Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/379
Karar No
K. 2024/903
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/379 Esas
KARAR NO: 2024/903
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 02/06/2023
KARAR TARİHİ: 06/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının ------- numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullandığını, müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde, davalının dava dışı ilgili elektrik perakende satış firması ile karşılıklı herhangi bir perakende satış sözleşmesi imzalamaksızın enerji kullanımı yaptığını tespit edildiği, 28/06/2019 tarihinde kullanım yerinin elektrik enerjininin kesildiği ve sayacın mühürlendiği,---- seri numaralı kaçak tutanağı düzenlendiğini, kaçak elektrik bedelini ödememesi üzerine-----dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığı tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA

Davalı yan kendisine usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle,----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu,------ takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; -------- sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin, Mücbir sebep halleri dışında açılması ile elektriğin sayaçtan geçirilmeden ölçümsüz bir şekilde kullanılmasının “kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi” olarak tanımlandığı, davalı tarafından, Epdk Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin c. ve ç fıkralarında, Dağıtım lisans sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin açarak ve kullandığı elektriğin sayaçtan geçirmeden ölçümsüz bir şekilde kaçak elektrik kullandığı, Davacı şirket alacağının, 68.566,30 TL kaçak tüketim bedeli, 4.351,91 TL faiz ve 783,34 TL faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 73.701,55 TL olacağı, Davacı elektrik şirketi tarafından, ödenmeyen kaçak elektrik tüketim borcundan dolayı davalı aleyhine ----- asıl alacak, 3.563,00 TL işlemiş faiz ve 641,34 TL KDV olmak üzere Toplam 62.205,07 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığından, Talebe bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının değerlendirmesinin mahkememize ait olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.

Bilirkişi tarafından alınan ek raporda özetle; Davalının aboneliği 25.10.2017 tarihinde başladığı ve borcundan dolayı 29.01.2020 tarihinde fesh edildiği,------ fıkralarında, Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında açılması ile elektriğin sayaçtan geçirilmeden ölçümsüz bir şekilde kullanılmasının “Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi” olarak tanımlandığı,

Davalı tarafından, EPDK Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler in 42. Maddesinin c. ve ç fıkralarında tanımlandığı şekilde, Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği, elektrik enerjisinin açarak ve kullandığı elektriği sayaçtan geçirmeden ölçümsüz bir şekilde kaçak elektrik kullandığı, İcra takibi kapsamında davacı şirket alacağının ile 57.999,46 TL asıl alacak, 3.562,92 TL, işlemiş faiz ve 641,32 TL KDV olmak üzere, Toplam 62.203,70 TL olacağı hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davaya konu ---- tesisatına yönelik olarak davalını dava dışı ---- tarihinde başladığı ve borcundan dolayı 29.01.2020 tarihinde fesh edildiği, ancak ------, Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisinin, mücbir sebep halleri dışında açılması ile elektriğin sayaçtan geçirilmeden ölçümsüz bir şekilde kullanılmasının “Kaçak Elektrik Enerjisi Tüketimi” olarak tanımlandığı,

Davalı tarafından, EPDK Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetler in 42. Maddesinin c. ve ç fıkralarında tanımlandığı şekilde, Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği, elektrik enerjisinin açarak ve kullandığı elektriği sayaçtan geçirmeden ölçümsüz bir şekilde kaçak elektrik kullandığı, sabit görülmüştür.

Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı tarafından EPDK Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. Maddesinin c. ve ç fıkraları uyarınca 4003879088 tesisat numarasına ait kaçak elektrik kullanımının bulunduğu ve kaçak elektrik kullanımı sebebi ile tahahhuk ettirilen elektrik faturasının ödenmediği, bilirkişi raporu ile de davalının kaçak elektrik kullandığının görülmüştür.

Bilirkişi tarafından yapılan teknik inceleme ve hesaplama dosya içeriğine ve hadiseye uygun bulunduğundan ve davalının kaçak elektrik tutanak tarihinde tutanağın tutulduğu adreste mukim olduğuna kanaat geterildiğinden bilirkişi ek raporu mahkememizce de hükme esas kabul edilmiştir. Bu nedenle davanın kısmen kabulüne fazlaya yönelik talep ispat edilemediğinden reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurmak gerekmiştir.

İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1.Davalının --------takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 57.999,46 TL asıl alacak, 3. 562,92 TL işlemiş faiz, 641,32 TL KDV üzerinden devamına, asıl alacağa % 16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar gecikme zammı, gecikme zammına %18 KDV işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,

3.Karar harcı 4.249,09 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 751,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.497,81‬ TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 751,28 TL peşin harç olmak üzere toplam 931,18‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.372,75 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 3.372,64 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7.Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

9.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde----------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/12/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER İcra İflas Hukuku İİK md.67
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog