11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2009/11976 E. , 2010/8446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.Sanık ... için; 765 sayılı TCY.nın 355, 59, 72 maddeleri uyarınca erteli 725 YTL adli para cezası Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Sanık ...’nin kardeşinin gayri resmi evliliğinden olan çocuğu, kendisininmiş gibi sahte içerikli 28.02.2003 tarihli “Mernis Doğum Tutanağı” düzenlenmesini sağlayıp nüfusa tescil ettirdikten sonra aynı çocuğu 14.04.2003 tarihli “Mernis Ölüm Tutanağı” düzenlettirerek ölmüş gibi göstermek suretiyle nüfus kütüğünde sahtecilik yapılmasına neden olmaktan ibaret eylemlerinin çocuğun nüfusa tescili sırasında bir süre sonra ölüm kaydının düşülmesini amaçlamadığı, tescilden sonra olayı öğrenen anne ve dedesinin karşı çıkması üzerine oluşan yeni suç işleme kararı altında “ölüm” kaydını düşürmesinin ayrı bir suçu oluşturacağı ve sanığın 765 sayılı TCK.nun 342/1.maddesi uyarınca 2 kez cezalandırılması gerektiği ve belge sayısı da saptanarak kendi içinde teselsül hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 1587 sayılı Nüfus Kanununun 35. maddesinde “Ölüm olaylarını köylerde muhtar; şehir ve kasabalarla sağlık teşkilatı bulunan diğer yerlerde gömme izni verenler nüfus memurlarına bildirmekle ödevlidirler.” ve sonradan yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunlarının 31.maddesinde ise "Ölüm olayını; a) Şehir ve kasabalarda 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince defin ruhsatı vermeye yetkili olanlar,… olayın meydana geldiği tarihten itibaren, ….. on gün içerisinde Genel Müdürlüğe ya da nüfus müdürlüğüne bildirmekle yükümlüdürler.” 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 216.maddesinde ise; “Belediye tabipleri olan yerlerde defin ruhsatiyeleri bu tabipler tarafından, bulunmadığı takdirde Hükümet tabipleri tarafından mevtanın muayenesinden sonra verilir.” hükümleri yer almaktadır.
Bu Yasa hükümleri uyarınca suç tarihinde Viranşehir ilçesi Tekke Mahallesi muhtarı olarak görev yapan sanık ...’un suça konu 10.03.2003 tarihli “Mernis Ölüm Tutanağı” düzenlemek görevinin bulunmadığı gibi suça konu ölüm tutanağında herhangi bir sıfat ile imzasının da bulunmaması ve diğer sanık ...’nin isteği üzerine müteveffayı görmediği halde düzenlediği “İlmuhaberdir” başlığını taşıyan “Ferhat Bahçeci”nin ölüm olayının gerçekleştiğini bildirir belgenin ise hukuken geçerli ve nüfusta yapılacak işlemler yönünden sonuç doğurucu bir belge olmaması ve anılan hükümler de gözetildiğinde görevli hekimler tarafından ölenlerin muayene edilip defin ruhsatının verilmesi zorunlu olup böyle bir belgenin düzenlenip Sağlık Ocağına verilmesinin de ölü muayenesi yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmayacağı karşısında; sanığın yüklenen suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Yasaya aykırı,
3.Kabul ve uygulamaya göre; hükümden sonra 08.02.2008 günlü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik CMK. nun 231 ve TCK.nun 7. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının" takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, sanık ...’nin ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.