2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/7033
- Karar No
- 2024/9726
- Karar Tarihi
- 11.06.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- DÜŞÜRÜLMESİNE
2. Ceza Dairesi 2024/7033 E. , 2024/9726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
ŞİKÂYETÇİLER : İçişleri Bakanlığı, ...
I.Sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesi, Görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından dolayı doğrudan zarar görmeyen şikayetçi kurumun hükümleri temyiz yetkisi bulunmadığından şikâyetçi kurum vekilinin temyiz talebinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulun mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ve şikâyetçi İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesi,
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan sıfatını alabilecek surette kamu malına zarar verme suçundan zarar görmüş bulunan şikâyetçi İçişleri Bakanlığının duruşmadan usûlüne uygun haberdar edilmediği, gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ederek katılma iradesini açıkça ortaya koyduğu anlaşıldığından, suçtan zarar gören kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2. madde ve fıkrası uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında kamu malına zarar verme suçunu işlediği iddiasıyla açılan davada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 152/1-a maddesinin gerektirdiği cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımının, 31.03.2016 olan mahkumiyet tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca hâlen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.