6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız---Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; dava dışı------- ilinde ki proje için başlatmış olduğu ihale sonucu yine işbu dava dışı olan ---- ihaleyi kazandığını, davalı ------ firmanın partneri ve --- büyük bayilerinden olduğunu, dava dışı ----- firmadan aldığı --- ilinde ki ihale için Davalı ----Aralarında ---- projesinin ---- işçilik ve montajlarının yapılması doğrultusunda anlaştıklarını, müvekkilinin ise----Davalı------ anlaşmış ve dava dışı ----- firmanın asıl iş sahibi ------- almış olduğunu, ihalenin bütün ürünlerini, işçiliklerini ve montajlarının yapılması işini üstlendiğini, müvekkilinin projeye ----- başladığını, müvekkilinin davalı şirket adına asıl işveren ----- şantiye sahasında 2 işçi ile çalışmaya başladığını,----- şekilde geçilmiş ------- devam ettiğini, daha sonra ki günlerde müvekkili tarafından sağlanan işçi sayısının sürekli olarak arttırıldığını, 2023 Yılı mayıs-haziran aylarında ---- kişinin çalışır hale geldiğini, müvekkilinin davalı ----- yetkililerinin yine sözlü onayı ile---- işçisinin davalının üstlendiği proje sahasına yönlendirdiğini, son hizmet verilen 4 temmuz 2023 - 7 ağustos 2023 döneminde ise müvekkilinin iş sahasında 35 işçi bulundurmaktayken, davalı ----- firmasının yetkililerinin daha önceden müvekkiline herhangi bir yazılı bilgi tebliğ etmeden 2-3 Ağustos 2023 tarihinde işi bırakacaklarını, projeyi sonlandıracaklarını ve bu nedenle proje sahasında ki müvekkilinin işçilerini çekmesini talep ettiğini, devamında da 7 ağustos 2023 tarihinde müvekkilinin sağladığı işçilerin proje sahasından ayrıldığını, davalı firma tarafından 4 temnuz-7 ağustos 2023 tarihleri arasındaki dönem için müvekkilinin sağladığı 35 işçinin çalışma karşılığı olan hizmet bedelinin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin---------- işbu itirazın iptali davasına konu olan faturayı kesip davalı firmaya gönderdiğini, ancak davalı firma tarafından faturanın reddedilerek bedelinin ödenmediğini, davalı firmanın müvekkilinin aynı proje için daha önce kesmiş olduğu faturaların tamamını ödediğini, ancak müvekkilinin kesmiş olduğu son fatura davalı firma tarafından sebepsiz şekilde ödenmemiş ve müvekkilinin maddi kayba uğratıldığını, çalışmanın karşılığı olan ve şu anda da dava edilen alacakları için bir hakediş yapmadıklarını ve bu nedenle başlatılan icra takibine de haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiklerini, davanın kabulüne,itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, takibin iptaline ilişkindir.Uyuşmazlık: Dava dışı-----ilinde ki proje için başlatmış olduğu ihaleyi kazanan----Davalı -----Olduğu işte davacının davalı ile sözlü anlaşarak dava dışı --- isimli firmanın asıl iş sahibi ------ firmadan almış olduğu ihalenin bütün ürünlerini, işçiliklerini ve montajlarının yapılması işini üstlendiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, davacının, davalı firmadan 35 kişinin 4 temnuz - 7 ağustos 2023 tarihleri arasındaki çalışma karşılığı bedel kadar alacaklı olup olmadığı, işçilerin ücret, tazminat vb. her türlü ödemelerinin kim sorumlu olduğu, davacının iş kapsamında aldığı herhangi bir iade etmesi gereken bir avans olup olmadığı,---- Dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 100.000,00 TL yönünden iptali gerekip gerekmediği hususundadır.Öncelikli olarak dava şartları yönünden inceleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde mutlak ticari davalar; “(1)Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a)Bu Kanunda,
b)Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c)11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d)Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e)Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f)Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava --------ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında TTK'nın 21. maddesi gereğince her iki tarafın tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan davalar, taraflardan birinin ticari işletmesiyle ilgili olması kaydıyla Borçlar Kanunu'nun havale hakkındaki 457-462 ve vedia hakkındaki 463-482. maddelerinde düzenlenen hususlardan doğan nispi nitelikteki ticari davalar yönünden de ticaret mahkemesi görevlidir. Türk Ticaret Kanunun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk "davalarının" ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5. maddesinin 2.fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir.Türk Ticaret Kanunun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir. Bir hukuki işlemin veya fiilin Türk Ticaret Kanun'u kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.Tüm dosya kapsamının ve yukarıda anılan yasal düzenlemelerin değerlendirilmesinde, davacı tarafın tacir olduğuna dair bir iddia ve delil olmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK'nın 4/1-a ve devamı bentlerinde yazılan uyuşmazlıklar kapsamında da bulunmadığı, bu itibarla davanın nispi ve mutlak ticari davalardan olmaması nedeniyle, mahkememizin görevli bulunmadığı, davanın genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesinde davanın görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görev hususunun dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında resen nazara alınacağı gözetilerek davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin-----ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA,
3.Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli ------ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE,
4.Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5.Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek veya başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile istinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/12/2024