11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2022/3955 E. , 2024/13224 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Katılan ...'ün temyizinin incelenmesinde;
Katılan ...'ün atılı suçlardan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükümü temyiz etme hak ve yetkisinin olmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, ...'ün temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince Tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE,
2.Diğer temyiz istekleri yönünden; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
a)Sanıklar ... ve ... haklarında verilen mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği cezaların kanuni takdir sınırlarından uygulandığı anlaşılmakla, sanık ... ve müdafii ile sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
b)Sanık ... hakkında, katılan ...'e karşı işlediği dolandırıcılık suçu nedeniyle verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1.5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi,
2.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında, denetim süresinin belirlenmesi sırasında uygulanacak TCK'nın 51/3. maddesinin gösterilmemesi ile adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama maddesi olarak TCK'nın 52/4. fıkrası yerine TCK'nın 52. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMUK'nun 232/6. maddesine aykırılık oluşturulması,
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözardı edilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının sanık hakkında katılan ...' e yönelik eylemi nedeniyle kurulan kısmında yer alan (B-c) maddesinin 5. bendindeki hak yoksunluklarına ilişkin paragrafın tamamen çıkartılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararından sonra oluşan duruma göre, sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibarelerinin; aynı maddenin 4. bendinde yer alan "TCK'nın 52. Maddesi" ve " ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına" ibarelerinin çıkarılarak yerine "TCK'nın 52/4. maddesi" ve "ödenmeyen adli para cezasının 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 106/3. maddesi gereğince infazına" ibarelerinin; yine aynı maddenin 7. bendinin 2. paragrafında yer alan "sanık hakkında" ibaresinden sonra gelmek üzere "TCK'nin 51/3. maddesi gereğince" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.