6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2023/9370 E. , 2024/12424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık ...'in katılan sanık ...'e yönelik hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı dışındaki hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I-Sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesinde 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Yasa ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesi uyarınca sanığın yasa yolu ile merciinde yanılması haklarını ortadan kaldırmayacağından, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye iletilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tebliğnameye uygun olarak İADESİNE,
II- Sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama; sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesi neticesinde;
Sanıklara yüklenen eylemlere uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86/2 ve 106/1 maddelerinde yer alan kasten yaralama ve tehdit suçları yönünden, 09.06.2016 olan karar tarihinden inceleme gününe kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmış ise de; kararı bozup dava zamanaşımından düşme kararı vermek yerine, 5271 sayılı Kanun’un 223/9. maddesinin âmir hükmü uyarınca, sanıklar hakkında usûl ve yasaya uygun olan beraat kararlarının onanması gerektiği anlaşılmakla; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan sanık müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usûl ile kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak, ayrı ayrı ONANMASINA,
III- Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde;
Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 86/2 nci maddesine uyan kasten yaralama suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 09.06.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 inci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV- Katılan sanık ... hakkında katılan sanık ...'e yönelik hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesi neticesinde; Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesine uyan hakaret suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin 09.06.2016 olan karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.