Esas No
E. 2009/7694
Karar No
K. 2010/10324
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2009/7694 E.  ,  2010/10324 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1.041 YTL adli para cezası ile cezalandırılması,

765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1.326 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 59.maddeleri gereğince 10 ay hapis 283 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 900 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522, 59.maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis ve 9.125 YTL adli para cezası ile cezalandırılması, Sanığa verilen cezalar TCK.nun 71 ve 72.maddeleri uyarınca toplanarak 4 yıl 13 ay 30 gün hapis ve 12.675 YTL adli para cezası ile cezalandırılması ve 40.maddenin uygulanması

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.03.2008 gün ve 7/56 sayılı kararında açıklandığı üzere, kendisine zorunlu müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, zorunlu müdafie yapılmış bulunan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece 5271 sayılı CMUK. nun 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak merci ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup;yüze karşı verilen hükümde “başvuru şekli ve yasa yolunun” gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle, hükümlünün temyiz istemin süresinde kabul edilip incelenerek gereği görüşüldü.

1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.9.2007 gün ve 125-186 sayılı kararında açıklandığı üzere; hükümlü ... hakkında “kesinleşmiş mahkumiyet hükmü” ayrı bir uyarlama yargılamasına tabi olup, yargılaması süren sanık ... ile birlikte yargılama işlemlerinin yürütülmesinin mümkün olmadığının gözetilmemesi,

2.01.06.2005 gün yürürlüğe giren 5252 Yasanın 9/3. maddesi uyarınca olay tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile sonradan yürürlüğe giren 5237 Sayılı Kanun hükümleri olaya uygulanarak bulunacak sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerekirken, ne şekilde uygulama yapıldığı denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmeden, 765 sayılı Yasanın hükümlü lehine olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi,

3.Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince, hükümlü hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog