Esas No
E. 2024/1537
Karar No
K. 2024/1284
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1537 Esas 2024/1284 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1537
KARAR NO: 2024/1284

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/10/2024

NUMARASI : 2024/57 Esas (Ara Karar)

İHTİYATİ TEDBİR

TALEP EDEN DAVACI

ALEYHİNE TEDBİR

TALEP EDİLEN

DAVALI

VEKİLİ

TALEP

İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 17/09/2024

KARAR TARİHİ: 28/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 28/11/2024

İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. DAVA VE TALEP

Davacı dava dilekçesinde özetle; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih ve 2010/809- 2013/778 sayılı kararı ile ... ... San. Ltd. Şti.'nin tasfiyesine karar verildiği ve hükmün Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03/03/2020 tarihli ve 2018/2615 Esas - 2020/2279 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini ve mahkemece tasfiye memuru olarak ... isimli şahsın atandığını, tasfiye memuru ...'in hem şirket ortaklarına hem de ortaklığa görevi nedeni ile yapmış olduğu kusurlu hareketlerin tespit edildiğini ve 27/12/2022 Tarihli , 2022/1 Karar Numaralı, ... ... Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi Müdürler Kurulu'nun Tasfiyenin Kaldırılmasına ve Tasfiye Memuruna ilişkin Kararın 8. ve 9. maddelerinde tasfiye memurunun görevinin gereklerine aykırı noktalara ortaklarca değinildiğini ve herkesin imzası ile tasfiyeden dönme ve tasfiye memurunun görevden alınmasına yönelik kararlar alındığını, tasfiye memurunun görev aldığı tarihten itibaren şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildiriminde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti yapmadığını, Tasfiye memurunun göreve haşlar haşlamaz şirketin ilk envanter ve bilançosunu hazırlaması gerekirken hu görevini yerine getirmediğini, göreve başladığına dair ilgili şirketlerine herhangi bir bildirimde bulunmadığını, kendi başına göre hareket eden tasfiye memurunun yaptığı işlemler usule ve hukuka aykırı olduğunu, Mali Müşaviri ...'ı haber vermeksizin görevden aldığını ve sisteme erişimini engellediğini, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 26/12/2022 tarihli beyanında, şirkete ait bilgi ve belgelerin tarafına verilmediği belirtmiş olmasına rağmen tasfiye memuru şirketten herhangi bir bilgi ve belge talebi ile ilgili isteği olmadığını, işbu dava kapsamında da ihtiyati tedbire ilişkin şartlar gerçekleşmiş olup, şirketin ve şirket ortağı olarak şahsı üzerinde daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, .... Ltd Şti'ne yeni bir tasfiye memuru atanana kadar tasfiye tasfiye işlemlerinin durdurulmasını ve tasfiye memuru ...'in tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmamasına tedbiren karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Mahkemece 24/01/2024 tarihli ara kararı ile;

HMK 390/3. maddesi uyarınca mahkemece atanan tasfiye memurunun tasfiyeye ilişkin görevlerinin yapmadığı ve şirketi zarara uğrattığının yaklaşık olarak ispat edilememiş olması yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nın 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı sonucuna da varıldığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı yanın ilk derece mahkemesinin 24/01/2024 tarihli ara kararını istinaf etmesi üzerine Dairemizin 21/02/2024 tarih ve 2024/232 Esas 2024/303 Karar sayılı ilamı ile davacı yanca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirkete atanan tasfiye memurunun haklı sebeple azli ve yeni bir tasfiye memurunun atanması ile tedbiren davalı şirketin tasfiye işlemlerinin durdurulması, davalı tasfiye memurunun tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmaması ile davacı ...'nun tasfiye memurunun ve/veya tasfiye memuru yardımcısı, aksi halde tasfiye memuru danışmanı seçilmesine yönelik olarak tedbir talebinde bulunulmuştur.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davalı tasfiye memurunun mahkemece atandığı, HMK'NUN 390/3.maddesi uyarınca iddianın yaklaşık olarak ispata yönelik delil sunulmaması, mevcut delil durumu ve davanın mahiyeti gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara karar usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; şirket müdürü olduğu süre boyunca davalı şirketin ve ortaklarının mal varlığı ile kurulan aile şirketlerinden olan ... ... A.Ş sistemlerinde dava konusu şirketin kayıtlarının da tutulduğunu şirketin yevmiye , defteri kebir ve diğer defterlerin hepsinin ... bünyesinde olduğunu ve defterlerin davalı ...'e teslim edildiğini ancak ... A.Ş şirketinin yetkililerinin şirket kayıtlarını mahkemeye bilerek sunmadığını ve kendisine de incelettirmediğini, ...'in Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/809 esas sayılı dosyasına sunduğu beyan dilekçesi ekinde kendi imzası ile 17/11/2013 tarihli şirkete dair sunduğu 15 sayfalık yıllık faaliyet raporunda şirket defterleri incelenmeden yapılamayacak bir çok tespitin yapıldığını rapora rağmen şirketin defter ve kayıtlarının tasfiye memurunun uhdesinde olmadığını iddiasının gerçek dışı olduğunu yeni aynı faaliyet raporunda borca batıklık durumunun yazıldığını böyle bir durumun olması halinde dahi durumun iflas dairesine bildirilmesi gerektiğini , şirket defterlerinin kendi uhdesinde olmaması durumunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını zira borca batıklık durumunun defterlerden tespit edileceğinden bahisle öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, tasfiye memuru hakkında suç duyurusunda bulunulmasına ve vesayet davası açılması yönünde Sulh Hukuk Mahkemesine resen talepte bulunulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece 25/06/2024 tarihli ara kararı ile;

HMK 390/3. Maddesi uyarınca mahkemece atanan tasfiye memurunun tasfiyeye ilişkin görevlerinin yapmadığı ve şirketi zarara uğrattığının yaklaşık olarak ispat edilememiş olması yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nın 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı sonucuna da varıldığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin şimdilik reddine karar verilmiştir. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 27/12/2022 Tarihli , 2022/1 Karar Numaralı, ... ... Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi Müdürler Kurulu'nun Tasfiyenin Kaldırılmasına ve Tasfiye Memuruna İlişkin Karar Metninin dava dilekçesi ile sunulmuş olup, tasfiye memurunun görevinde kalmasının sakıncalı olduğu durumunun kendisi dahil diğer şirket ortakları tarafından da tespit ve takdir edildiğini, Şirketin resmen tasfiye memuru olan ... ... ... Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne mahkemece atanan tasfiye memurunun ortaklığın malvarlığı ile ilgili tespiti bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini,

Sonuç olarak, mahkemece atanan tasfiye memurunun, kanundan kaynaklanan görevi gereği, ortaklığın malvarlığı ile ilgili herhangi bir tespitte bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, tasfiye memurunun, ilk envanter ve bilançosunu hazırlamadığı için diğer görevleri ve alacaklılar ile ilgili sorumluluklar yerine getirilmediğini,

İlk derece mahkemelerindeki derdest durumdaki yüzlerce dava dosyalarının ve yerel mahkemelerce verilen kararların istinaf ve temyiz edildiği kesin karar için incelemesi beklenen yüzlerce dava dosyalarının, yaklaşık 4000 adet olan dava ve icra dosyalarının da tasfiye memuru tarafından ele alınıp ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlanması gerektiğini, Bunların yanında tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin davalarına avukat atayıp vekaletname sundurmasında hukuki uyarlılık bulunmadığını, Ayrıca,

TTK'nun 535/2.maddesine göre, tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrıldığını, Tasfiye memurunun görev aldığı tarihten bu yana şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildirimde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti de yapmadığını,

Tasfiye memurunun göreve başlar başlamaz şirketin ilk envanter ve bilançosunu hazırlaması gerekirken bu görevini yerine getirmediğini, göreve başladığı ile ilgili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, tüm bu işlemleri yapmadan kendi başına göre hareket eden tasfiye memurunun yaptığı işlemlerin usule ve hukuka aykırı olduğunu,

Tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan; gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin mevcut avukatlarını 26/12/2022 tarihli Ankara 15. Noterliği 21583 yevmiye numaralı azilname ile azledip Avukat ...’ya vekaletname sundurmasının Avukatlık Kanunu madde 174' e aykırı olduğunu,

Ayrıca şirketin 01/09/2021 tarihli uzamış SMMM sözleşmesi ile Mali Müşaviri ...’ın şirketir vergisel işlemlerini yaptığı şifrenin tasfiye memuru tarafından değiştirildiğini, şirketin interaktif vergi beyannamesi için kullanılan şifreler iptal edildiğini ve 26/12/2022 günü son günü olan Muhtasar ve KDV beyannameleri zamanında verilemediğini, 26.12.2022 günü son gün işlemi olan Muhtasar ve KDV beyannamelerinin verilmesi için şirkete ait interaktif vergi dairesi şifrelerinin değiştirildiğine dair mesaj geldiğini, SMMM ... tarafından yapılan incelemede ...'ın yetkilerinin tasfiye memuru tarafından 20.12.2022 tarihinde haber vermeksizin/bildirim yapmaksızın kaldırıldığı sistem üzerinden tespit edildiğini,

Tasfiye Memuru ...'in, görevinin gereklerine aykırı davranarak, şirketimizle ilgili gerekli mali ve finansal verileri incelemediğini, ilk envanter ve tasfiye bilançosu çıkarmadığını ve herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan şirketle ilgili beyanname verdiğini, hatta şirkete ilişkin beyannamenin ... tarafından geç ve usulüne aykırı verildiğinden şirket aleyhine gecikme cezası tahakkuk ettiğini,

Tasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 29/12/2022 tarihli beyanında, şirketin ticari defter tasdik işlemlerini yaptığını belirtmesine rağmen şirketimizden bu konuda hiçbir belge ve bilgi talep etmemiş olup şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadan yapılan işlemler kanuna aykırı olduğunu,

Tasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 26/12/2022 tarihli beyanında, şirkete ait bilgi ve belgelerin tarafına verilmediğinin belirtildiğini, ancak tasfiye memurunun şirketten herhangi bir bilgi ve belge talebi ile ilgili isteği olmadığını, tasfiye memuru atanır atanmaz yapması gereken ilk envanter ve tasfiye bilançosunu dahi hazırlamadığını,

Ayrıca tasfiye memurunun yapması gereken iş ve işlemleri yapmadan şirkete göreve başladığına dair bildirimde bulunmadan; Tapu Genel Müdürlüğünden şirkete ait taşınmazlar hakkında bilgi istemesinin, şirketimizin avukatlarını azledip, Avukat ...’yı avukat olarak atamasının, avukata vekalet sunacağı dosya listesi verilmesinin, şirkete interaktif vergi şifrelerinin değiştirilmesinin ve iptal ettirilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğunu, Ayrıca tasfiye memuru ...’in yapmış olduğu harcamaların mahkeme kanalıyla temin edilmeğinden dolayı yapmış olduğu harcamaların nasıl temin edildiği ile ilgili şaibe bulunduğunu,

Huzurdaki dava kapsamında da ihtiyati tedbire ilişkin şartlar gerçekleşmiş olup, şirketin ve şirket ortağı olarak şahsı üzerinde daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, .... Ltd Şti'ne yeni bir tasfiye memuru atanana kadar tasfiye tasfiye işlemlerinin durdurulması ve tasfiye memuru ...'in tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmamasına tedbiren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Davacı yanın ilk derece mahkemesinin 25/06/2024 tarihli ara kararını istinaf etmesi üzerine Dairemizin 11/09/2024 tarih ve 2024/1027 Esas 2024/894 Karar davacı yanca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirkete atanan tasfiye memurunun haklı sebeple azli ve yeni bir tasfiye memurunun atanması ile tedbiren davalı şirketin tasfiye işlemlerinin durdurulması, davalı tasfiye memurunun tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmaması ile davacı ...'nun tasfiye memurunun ve/veya tasfiye memuru yardımcısı, aksi halde tasfiye memuru danışmanı seçilmesine yönelik olarak tedbir talebinde bulunulmuştur.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davalı tasfiye memurunun mahkemece atandığı, HMK'NUN 390/3.maddesi uyarınca iddianın yaklaşık olarak ispata yönelik delil sunulmaması, mevcut delil durumu ve davanın mahiyeti gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara karar usul ve yasaya uygun olduğundan bahisle İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Davacı 17/09/2024 tarihli dilekçesinde özetle; ... ... Ltd Şti'nin Genel kurulu tarağından 27/12/2022 tarihli ve 2022/01 sayılı tasfiyenin kaldırılması kararını TTK 548/1 Maddesine göre tasfiye memuru yasa gereği zorunlu olduğu halde kararı tutarı sicilde tescil ve ilanını yaptırmadığını ve şirketin davacı olduğu Ankara 8. ATM'nin 2024/240 Esas sayılı dava dosyasına mahkemece tasfiye memuru yetkili olduğundan dolayı yapılan ihbar sonucunda dava dosyasına sunduğu feragat dilekçesini 10/07/2024 günlü duruşmada tekrar ederek davacı aleyhine olacak şekilde davadan feragate dayalı davanın red edilmesine karar verilmesine neden olduğunu, tasfiye memuru ...'in neredeyse tek bir doğru işlemi olmadığını hak kayıtlarının her gün arttığını, 6100 sayılı HMK 389 Maddesine göre ihtiyati tedbire ilişkin şartların gerçekleştiğini, şirketin daha daha zarara uğradığından bahisle tasfiye memuru ...'in bundan sonra yapacağı işlemlerin tedbir kararı verilerek tekrar durdurulması hakkında tedbir kararı verilmesin ayrıca savcılığa ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece 30/10/2024 tarihli ara karar ile HMK 390/3. Maddesi uyarınca mahkemece atanan tasfiye memurunun tasfiyeye ilişkin görevlerinin yapmadığı ve şirketi zarara uğrattığının yaklaşık olarak ispat edilememiş olması yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre davacının hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nın 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı sonucuna da varıldığından, davacının ihtiyati tedbir talebinin şimdilik reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 27/12/2022 Tarihli , 2022/1 Karar Numaralı, ... ... Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi Müdürler Kurulu'nun Tasfiyenin Kaldırılmasına ve Tasfiye Memuruna İlişkin Karar Metninin dava dilekçesi ile sunulmuş olup, tasfiye memurunun görevinde kalmasının sakıncalı olduğu durumunun kendisi dahil diğer şirket ortakları tarafından da tespit ve takdir edildiğini, Şirketin resmen tasfiye memuru olan ... ... ... Makine Ve Pres Sanayi Ticaret Limited Şirketi’ne mahkemece atanan tasfiye memurunun ortaklığın malvarlığı ile ilgili tespiti bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini,

Sonuç olarak, mahkemece atanan tasfiye memurunun, kanundan kaynaklanan görevi gereği, ortaklığın malvarlığı ile ilgili herhangi bir tespitte bulunmamakla birlikte tasfiye envanter ve bilançosu da düzenlemediğini, tasfiye memurunun, ilk envanter ve bilançosunu hazırlamadığı için diğer görevleri ve alacaklılar ile ilgili sorumluluklar yerine getirilmediğini,

İlk derece mahkemelerindeki derdest durumdaki yüzlerce dava dosyalarının ve yerel mahkemelerce verilen kararların istinaf ve temyiz edildiği kesin karar için incelemesi beklenen yüzlerce dava dosyalarının, yaklaşık 4000 adet olan dava ve icra dosyalarının da tasfiye memuru tarafından ele alınıp ilk envanter ve tasfiye bilançosu hazırlanması gerektiğini, Bunların yanında tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin davalarına avukat atayıp vekaletname sundurmasında hukuki uyarlılık bulunmadığını, Ayrıca,

TTK'nun 535/2.maddesine göre, tasfiye işlerinin gereklerinden olan hususlar hakkında karar vermek üzere genel kurul tasfiye memurları tarafından toplantıya çağrıldığını, Tasfiye memururur görev aldığı tarihten bu yana şirket yetkilisi ve ortaklarına herhangi bir tasfiye bildirimde bulunmadığı gibi genel kurula toplantı daveti de yapmadığını,

Tasfiye memurunun göreve başlar başlamaz şirketin ilk envanter ve bilançosunu hazırlaması gerekirken bu görevini yerine getirmediğini, göreve başladığı ile ilgili şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadığını, tüm bu işlemleri yapmadan kendi başına göre hareket eden tasfiye memurunun yaptığı işlemlerin usule ve hukuka aykırı olduğunu,

Tasfiye memurunun ilk envanter ve tasfiye bilançosunu hazırlamadan; gazete ilanı yapılmasının, tasfiye halindeki şirketin mevcut avukatlarını 26/12/2022 tarihli Ankara 15. Noterliği 21583 yevmiye numaralı azilname ile azledip Avukat ...’ya vekaletname sundurmasının Avukatlık Kanunu madde 174' e aykırı olduğunu,

Ayrıca şirketin 01/09/2021 tarihli uzamış SMMM sözleşmesi ile Mali Müşaviri ...’ın şirketir vergisel işlemlerini yaptığı şifrenin tasfiye memuru tarafından değiştirildiğini, şirketin interaktif vergi beyannamesi için kullanılan şifreler iptal edildiğini ve 26/12/2022 günü son günü olan Muhtasar ve KDV beyannameleri zamanında verilemediğini, 26.12.2022 günü son gün işlemi olan Muhtasar ve KDV beyannamelerinin verilmesi için şirkete ait interaktif vergi dairesi şifrelerinin değiştirildiğine dair mesaj geldiğini, SMMM ... tarafından yapılan incelemede ...'ın yetkilerinin tasfiye memuru tarafından 20.12.2022 tarihinde haber vermeksizin/bildirim yapmaksızın kaldırıldığı sistem üzerinden tespit edildiğini,

Tasfiye Memuru ...'in, görevinin gereklerine aykırı davranarak, şirketimizle ilgili gerekli mali ve finansal verileri incelemediğini, ilk envanter ve tasfiye bilançosu çıkarmadığını ve herhangi bir inceleme ve araştırma yapmadan şirketle ilgili beyanname verdiğini, hatta şirkete ilişkin beyannamenin ... tarafından geç ve usulüne aykırı verildiğinden şirket aleyhine gecikme cezası tahakkuk ettiğini,

Tasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 29/12/2022 tarihli beyanında, şirketin ticari defter tasdik işlemlerini yaptığını belirtmesine rağmen şirketimizden bu konuda hiçbir belge ve bilgi talep etmemiş olup şirkete herhangi bir bildirimde bulunmadan yapılan işlemler kanuna aykırı olduğunu,

Tasfiye Memurunun, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne sunduğu 26/12/2022 tarihli beyanında, şirkete ait bilgi ve belgelerin tarafına verilmediğinin belirtildiğini, ancak tasfiye memurunun şirketten herhangi bir bilgi ve belge talebi ile ilgili isteği olmadığını, tasfiye memuru atanır atanmaz yapması gereken ilk envanter ve tasfiye bilançosunu dahi hazırlamadığını,

Ayrıca tasfiye memurunun yapması gereken iş ve işlemleri yapmadan şirkete göreve başladığına dair bildirimde bulunmadan; Tapu Genel Müdürlüğünden şirkete ait taşınmazlar hakkında bilgi istemesinin, şirketimizin avukatlarını azledip, Avukat ...’yı avukat olarak atamasının, avukata vekalet sunacağı dosya listesi verilmesinin, şirkete interaktif vergi şifrelerinin değiştirilmesinin ve iptal ettirilmesinin kanuna ve usule aykırı olduğunu, Ayrıca tasfiye memuru ...’in yapmış olduğu harcamaların mahkeme kanalıyla temin edilmeğinden dolayı yapmış olduğu harcamaların nasıl temin edildiği ile ilgili şaibe bulunduğunu, Tasfiye memurunun ortağı bulunduğum şirkette görevine devam etmesi ve tedbiren bu durumun engellenmemesi halinde, ... isimli tasfiye memurunun şirketi apaçık zarara uğratacağını, Tasfiye memuru ...'in güncel olarak, dava devam ederken yapmış olduğu görevi ihmale sebebiyet veren şirketi zarara uğratan işlem ve eylemleri de olduğunu, ... tarafından ..... Ltd'nin davacı, Türkiye Katılım Finans Bankasının davalı olduğu, (Ankara 47. Noterliğinin 28/12/2022 tarihli ve 35787 yevmiye sayılı cevabı ihtar yazısında eki olan açıkladığı dava ve icra dosyası listesinde ve ihtarın 2. sayfasında 2. Maddesinde) ANkara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi nin , 2020/854 esas sayılı davanın duruşmasının 24.03.2023 gün ve saat 11:25 bildirildiğini, buna rağmen tasfiye memuru ... tarafından dosyanın takipsiz bırakıldığını, mahkemece şirket aleyhine olarak ne yazık ki davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bunun üzerine tarafınca şirket ortağı ve yakın dönem eski müdürü olarak hem suç duyurusunda bulunulduğunu, hem de maddi manevi tazminat davası ikame edildiğini,

Ankara 13. Asliye ticaret mahkemesinin 2024/102 E. Sayılı dava dosyası kapsamında (genel kurul iptal davasıdır) araştırma işlemine başlamış olan mahkeme, 26/04/2024 tarihli yazısı ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne ''evrak temini'' konulu yazarak '' şirketin 07.12.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağında davacı tarafından 5 sayfa 19 ekten oluşan dilekçe sunulduğu beyan edilmekle adı geçen dilekçe ve eklerinin birer örneğinin ivedilikle mahkemeye gönderilmesi '' talep edildiğini,

Tarafınca genel kurul iptaline konu ettiği ve genel kurul esnasında da açıkça tüm itirazlarını usule uygun ve toplantıda bulunan herkes tarafından açıkça bilinen şekilde ibraz etmiş olduğu belgeler ile, ticaret sicil müdürlüğüne tasfiye memuru tarafından bildirilen evrak ve belgeler arasında uyumsuzluk olduğunu, bu durumun bile başlı başlına genel kurul iptal sebebi oluşturmakla birlikte usule ve işleyişe de tamamen aykırı olduğunu,

Tasfiye memurunun eksik evrak bildiriminin sebebinin ticaret sicil için yapılacak masrafları el altından ... AŞ. isimli şirket yöneticilerinden temin ederek yapması sebebi ile az masraf ödemek adına yaptığının düşünüldüğünü, bu hususun açıkça görevi kötüye kullanma suçunu oluşturması sebebiyle tarafınca, ... hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu,

Şirketin alacaklı davalı olarak yer aldığı Ankara 8. Asliye ticaret mahkemesinin 2024/240 E. Numaralı dosyası da tasfiye memuru açıkça davadan şirket aleyhine feragat ettiği için feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, bu hususta da suç duyurusunda bulunulduğunu ve tazminat davası ikame edildiğini,

Tasfiye memuru ...'in tabiri caizse tek bir doğru işlemi olmamasına rağmen, şirket ve ortakların çıkar ve menfaatlerini düşünmeksizin açıkça büyük bir özgüvenle hareket etmesine rağmen sayın mahkemece tedbir talebi açısından olumsuz kanaate varılması telafisi güç ve imkansız sonuç ve zararlara sebebiyet verdiğini,

Uzayan dava sürecinde, gecikme sebebiyle davacı tarafının zarar görmesi, hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkânsız hale gelmesi gibi mağduriyetlerin önüne geçmek maksadıyla kanun koyucu tarafından, davanın başında ya da davanın açılmasından önce davacı lehine hukuki himaye tesis eden birtakım tedbirlere hükmedilebileceği öngörüldüğünü,

Huzurdaki dava kapsamında da ihtiyati tedbire ilişkin şartlar gerçekleşmiş olup, şirketin ve şirket ortağı olarak şahsı üzerinde daha fazla zarara sebebiyet verilmemesi adına ihtiyati tedbir kararı verilerek, .... Ltd Şti'ne yeni bir tasfiye memuru atanana kadar tasfiye tasfiye işlemlerinin durdurulması ve tasfiye memuru ...'in tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmamasına tedbiren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır.

HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.

Somut olayda, davacı yanca Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesince davalı şirkete atanan tasfiye memurunun haklı sebeple azli ve yeni bir tasfiye memurunun atanması ile tedbiren davalı şirketin tasfiye işlemlerinin durdurulması, davalı tasfiye memurunun tasfiye ile ilgili herhangi bir işlem yapmaması ile davacı ...'nun tasfiye memurunun ve/veya tasfiye memuru yardımcısı, aksi halde tasfiye memuru danışmanı seçilmesine yönelik olarak tedbir talebinde bulunulmuştur.

İlk derece mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davalı tasfiye memurunun mahkemece atandığı, HMK'NUN 390/3.maddesi uyarınca iddianın yaklaşık olarak ispata yönelik delil sunulmaması, mevcut delil durumu ve davanın mahiyeti gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ilk derece mahkemesi ara karar usul ve yasaya uygundur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.İhtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı yanın adli yardım talebi kabul edilmekle harç alınmasına yer olmadığına,

3.Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,

HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28/11/2024 Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog