11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/35237 E. , 2024/11693 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Sanıklar ..., ..., ...
ve ... hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan ve sanıkların ...'ne yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere ilişkin sanık müdafilerinin temyiz talepleri yönünden;
Toprak Mahsulleri Ofisine yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken adli para cezasının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı TCK'nın 62.maddesinde düzenlenen 1/6 oranında takdiri indirim yapılırken hesap hatası sonucu sanıklar hakkında eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamanın hukuka uygun olduğu, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiillerin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ..., ...
ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan diğer hükümler yönünden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanıkların iştirak halinde sahte ilaç raporları, reçeteler ve küpürler tanzim edip fatura etmek suretiyle; Sosyal Güvenlik Kurumunu 86.068,04TL, Haymana Belediyesini 2064,64TL zarar uğratarak menfaat temin ettikleri, Ziraat Bankasını ise 1.466,00TL fatura ederek menfaat temin etmeye teşebbüs ettikleri olayda; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158/e. maddesi uyarınca 158 inci maddesinin son fıkrası gereği adli para cezası belirlemeye; Sosyal Güvenlik Kurumunun zararının 86.068,04TL olması karşısında 8606 gün üzerinden başlanması gerekirken 8700 gün üzerinden başlanması, Haymana Belediyesinin zararının 2064,64TL olması karşısında 206 gün üzerinden hesaplamaya başlaması gerekirken 210 gün üzerinden başlanması, Ziraat Bankasının ise 1.466.00TL zarara uğratmaya teşebbüs etmeleri karşısında 146 gün üzerinden adli para cezası belirlenmeye başlanması gerekirken 150 gün üzerinden başlanması suretiyle sanıklar hakkında fazla adli para cezası tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanıkların müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden sırasıyla; (3) no.lu bentte düzenlenen Sosyal Güvenlik Kurumuna yönelik eylem yönünden adli para cezasının belirlenmesi ile ilgili kısımdan "8700"gün, "7250gün", "145.000TL" ibarelerinin kaldırılarak yerlerine sırasıyla "8606gün", "7171 gün", "143.420TL, ibarelerinin eklenmesi, (5) no.lu bentte Haymana Belediyesine yönelik eylem yönünden adli para cezasının belirlenmesi ile ilgili kısımdan "210"gün, "105gün", "87gün" ve "1740TL" ibarelerinin kaldırılarak yerlerine sırasıyla "206gün", "103 gün","85gün" ve "1700TL" ibarelerinin eklenmesi, (6) no.lu bentte Ziraat Bankasına yönelik eylem yönünden adli para cezasının belirlenmesi ile ilgili kısımdan "150"gün, "75gün", "62gün" ve "1240TL" ibarelerinin kaldırılarak yerlerine sırasıyla "146gün", "73 gün", "60gün" ve "1200TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C. Sanıklar ...
ve ... hakkında kurulan hükümlere ilişkin sanık müdafileri ve katılan vekilinin temyiz talepleri yönünden;
Sanıklara yüklenen “görevi kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıkların sorgularının yapıldığı 13.04.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ile sanıkların müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.