da zaten sözleşmede belirtilen şekliyle kanunen yetkili mahkeme ve icra dairelerinin yanında İstanbul Merkez/Çağlayan Mahkeme ve icra dairelerinin de yetkili olduğunun kabul edildiğini belirterek, 19.09.2024 tarihli ihtiyati haczin kaldırılmasına dair ek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE

Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

İcra İflas Kanunu'nun 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği belirtilmiştir.

Aynı Yasa'nın 50. maddesinde ise bu konuda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur denilerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmuştur. İhtiyati haciz kararının verildiği tarihte 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 447/2. maddesi uyarınca yetki uyuşmazlığının giderilmesinde 6100 sayılı Kanun'un yetkiye ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla tatbiki gereklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. ve 7. maddelerinde; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, davalının birden fazla olması halinde davanın, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, 14. maddesinde ise şubenin işlemlerinden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, alacaklı banka tarafından İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de, borçlular ile yapılan genel kredi sözleşmelerinin alacaklı bankanın Bandırma Şubesinde düzenlendiği, borçluların her birinin sözleşmeye göre adreslerinin Bandırma olduğu, İzmir'de kayıtlı bir adreslerinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Sözleşme kapsamında İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Bu durumda, borçluların adresi ile sözleşmenin akdedildiği banka şubesinin kararı veren mahkemenin yargı sınırları dışında Balıkesir Bandırma'da bulunması ve HMK hükümlerine göre alacaklı bankanın İzmir'de de şubesinin bulunmuş olmasının İzmir Mahkemelerini yetkili kılamayacak olması karşısında, ilk derece mahkemesince yetki itirazının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.İhtiyati haciz isteyen (alacaklı) yönünden istinaf karar harcı olan 704,50 TL'den peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 276,90 TL'nin ihtiyati haciz isteyenden (alacaklıdan) alınarak hazineye gelir kaydına,

3.İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin (alacaklının) yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog