11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/2885 E. , 2010/7920 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜ : ..., ...
1.Önceki mahkumiyet hükmünün kesinleşmesinden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece duruşma açılarak önceki hükmolunan ceza ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlendikten sonra, önceki hükmün sanık lehine olduğunun tespiti halinde, kesinleşmiş hükümde değişiklik yapılamayacağı ve “karar verilmesine yer olmadığına, önceki hükmün aynen infazına” karar verilmesi gerektiği, mahkümiyet hükmünde değişiklik (uyarlama) yargılamasında yeni yasanın lehe sonuç doğurduğu saptandığında ise, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 gün ve 2008/1-89-2008/158 sayılı kararında da açıklandığı şekliyle, yeniden kurulan hükmün gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 230 ve 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması, Ceza Muhakemesi Kanununa göre hüküm fıkrasında bulunması zorunlu unsurları taşıması, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, nitelendirilmesi ve 232/6. maddesi uyarınca yeniden karar verilmesi gerekirken bu ilkelere uyulmadan ve gerekçe gösterilmeden hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2.TCK.'nun 61.maddesi gereğince hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edildiği halde 158/1-e maddesi ile tayin olunan hürriyeti bağlayıcı ceza yanında adli para cezasına esas alınan gün sayısının ayrıca gerekçe gösterilmeden, aynı gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
3.5237 sayılı TCK.nun 158/1-e ve 43. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezalarının aynı Yasanın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirilmesi neticesinde 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi,
4.5327 Sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar, 1.fıkrada yer alan diğer bentlerdeki hak yoksunluklarının ise hapis cezasının infazına kadar hükmedileceğinin gözetilmemesi,
5.Karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa nedeniyle kesinleşmiş hükmün yeniden değerlendirilmesi için yapılan yargılama giderlerinin yargılamaya neden olmayan hükümlüye yüklenemeyeceği ve bu yargılama nedeniyle katılan lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağı, ancak yeni hükmün kesinleşmesi üzerine önceki kararın infaza esas alınacak hüküm bölümü ortadan kalkıp geçerliliği sona ereceği için, önceki hükümdeki yargılama giderleri ile vekalet ücretinin infazda doğabilecek kuşku ve duraksamaları gidermek üzere uyarlama kararında da aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeden iptal edilen önceki karara atıf yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı, hükümlü ... ve hükümlüler müdafiilerinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.