11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/48 E. , 2010/8700 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık ...: 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43/1, 62, 63. maddeleri gereğince 7 Yıl 3 Ay 15 Gün Hapis Cezası ile cezalandırılması, 53/1. maddesinin uygulanması
O Yer C.Savcısının temyiz dilekçesi içeriğinden, istemin, Gölbaşı C. Başsavcılığının 12.03.2008 tarih ve 2008/66 hazırlık nolu iddianamesi ile 26.03.2008 tarih ve aynı nolu ek iddianamesinde yer alan resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olduğu anlaşılmakla anılan hükümlere hasren, incelenerek gereği görüşüldü:
1.10.07.2010 günü UYAP kanalı ile mernis üzerinden alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanık ...’ın, hükümden sonra 24.05.2010 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen adı geçen sanık hakkındaki hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanığın vefat etmesi nedeniyle hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,
2.Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ile O yer C. Savcısının temyiz itirazlarına gelince: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafii ve O Yer C. Savcısının sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Resmi evrakta sahtecilik suçlarının konusunu oluşturan belgenin, taşınabilen bir şey üzerine yazılıp da hukuki hüküm ifade eden bir olayı kanıtlamaya yarayan yazı olduğu, 5237 Sayılı TCK. nun 204. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği üzere, belgenin varlığının kabulü için yazılı kağıdın bulunmasının zorunlu olmadığı, bir metal levha üzerine yazı yazılması halinde de diğer unsurların varlığı durumunda, belgeden söz edilebileceği, bu bakımdan araç plakalarının da resmi belge olarak kabulü gerekeceğinin vurgulanması karşısında,sahte plaka oluşturulması ve bu plakanın bilerek kullanılması fiillerinin 5237 sayılı TCK. nun 204/1. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve aynı araca ilişkin olup aynı zamanda araç içinde ele geçirilen sahte trafik tescil belgeleri, araç plakası ile trafik sigorta poliçesini kullanması fiilinin sanığın savunmasının aksine bir delil de bulunmaması halinde bir bütün olarak tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, sanığın güttüğü amaç ve saik, suç konusunun önemi kastın yoğunluğu ve sahte belge çeşitliliği dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşarak tayin ve tespitinin gerektiği ancak farklı plaka ve bu plakalara ait sahte trafik ve tescil belgeleri ,sigorta poliçelerinin ayrı zamanlarda yenilenen kast ile başka suçların işlenmesi halinde ise tek resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinden söz edilemeyeceği;somut olayda sanığın 05.07.2007 tarihinde yakalandığında;birden fazla sahte plaka,araç trafik tescil belgesi,plakalara düzenlenmiş sigorta poliçeleri,kendisi ve başkalarının fotoğraflarını taşıyan sürücü belgeleri,Ulaştırma Bakanlığınca düzenlenmiş gibi K-1 yetki belgeleri, gerçek yada tüzel kişi adına farklı vergi dairelerinden düzenlenmiş vergi levhaları,faturalar ve taşıma irsaliyelerinin ele geçtiği ve sanık hakkında anılan belgeler kullanılmak suretiyle , , , , , C. Başsavcılıklarınca dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçlarından açılmış veya soruşturması devam eden dava dosyaları bulunduğu ayrıca sanık hakkında yetkisizlikle Bandırma C.Başsavcılığı’na gönderilen ve daha sonra eldeki dava dosyası ile birleştirilen sanık ... hakkındaki dava dosyasında ise sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ek takipsizlik karar verildiği anlaşılmakla;mükerrer dava ve hüküm olup olmadığı ve sanığın resmi belgede sahtecilik eylemlerinin ayrı suçları oluşturup oluşturmadığının belirlenmesi bakımından; sanık ... hakkında ele geçen sahte belgelerle ilgili değişik yer mahkemelerinde dolandırıcılık ve hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçlarına ilişkin kamu davaları ile C. Başsavcılığına resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan yetkisizlikle gönderilen evrakın akibeti sorulup,kamu davasının açılıp açılmadığı açılmışsa bu davayı ilgilendiren evrak ile açılan davalar yönüyle karar verilip verilmediği varsa kesinleşmiş karar örneklerinin dosyaya intikali sağlanarak, sanıkta ele geçen suça konu belgelerin farklı suçlarda kullanılıp kullanılmadığı kullanılmışsa hangi belgelerin hangi suçlarda kullanıldığı belirlenip bu belgeler yönüyle eylemlerin kendi içinde teselsül eden ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu,herhangi bir olayda kullanılmayan fakat aynı anda sanıktan ele geçirilen belgeler yönüyle ise tek resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumun taktir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafi ve O yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.