11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/9431 E. , 2010/8186 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.02.2007 gün, 46/39 ve 29.05.2007 gün, 114/113 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı CMK.nun 232. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma olanağı bulunup bulunmadığı, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerektiği, aynı Kanunun 34. maddesinin 2. fıkrasında da, kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekillerinin gösterilmesinin zorunlu olduğu, yerel mahkeme kararında ise, başvuru süresinin başlangıç tarihinin belirtilmediği anlaşıldığından, sanık ve müdafii ile sanık ... müdafiinin vaki temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılığın, kamu kurumu olan tapu sicil müdürlüğünü aracı kılmak suretiyle işlendiğinin iddia olunması karşısında; sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. (5237 sayılı TCK.nun 158/1-d) maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması, yasaya aykırı isede usul ekonomisi gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanıklar , ... ve ...’a yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.08.2000 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiğinden ve sanık ile sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak bu konuda karar verilmesi mümkün bulunduğundan, adı geçen sanıklar hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.