2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
...
Mahkememizde görülen Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/01/2019-31/12/2019 tarihleri arasındaki alışverişlerinden dolayı davalı tarafa verilen siparişlerin teslim edilmediğini, siparişe binaen yapılan ödemelerle ilgili 64.456,12 TL fazla ödemenin bulunmasına rağmen müvekkili şirkete herhangi bir mal tesliminin yapılmadığını, ihtar çekilmesine rağmen fazla yapılan ödemenin müvekkili şirkete iade edilmediğini belirterek fazla yapılan 64.456,12 TL 'nin 14/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı herhangi bir beyanda bulunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ticari satıştan kaynaklanan alacak davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir.
Davanın, 6102 sayılı TTK' nın 5/A maddesi gereğince; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu ticari davalardan olduğu, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesi gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Mahkememizce seçilen mali müşavir bilirkişi Demet Meteoğlu 30/03/2022 tarihli raporunda; davalı ve davacı firmanın arasında yazılı sözleşmenin olmadığını, mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkilerinin olduğunu, davacı şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2.mad yer alan şartları sağladığı delil olarak değerlendirilebileceğini, dava konusu faturanın ticari defterlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine usulüne uygun olarak kaydedildiğini, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisinde fazla ödemeden kaynaklı 64.456,12 TL alacaklı olduğunu, 10.189,36 TL faiz olmak üzere toplam 74.645,48 TL alacağı olduğunu belirtmiştir.
Davalı taraf defterlerini ibraz etmemiştir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır ( 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir.
2.fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.(Yargıtay 23 HD 2015/2467 E 2015/7975 K ve 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. İBK)
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; Davanın taraflar arasındaki ticari ilişki gereğince davalı tarafça davacıya teslim edilmesi gereken ve davacı tarafından ödemesi yapılan ürünlerin teslim edilmemesinden kaynaklı yapılan fazla ödemenin iadesine ilişkin olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, ticari ilişkinin taraflarca inkar edilmediği, somut uyuşmazlıkta davalının ticari ilişkiye konu mal veya hizmeti davacıya teslim ettiğini, davacının ise buna istinaden fazla ödeme yaptığını ispatla yükümlü olduğu, dosyanın taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının ve ticari ilişki var ise borcun miktarının tespitine yönelik taraf defterlerinin incelenmesi için bilirkişiye tevdi edildiği, davalı tarafından defterlerin sunulmadığı, davacı tarafın defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 30/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ve davacı firmanın arasında yazılı sözleşmenin olmadığı, mal/hizmet tedarikinden dolayı faturaya dayalı cari hesap ilişkilerinin olduğu, davacı şirketin yasal ticari defterlerinin HMK'nın 222/2.mad yer alan şartları sağladığı delil olarak değerlendirilebileceği, dava konusu faturanın ticari defterlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununun hükümlerine usulüne uygun olarak kaydedildiği, davacının defter ve kayıtlarına göre cari hesap ilişkisinde fazla ödemeden kaynaklı 64.456,12 TL alacaklı olduğunu, 10.189,36 TL faiz olmak üzere toplam 74.645,48 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, raporun usule ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, bu haliyle taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabulünün gerektiği, davalı tarafından kesilen faturanın vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, bildirimi yapılan tutarın davacı tarafından bildirilen tutar ile örtüştüğü, davacı tarafından yapılan fazla ödemenin iadesi için davalıya Adana 18. Noterliğinden ... nolu ihtarname gönderildiği, davalının teslim etmesi gereken ve ödemesi yapılan ürünleri teslim etmediği yapılan fazla ödemeden haberdar olduğu anlaşıldığından davacının davalıdan 64.456,12 TL asıl alacağının olduğu davalı tarafından teslim edilmesi gereken ama teslimi yapılmayan ürünlerin teslim edildiğine ilişkin herhangi bir yazılı belge ve ticari defterlerini ibraz etmediği, davacının fazla ödeme yaptığı gözetilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın Kabulüne,
64.456,12 TL asıl alacağı 14/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 4.402,99 TL den peşin alınan 1.100,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.302,24TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.AAÜT gereğince hesaplanan 9.179,30TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4.Davacının yapmış olduğu 1.092,80 TL yargılama gideri ile peşin ödenen 1.100,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5.Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6.Fazla yatan avans var ise karar kesinleştikten sonra talep sahibine iadesine,
Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2022 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)