12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2024/3370 E. , 2024/6895 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Mahkumiyet
Sanık hakkında Dairemizin bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62, 53/1 maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasına karar verilmiş, sanık temyizi üzerine Dairemizce basit yargılama usulü uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece seri yargılama usulünün uygulanması için durma kararı verildiği, sanığın kabul etmemesi nedeniyle genel hükümlere göre sanık hakkında 179/3-2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapi cezasına karar verildiği anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; seri yargılama usulünün uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü kullandığı 50 AB 885 plakalı otomobil ile Boğazlıyan Sarıkaya yolu üzerinde seyir halinde iken, alkolün de verdiği etkiyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda şarampole yuvarlandığı, şüphelinin yapılan alkol ölçümünde 0.64 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, kanda kazadan birbuçuk saat sonra bakılan alkol 178 promil alkollü olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2. maddesindeki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Dosya içeriğine göre bozmadan sonra mahkemece seri yargılama usulü için durma kararı verilerek dosyanın savcılığa gönderildiği, savcılık tarafından 23.11.2023 tarihli iddianame düzenlenerek mahkemeye gönderilmiş ise de mahkemece aynı eyleme ilişkin yeniden iddianame düzenlenemeyeceğinden idiianamenin iadesine karar verildiği, savcılıkça bu kez kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmakla mükerrer dava olmadığından tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024 tarihinde karar verildi.