Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

BURSA

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/—
KARAR NO: 2024/—
VEKİLİ: Av.
DAVALI: 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALI: 2-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20/03/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 23/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA VE SAVUNMA:

Davacılar vekili dava dilekçesinde; "...14/09/2021 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ..., ... Asfaltı Caddesi üzerinde ... istikametinden ... istikametine doğru seyir halindeyken ötobüs durağı önünde bulunan ... geçidini kullanmakta olan ...'a çarparak yayanın ölümüne asli kusuru ile sebebiyet vermiştir. Olayda sürücü ... %100 kusurludur buna ilişkin raporu dilekçe ekinde sunuyoruz. ... Sigorta A.Ş. İle ... arasında düzenlenen kasko poliçesine göre ... Sigorta A.Ş. manevi tazminat taleplerini de teminat altına aldığından söz konusu olaya ilişkin sigorta şirketinin de sorumluluğu bulunmaktadır. Söz konusu olay sonucunda eşini kaybeden ..., babalarını kaybeden ... ve ... tarifsiz bir üzüntü içindedir. ..., kaybın vermiş olduğu üzüntüden dolayı işine dahi bir süre devam edememiştir. Benzer durum ailenin tüm üyelerinde de mevcuttur. Anlaşılacağı söz konusu olay, sadece maddi zarara yol açmamış tarifi imkansız bir manevi zarara da sebebiyet vermiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesine göre; ''Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.'' Söz konusu olaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talebiyle arabuluculuk görüşmelerine başlanmış, bu görüşmeler manevi tazminat yönünden anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Trafik kazası nedeniyle meydana gelen manevi zararların tazmininin, haksız fiil sorumlularından talep edileceği ortadadır. Bu nedenlerle ...'ın 14/09/2021 günü ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olarak sebebiyet verdiği kazada vefat etmesi sebebiyle oluşan manevi zararların bir nebze olsun karşılanması için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Müteveffa ...'ın sağ kalan eşi ... lehine 80.000,00 TL, kızı ... lehine 50.000,00 TL ve oğlu ... lehine 40.000,00 TL olmak üzere toplamda 170.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ederiz..." açıklamaları ile ... lehine 80.000,00 TL, kızı ... lehine 50.000,00 TL ve oğlu ... lehine 40.000,00 TL olmak üzere toplamda 170.000,00 TL manevi tazminatın müteselsil sorumlu davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... Sigorta vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; "...Müvekkil şirket bakımından husumetin dayanağı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında ihdas edilen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası olup, kanunun ikinci bölümü sigorta başlığı altında 91 ile 101 madde arasında hükümler içermektedir. 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Doğrudan Doğruya Talep Ve Dava Hakkı" başlıklı 97. Maddesi ; "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." Hükmüne havi olup, anlaşılacağı üzere, söz konusu madde sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmadan dava ve/veya tahkime başvuru yolunu ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Tazminat ve giderlerin ödenmesi sürecinde müvekkil şirkete yapılacak başvurunun usulü ve şartları ile gerekli belgelerin nasıl belirleneceği aynı 6704 sayılı yasanın 3.maddesi ile 26/04/2016 tarihinde değişikliğe uğrayan Karayolları Trafik Kanunu' nun, "Tazminat ve giderlerin ödenmesi" başlıklı 99. Maddesinde; "Sigortacılar, hak sahibinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." Şeklinde düzenlenmiş ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na atıf yapılmıştır. İlgili atıf ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nda ise ikame edilmesi gereken belgeler; Kaza raporu. Veraset ilamı. Güncel vukuatlı nüfus kayıt örneği. Mağdura ait son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesi. Hak sahibine ait banka hesap bilgileri. şeklinde tahdidi olarak sayılmış olmakla yasanın açık düzenlemesine göre bu evrakların tamamının başvuru ekinde bulunmaması halinde sigorta şirketine tam ve eksiksiz bir başvuru yapılmış sayılmayacaktır. Bu bakımdan ilgili düzenlemeler Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin ikinci (2.) bendine tabi olarak getirilmiş olan dava şartlarındandır. Nitekim ilgili fıkrada " Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." denilmekle bu keyfiyet ortaya konulmuş bulunmaktadır. Devamındaki 115. maddenin 2. fıkrasında "mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir" denmektedir. Aynı kanunun 138. maddesinde; "mahkeme, öncelikle DAVA ŞARTLARI ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir" şeklinde ifade edilmektedir. Söz konusu olayda davacı maddi tazminat talebi için müvekkil şirkete başvurmuş ve bu başvuru neticesinde ... nolu hasar dosyası açılmıştır. Husumetin tam olarak aydınlatılabilmesi için 23.11.2017 tarihli yazı ile Davacı taraftan, kusur raporu, kaza raporu, ceza mahkemesi kararı, ölümün kazaya bağlı olduğunu gösterir belge ya da otopsi raporu ve banka hesap bilgileri talep edilmiş, ancak Davacı taraf gerekli belgeleri müvekkil şirkete iletmemiştir. Bu nedenle, dosya eksik evrak aşamasında kalmış ve sonuçlandırılamamıştır. Görülmektedir ki, müvekkil şirkete tam ve eksiksiz bir başvuru yapılmamış davacı eksik belgeleri tamamlamak yerine Mahkemeniz nezdinde iş bu davayı ikame etmiştir. 14.09.2021 tarihinde meydana gelmiş olan dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç ... poliçe numarası ile 28.02.2021-28.02.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere müvekkil şirket nezdinde Kasko Sigorta poliçesi kapsamındaki İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına alınmıştır. Müvekkil şirketin poliçe kapsamında sorumluluğu, poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlıdır. Davacılar tarafından uğramış olduğu elem ve ızdırabın karşılığı olarak 170.000,00-TL manevi tazminatın tahsili talep edilmiş ise de; müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş olan poliçede "Manevi tazminat talepleri, bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami limitinin % 25'i ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edilmiştir. Ancak bu tutar herhalükarda, kişi başı bedeni zarar tutarının % 50'sini aşamaz." denilmektedir. Bu durumda manevi tazminat teminat limiti 125.000,00-TL'dir. Poliçe teminat limitini aşan tutar üzerinden hüküm kurulamaz. Öte yandan önemle belirtmek isteriz ki manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber bu yöndeki talebe ilişkin hüküm kurulur iken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin giderilmesi amaçlanmalı, bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak hak ve nesafet kuralları içerisinde sonuca varılmalıdır. Ayrıca Sayın Mahkeme tarafından manevi tazminata hükmedilmesi halinde müteveffanın zararın meydana gelmesinde veya artmasındaki müterafik kusur durumunun, emniyet kemeri gibi koruyucu tertibat kullanmış olup olmadığının, araç henüz durmadan ayağa kalkmış ve inmeye çalışmış olmasının ve tarafların sosyal ve ekonomik durumunun göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Zira Sayın Mahkemeniz tarafından da bilindiği üzere zarar görenin kusuru kural olarak sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunması durumunda sigorta şirketinin ödemekle yükümlü olacağı gerçek zarar tutarından bir indirim nedenidir. Nitekim TBK 52de belirtildiği üzere “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” Denilmekte olup Sayın Mahkeme tarafından bu hususun göz önünde bulundurulmasını talep ederiz. Karayolları Trafik Kanunu 96.maddesinde; “Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.” denilmektedir. ...

11.H.D. 31.03.2011 tarih, 2009/ E. 2011/ K. sayılı kararında da bu hususa dikkat çekmektedir; “Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, KTK'nun 109. maddesinde yazılı iki yıllık zamanaşımı süresi içinde kazada zarar gören diğer kimselerce zararlarının tazminine yönelik olarak mümeyyiz davalı sigorta şirketine yapılan bir başvuru bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması suretiyle, davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat isteminin mümeyyiz davalı sigorta şirketi açısından garameten karşılanması şartlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi, eğer başvuru mevcutsa poliçede yazılı kaza başına maddi zarar teminatının tüm talepleri karşılamaya yetip yetmediği araştırılması, yetmediği takdirde KTK'nun 96. maddesi gereğince yapılacak hesaplamaya göre davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun tayini gerekirken, yazılı şekilde tüm poliçe limiti ile sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Denilmektedir. Bu nedenle dava konusu kazada maddi ve manevi olarak zarar gören birden fazla şahıs bulunduğundan proporsiyon yapılması suretiyle müvekkil şirket sorumlu tutulabilecektir..." açıklamaları ile davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... tarafından savunmada bulunulmamıştır.

DELİLLER

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/... E.sayılı dosyası, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :

Eldeki dava trafik kazasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememiz yargılamasında Kusur durumunun tespiti için konusunda uzman trafik bilirkişine dosyanın tevdi ile, meydana gelen kazada tarafların kusur oranları konusunda rapor düzenlenmesi istenerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Aldırılan bilirkişi raporunda özetle; ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ...'ın: Karayolları Trafik Kanunu'nun (74/b), (52/b), (47/c) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin (101/b) ve (95/c) maddelerini ihlal ettiği davaya konu trafik kazasının oluşumunda % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa ... ...'ın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı mütalaa edilmiştir.Tüm dosya kapsamı, yapılan yargılama ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; Eldeki davanın trafik kazasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkin olduğu davacının davalılardan ... lehine 80.000,00 TL, kızı ... lehine 50.000,00 TL ve oğlu ... lehine 40.000,00 TL olmak üzere toplamda 170.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce kusur durumunun tespiti için Trafik bilirkişinden rapor tanzim edilmiştir. Tanzim edilen bilirkişi raporu ile ... Plaka Sayılı Otomobil Sürücüsü ... % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu, Müteveffa ... ...'ın Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin herhangi bir maddesini ihlal etmediğinden (Atfı Kabil Kusuru) olmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre müteveffanın kusursuz oluşu, davalının %100 kusurlu oluşu, davacılardan ...'ın müteveffanın eşi, ... ve ...'in müteveffanın çocukları oluşu, kaza nedeniyle davacıların yaşamış oldukları elem ve ızdırapa karşı manevi tazminat için talep ettikleri tutar karşısında tarafların sosyal ekonomik durumları karşısında takdiren davanın tam kabulüne karar verilmesinin gerekeceği, bu durumda Davacıların davalarının kabulü ile davacı ... için 40.000,00 TL, Davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davalı sigorta şirketinin de genişletilmiş kasko poliçesinin 7.sayfasında yer alan hükme göre manevi tazminat talepleri bakımından bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami limitin %25'i ile sınırlandırıldığı, bu durumda dalaı sigortanın 500.000/4 olmak üzere 125.000 TL ile sınırlı sorumluluğunun olacağı, talepler toplamının 170.000 TL olması karşısında davalı sigorta bakımından garamaten davacı ... için 29.411,77 TL ile, ... için 36.764,71 TL, ... için 58.823,52 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,

1.Davacıların davalarının KABULÜ ile davacı ... için 40.000,00 TL, Davacı ... için 50.000,00 TL, ... için 80.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, Davalı sigorta şirketinin poliçe limiti kapsamından garamaten davacı ... için 29.411,77 TL ile, ... için 36.764,71 TL, ... için 58.823,52 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.612,7‬0 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 580,64 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.032,06‬ TL nispi karar ve ilam harcının (Davalı sigorta şirketi 8.111,80 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,

3.Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.640,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak hazineye ÖDENMESİNE,

4.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri, posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.165,00 TL yargılama gideri ve 786,14 TL peşin harç olmak üzere toplam 4.951,14 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketinin 3.640,54 TL'sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

7.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/12/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog