Esas No
E. 2024/2317
Karar No
K. 2024/2040
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T. C.

K A Y S E R İ

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/2317

KARAR NO: 2024/2040

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 24.09.2024 (Ara Karar)

NUMARASI: 2024/560 Esas-

DAVA: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 17.07.2024

İSTİNAF KARARININ

VERİLDİĞİ TARİH: 27.12.2024

YAZILDIĞI TARİH: 27.12.2024

Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/560 Esas sayılı dosyasında verilen ara karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle; ... günü saat 04.25 sularında şüpheli ...'ın sevk ve idaresinde bulunan, ticari ... plakalı araç, ...Mahallesi ... Bulvarında müvekkil ...'in içerisinde bulunduğu ... plakalı ve ... idaresinde bulunan araca çarptığını ve neticesinde araç sürücüsü ...'ün vefat edip müvekkilinin ağır yaralandığı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasına istinaden öncelikle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/23230 soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/13424 numaralı iddianamesi ile Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/392 E. Sayılı dosyası ile kovuşturma aşamasına geçildiğini, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacı reşit olmayan müvekkilinin, kazadan sonra hayatını doğal akışında devam ettiremediğini, bedeninde meydana gelen yaralanmalar sebebiyle çevresindeki kişilerden yardım talep etmek zorunda kaldığını, genç yaşta vücudundaki bu kırıklar sebebiyle ağır zarara uğradığını, erkek arkadaşını da anılan kazada kaybettiğini, bu durum yüzünden depresyona girdiğini, tüm bu sebeplerle müvekkilinin manevi açıdan da yıprandığını, reşit olmayan müvekkilin maddi-manevi olarak yıpranma süreci, bu yaşa kadar türlü zorluklarla çocuğunu büyüten velayet sahibi anne üzerinde de tamir olunamaz yaralar açtığını, küçüğün erkek arkadaşını da elim kazada kaybedip sık sık sinir krizi geçirmesi, yaşama isteğinin kalmadığını ve geleceğe dair umutla bakamadığını eğitim hayatının, iş hayatının bittiğini ifade etmesinin müvekkili anneyi de adeta çaresiz bıraktığını, zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminatın haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale geleceğini, müvekkillerinden ...'nün eşinden boşandığını ve müvekkili ... ile aynı evde kiracı olarak hayatlarını idame ettirdiklerini, müvekkili ...'nin babasının vefatından dolayı ölüm aylığı aldığını ve müvekkillerinin geçimini bu gelirle sağladıklarını, günümüz ekonomisinde müvekkili ... ve ...'in zaten geçimini zor sağlamakta iken bir de bu talihsiz kaza sebebiyle ekonomik olarak da daha zor duruma düştüklerini, müvekkilleri ... ve kızı ... hakkında yapılacak olan sosyal ekonomik incelemede müvekkili ...'nin babasının vefatından dolayı ölüm aylığı aldığı, ancak günümüz ekonomik şartlarında bu aylığın kendisinin ve kızının geçimini sağlamaya yetmediği, hizmet sektöründeki türlü işlerde çalışarak çocuğunu bu güne getirdiğinin ortaya çıkacağını, kazadan sonra reşit olmayan küçüğün tamamen başkasının bakımına muhtaç durumda olduğundan müvekkili annenin gün boyu küçükle ilgilendiğini ve hiçbir şekilde çalışamadığını, bunun yanında türlü tedavi masrafları altında adeta ezildiğini belirterek öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, davalılar tarafından, müvekkilinin hakkını elde etmesini engellemek amacıyla dava konusu araç ve adlarına kayıtlı malvarlıklarını 3. kişilere devri söz konusu olabileceğinden, ... plakalı araç, plakanın kendisi (Ticari taksi olduğu için) ve UYAP kanalıyla tespit edilecek davalılar adına kayıtlı taşınmaz ve araçların dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede ihtiyati haciz konulmasına, yine 3. Kişilere devrinin engellenmesi amacıyla uygun görülecek şekilde ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, geçici ödeme talebinin kabul edilerek; mahkeme tarafından re’sen belirlenecek ve 100.000,00 TL' den aşağı kalmayan miktardaki geçici ödeme tutarının olay tarihinden; işletilecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 98.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL tedavi giderinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, kaza tarihinde reşit olmayan çocuk yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL bakıcı giderinin davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine, kaza tarihinde reşit olmayan küçüğün yaşadığı derin üzüntü ve elem için 1.500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ..., ...'den olay tarihinden itibaren ticari avans faiziyle müteselsilen ve müştereken tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, davacı velayet sahibi annenin, velayeti altında çocuğunun ağır bedensel yaralanmaya maruz kalması sebebiyle yaşadığı derin üzüntü ve elem için 500.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle müteselsilen ve müştereken tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve tazminat kalemleri için ayrı ayrı vekâlet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde sigortalı olup, işbu davanın müvekkili ...yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından başvuru şartının yerine tam olarak getirilmediğini, hasar dosyası içerisinde yer alan maillerden de görüleceği üzere, müvekkili kurum tarafından, davacıdan birtakım bilgi ve belgeler istenmesine rağmen, davacı tarafça gerekli belgelerin gönderilmediğini, kazanın oluşumunda kusur oranının tespit edilmesi gerektiğini, ailenin bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal etmesi durumunun kusur incelemesinde göz önüne alınması gerektiğini, kaza nedeniyle davacının maluliyeti oluşup oluşmadığının bizzat muayene ile tespit edilmesi gerektiğini, davacılara fiilen bakıcı tutulduğuna dair dosyada herhangi bir veri bulunmayıp, raporda tespit edilen hususların usul - yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili kurumun iş göremezlik zararlarını karşılamasının mümkün olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu ve ... plakalı araç sürücüsü ... mirasçıları ve araç maliki davalı ... tarafından kaza nedeniyle davacıya maddi tazminata mahsuben ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun sorulması gerektiğini, müvekkil kurumun sorumluluğunun teminat limitleri dahilinde olduğunu, sorumluluğu aşar nitelikte karar verilmemesi gerektiğini, müvekkili kurumun temerrüdünün dava tarihi itibariyle oluşmuş olup, müvekkili kurumun ticari şirket olmadığından yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle; Hukuk ve hakkaniyete aykırı buldukları davayı ve beyanlarını kabul etmediklerini, davaya ilişkin zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davanın esasına girmeden evvel öncelikle davacının dava dilekçesindeki neticeyi talep kısmının 3 numaralı geçici iş göremezlik ve kalıcı meslekte kazanma gücü kaybına bağlı maddi tazminat taleplerine ilişkin 98.000,00 TL maddi tazminat talebinin hangi talep için ne kadar olduğunun açıklattırılması gerektiğini, davacının, davaya konu üzücü kaza olayında kazaya karışan araçlardan ... plakalı vefat eden ...'ün sürücüsü olduğu araçta yolcu olarak bulunduğunu, kazaya ilişkin müvekkili ... aleyhine vefat eden ... mirasçıları tarafından açılmış ve derdest olan Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/310E. sayılı dosyası ve de ... plakalı araç malikinin açmış olduğu ve derdest olan Kayseri 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/293E. numaralı davalar bulunduğunu, ayrıca bu kaza olayına ilişkin Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2023/392E. Numaralı dosyasında da yargılımanın devam ettiğini, dava dilekçesinde, davacının müvekkiline isnat ettiği kusur durumunu kabul etmediklerini, davacının yolcu olarak içinde bulunduğu araç sürücüsünün aşırı hızlı, alkollü ve bu yönüyle bizce asli ve tam kusurlu olduğunu, bu sebeplerle davacının dava dilekçesindeki kusura yönelik beyanlarını kabul etmediklerini, ayrıca davacının kazaya konu araçta emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun bu bağlamda müterafik kusur durumunun da irdelenmesi ve netleştirilmesi gerektiğini, davacının kazada emniyet kemeri takmadığını, aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte aleyhe karar verileceği ihtimalinde davacının da kusurunun göz önüne alınması gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen davacının maluliyeti noktasındaki iddiaları da kabul etmediklerini, davacının, davaya konu trafik kazası sebebiyle beden gücü kaybına uğradığına dair somut ve kati bir rapor bulunmadığını, bu durumun yargılama esnasında mahkemece davacı ...'in bizzat muayenesi ile adli tıptan rapor aldırılarak tespit ettirilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesindeki manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini, araç sürücüsünün, kaza yerindeki yasal hız sınırının neredeyse 3 katı hızda olması, sürücüsünün alkollü olması ve sair sebepler doğrultusunda sürücü ...'ün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı ...'in kaza esnasında emniyet kemeri takmaması sebebiyle de müterafik kusuru bulunduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk derece mahkemesince 24/09/2024 tarihinde duruşmalı olarak yapılan itiraz değerlendirilmesi sonucunda; Davalı ... vekili tarafından ihtiyati haciz kararı bakımından yapılan itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

Taraflarca İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... vekili, süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, aracın müvekkiline ait olup müvekkilinin de söz konusu kazadan kaynaklanan zararı bulunduğunu, mahkeme tarafından 15.08.2024 tarihli ara kararda eksik araştırma ve inceleme neticesinde müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, itirazlara konu ihtiyati haczin, usul ve yasalara aykırı olmakla beraber kanunlarda düzenlenmiş şartların gerçekleşmediğini, ihtiyati haciz şartlarından birisinin de ihtiyati haciz talep eden tarafın ihtiyati haciz sebebine dair somut delil sunmuş olması olduğunu, somut durumda davacı tarafça bu yönde herhangi bir somut delil sunulmadığını ve bu durum nazara alınmayarak müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı verildiğini, eldeki davada müvekkilin kusuru bulunmamasına rağmen müvekkilinin mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasının hak kaybına sebebiyet vereceğini, müteferrik kararda eksik araştırma ve inceleme neticesinde ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin karar verilmiş olup dosya kapsamında hukuka aykırı şekilde müvekkili aleyhine ihtiyati haiz kararı verildiğini, ihtiyati haczin, usul ve yasalara aykırı olmakla beraber kanunlarda düzenlenmiş şartların gerçekleşmediğini, bu kararın haksız ve hukuki dayanaktan uzak, yasa koyucunun geçici bir tedbir olan ihtiyati haczi düzenleme amacına aykırı olduğunu, ihtiyati haciz sebepleri ve haczedilecek taşınır, taşınmaz ve alacaklar somut olarak belirtilmeden genel olarak müvekkilinin ticari mahvına sebep olacak şekilde ihtiyati haczin kaldırılması talebinin reddine kararı verilmesinin mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bunların yanı sıra ilk derece mahkemesi kararında yolcu olan davacının kusurlu olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağında bir veri olmadığı belirtilmişse de müvekkilinin de kusurunun olduğuna ilişkin henüz bir veri bulunmadığını, müvekkilinin bahse konu trafik kazasında kusuru yokken mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin değerlendirilerek incelemeye alınabilmesi için Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Bu maddede sayılan koşullardan birinin mevcut olmaması halinde istinaf başvurusunun usulden reddedilmesi gerekir. Bu şartlar kamu düzeninden olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınmaktadır. İstinaf talebine konu eldeki dosya kapsamı incelendiğinde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesinde sayılan ön inceleme koşullarında herhangi bir eksiklik bulunmadığı, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun ön inceleme bakımından kabul edilebilir olduğu ve inceleme aşamasına geçilmesi gerektiği tespit edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin, incelemesini kamu düzenine ilişkin hususlar hariç olmak üzere istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplere bağlı olarak yapması gerektiği hususu düzenlenmiştir.

HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince davalı ... vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası ihtiyati haciz kararı yönünden incelendiğinde;

Dosya kapsamı itibariyle; ... tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kaza yaptığı, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı, yolcu olan davacının kusurlu olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağında bir tespit olmadığı, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün ... tarihli raporu itibariyle davacı ...'in yaralanmasının mevcut olduğu, davalı ...'in kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın kayıt maliki olduğu anlaşılmaktadır.

Davacılar vekili, dava konusu para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması için davalıların taşınır, taşınmaz malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 15/08/2024 tarihli ara karar ile davalılar ... ve ... bakımından ihtiyati haciz talebinin %15 teminat mukabilinde kabulüne karar verilmiş, davalıların ihtiyati haciz kararına itiraz etmesi üzerine Mahkemece itirazın değerlendirilmesi için taraflar duruşmaya davet edilmiş olup ihtiyati haczin kabulü kararına karşı yapılan itirazın esastan ve usulden reddine dair 24/09/2024 tarihli ara karar verilmiştir.

İtirazın reddine dair 24/09/2024 tarihli ara karara karşı davalı ... vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir; İhtiyati haciz şartları: Madde 257 – "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:

1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;

2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder."

Vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacakların zamanında ödenmesinin sağlanması amacıyla borçlunun mallarına geçici olarak hukuken el konulması şeklinde ifade edilebilecek olan ihtiyati haczin, kanunda düzenlenen istisnai hallerde vadesi gelmemiş alacaklar için tatbiki de mümkündür. Bu istisnalardan biri de 2004 sayılı İİK'nun 257/2. maddesinde yer alan, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemesi, kaçırması veya kendisinin kaçmaya çalışmasıdır. İhtiyati haciz talebindeki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir.

İİK'nın 265. maddesinde de ihtiyati hacze itiraz sebepleri tahdidi olarak belirtilmiş olup bunlar; ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkindir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre; zarar, haksız eylemden kaynaklandığında, tazminat da haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muaccel alacak" kavramı, alacaklı tarafından belli durumlarda bir ekonomik değer veya icrası mümkün bir alacak iddiasını elde etmeye yönelik, makul bir şekilde ortaya konulmuş icra edilebilir bir iddianın doğurduğu, ulusal mevzuatta bir kanun hükmüne veya yerleşik içtihatlara dayalı başarılı olma şansı yüksek, yeterli somutluğa sahip nitelikteki talep ve dava edilebilir hale gelmiş alacakları ifade etmektedir.

Somut olayda,... tarihinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kaza yaptığı, kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandığı, yolcu olan davacının kusurlu olduğuna ilişkin kaza tespit tutanağında bir tespit bulunmadığı, Kayseri Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün... tarihli raporu itibariyle davacı ...'in yaralanmasının mevcut olduğu, davalı ...'in kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın kayıt maliki olduğu, davacılar vekilinin 23/09/2024 tarihli dilekçesinde sadece davalı ...A.Ş. bakımından feragat edildiği, poliçe limitinin üzerindeki maddi tazminat talebi ile manevi tazminat taleplerinin devam etmekte olduğu, yargılamanın geldiği aşamaya göre mevcut dosya kapsamı bir bütün olarak dikkate alındığında İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için yaklaşık ispat koşulunun yerine getirildiği, davalı ... vekilinin itirazlarının İİK md. 265 kapsamında kalmadığı kanaatine varılarak istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçeler ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 maddesi gereğince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere)

1.) Davalı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.) İstinaf başvurusu sırasında peşin alınan harçların mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3.) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4.) Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.) Davalı ... tarafından istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE,

6.) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b-1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - f maddesi uyarınca Yargıtay'da temyiz yolu kapalı (kesin) olmak üzere oybirliği ile karar verildi.27/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog