Aramaya Dön

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/154
Karar No
K. 2024/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ

Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C.

ANKARA GEREKÇELİ KARAR

7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/154
KARAR NO: 2024/48
DAVACI: ... - ... -...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALI: ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ: 03/03/2023
KARAR TARİHİ: 25/01/2024
KARAR Y.TARİHİ: 30/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan "Genel Kurul Kararının İptali" davanın yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir. I-İDDİALAR

1.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin hissedarı ve diğer ortağı ve müdürü olan ...'ün müvekkilinin oğlu olduğunu, müvekkilinin davalı şirkete ait olan ... parseldeki ... nolu taşınmazların 4.000.000,00.-TL gibi bir değer gösterilerek muvazaalı olarak 09/11/2023 tarihinde sattığını öğrendiğini, bu satışın iptali için ... sayılı dosyasında tasarrufun iptali davası açtıklarını, dava dışı ...'ün 15/12/2022 tarihinde saat 10:00'da sermaye artırım amaçlı olarak genel kurul toplantısı yapılması kararı aldıklarını, ancak müvekkilinin toplantı alanına erken gitmesine rağmen saati gelen toplantıyı başlamadığını, genel kurulun başlamasını talep eden müvekkilinin şirket hakkında bilgi almak istediğini, ancak ...'ün toplantıyı yapmaktan imtina ettiğini, müvekkiline hiçbir şekilde bilgi verilmediğini, müvekkilinin .... . Noterliği'nin 15/12/2022 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtarname gönderdiklerini, sonradan müvekkilinin öğrendiği kadarı ile ...'ün toplantı günü müvekkilini toplantıya katılmamış gibi göstererek sermaye artırım kararı alındığını beyan ederek davalı şirketin 15/12/2022 tarihinde alınan genel kurul kararlarının iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

2.Davacı vekili 10/04/2023 tarihli dilekçesinde; dava konusu olan 15/12/2022 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin alınan kararların ve maddelerin iptalini talep ettiklerini beyan etmiştir.

II-SAVUNMALAR

3.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın istemiş olduğu şirket kayıtlarının müvekkili tarafından verilmediği iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacıya her konuda istediği bilgi ve belgeyi verdiğini, genel kurul toplantı konusunu oluşturan sermaye artırımının şirketi menfaatleri doğrultusunda kanuni olarak yapıldığını, davacı tarafça gönderlen ihtarnamede her ortağın onayı alınarak satılmış olan taşınır ve taşınmazlar üzerinde davacının hakkı olduğu ve geçmişte müvekkili şirkete davacının hür idaresi ve rızası ile müvekkili şirkete devretmiş olduğu hissenin de kendisine ödenmediğin iddia ederek karşılığını talep etmiş ise de satılan gayrimenkullerin müvekkili şirketin borçlarını kapatmak amacı ile davacının hür idaresi ile satıldığını, mevcut durumda borç varlığının devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR

A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar

4.Tarafların üzerinde anlaştıkları her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.

B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları

5.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının genel kurul kararını iptal davasında aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, dava konusu ettiği genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımı kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

6.... sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ... tarafından ..., ... ve ... aleyhine .... parseldeki ... nolu taşınmazların satışına ilişkin olarak tapunun iptali ile taşınmazın şirket adına yeniden tescili istemiyle ikame edildiği anlaşılmıştır.

7.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının ve 15/12/2022 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde; şirketin son ortaklarının 9424 adet pay ile ..., 2576 adet pay ile ... oldukları, 15/12/2022 tarihli genel kurul ilanının 30/11/2022 tarih ve 10715 sayılı T.T. S.G'de yayımlandığı, bahsi geçen genel kurulda şirketin kayıtlı sermayesinin 3.000.000,00 TL'den 6.090.000,00 TL'ye çıkarılmasına karar verildiği, hazır bulunanlar listesinde ...'ün ıslak imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.

8.Dava dilekçesi ekinde ibraz edilen .... . Noterliği'nin 15/12/2022 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde; ihtarnamenin ... tarafından davalı şirket aleyhie keşide edildiği ve ".... 15 12.2022 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısına sermaye arttırımı.ve gündem maddelerinin yenilenmesi nedeniye merkez adresine gidilmiştir. Saat 10:00 'da olan toplantıya Oğlum ve tarafimdan katılım sağlanmıştır. Şirket hissedarı olmam nedeni ile şirket adına kayıtlı bulunan taşınır ve taşınmaz malların tarafımdan hiçbir şekilde . izin alınmadan satıldığı ve tarafıma hiç bir bedel ödenmediği görülmüştür. Söz konusu geçmişte şirket için ödemiş olduğum 35.000- $ 'ı ödemenizi ve satmış olduğunuz taşınır ve taşınmazlardaki hakkımı , geçmişte tarafınıza devir edilen hissenin bedelinin de en geç 30 gün içinde ödemenizi talep ederim...." hususunun ihtar edildiği anlaşılmıştır. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE

9.Dava, davalı şirketin 15.12.2022 tarihli genel kurulunda alınan sermaye artırımına yönelik kararların iptali istemine ilişkindir.

10.TTK m. 622 hükmü uyarınca anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri, kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanacağından anonim şirkete ilişkin düzenlemelerin ele alınması gerekmektedir.

11.Öncelikle davalı şirketin pay ve yönetim yapısının ele aldığımızda, davalı limited şirketin merkezinin ... ilinde bulunduğu, 3.000.000,00.-TL tutarında sermayeye sahip olduğu, ortaklarının davacı ... ve ... olduğu ve beheri 250,00.-TL itibari değerde 2.356.000,00.-TL karşılığı 9424 payın ...'e, 644.000,00.-TL karşılığı 2.576 payın ise ...'e ait olduğu ve şirketi ...'ün münferiden temsile yetkili olduğu anlaşılmaktadır.

12.Davalı şirketin merkezinin .... İli olduğu ... kayıtlarından anlaşılmakla mahkememizin yetkili olduğu değerlendirilmiştir.

13.Davacı, davalı şirketin 15.12.2022 tarihli Genel Kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin alınmış olan 6 numaralı kararın iptali isteminde bulunmuştur.

14.Dosya kapsamında yer alan ve ... celp edilen genel kurulun toplantıya gündem, çağrı ve çağrı tebliğinin usulüne uygun olup olmadığının değerlendirilmesinde, TTK m. 617 hükmü uyarınca şirket müdürü tarafından genel kurulun toplantıya çağrıldığı ve gündemin sermaye artırımı olarak düzenlenmiş olduğu, yine çağrı ilanının toplantı gününden 15 gün öncesinde yapıldığı ve davacıya tebliğ edildiği anlaşılması karşısında usulüne uygun olarak genel kurulun toplantıya çağrıldığının kabulü gerekmektedir.

15.Davacı yan davalı şirketin 15.12.2022 tarihli Genel Kurul toplantısında sermaye artırımına ilişkin alınmış olan 6 numaralı kararın iptali isteminde bulunmuş olduğu anlaşılmakla buna ilişkin TTK hükümlerinin ele alınması gerekmektedir.

16.Genel Kurul kararlarının iptali sebepleri TTK 445. Maddesinde düzenlenmiş olup buna göre; kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kurallarına aykırı olup genel kurul kararlarına karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açılabilecektir. Süre hak düşürücü olup resen dikkate alınması gerekmektedir.

17.İptal davasını açabilecek kişilere ilişkin olarak ise TTK'nın 446. maddesinin 1. fıkrasının "a" bendinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren bu muhalefetini tutanağa geçirten pay sahibinin genel kurul kararının iptali istemiyle dava açabilecektir.

18.İptal davasını açabilecek kişiler TTK 446. maddesinde hüküm altına alınmış olup iptal davası açabilecek kişiler; "a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir" olarak düzenlenmiştir.

19.Görüldüğü gibi iptal davası açısından, davayı açabilecek olanlar, pay sahipleri, organ olarak yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu üyelerinden her birisidir. (TTK m. 446 ). Toplantıya katılan pay sahipleri karara olumsuz oy vermiş ve muhalefetini zapta geçirmiş olmalıdır. Bununla beraber, muhalefet şerhinin toplantı tutanağında bulunması dışında, toplantı tutanağına ekli bir belge ile toplantı başkanlığına sunulabileceği ve toplantı tutanağında bu hususa yer verilebileceği de kabul edilmektedir.

20.Yukarıda da izah edildiği üzere TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerekmektedir. Oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alman karara karşı yapılması gerekmektedir. Yine Yargıtay yerleşik içtihatlarında, muhalefetin anılı karardan sonra olması gerektiği, zira karar öncesinde karara peşinen muhalefet etmenin mümkün olmadığı da ifade edilmektedir.

21.Bu anlamda eldeki iptal davasında öncelikle davacının davayı açmakta aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesi gerekmiştir.

22.Dava dilekçesi içeriğinde şirket malvarlığının kötü kullanıldığı ve yöneticinin sorumluluğuna yönelik iddialar dışında dava konusu edilen genel kurula katılmamış gibi gösterildikleri ve yine toplantının yapılmasından kaçınıldığı ile şirket binasından kovar gibi çıkartıldıkları iddiasında bulunulmuştur.

23.Dava dilekçesi ekinde yer alan 15.12.2022 tarihli (genel kurul toplantı tarihi) .... Noterliğinden keşide edilmiş olan ... yevmiye numaralı "ihtarname" içeriğinde ise 15.12.2022 tarihinde yapılacak olan genel kurul toplantısına sermaye artırımı nedeniyle şirket merkezine gidildiği ve saat 10:00'da olan toplantıya katılım sağlandığının beyan edilmiş olduğu nazara alındığında sözü edilen ihtarnamede ve dava dilekçesinde davacının davaya konu genel kurul toplantı saatinde toplantının yapılacağı yerde hazır bulunduğunun ve katılım sağladığının kabul edildiği, keza cevap dilekçesi ekinde sunulan CD içeriğinde yer alan video kaydı/görüntülerinin mahkememizce incelenmesinde, davacının dava konusu genel kurul toplantı saatinde şirket merkezinde hazır olduğu ve toplantıya katılmasının fiziki olarak engellendiğine ilişkin her hangi bir bulguya rastlanmadığı anlaşılmıştır.

24.Bu anlamda davacının dava konusu genel kurul toplantısına katıldığının kabulü gerekmiş ve buna göre dava açabilecek kişilerden olup olmadığının değerlendirmesi yapıldığında ise 446/1-a hükmü uyarınca toplantıya katılan kişilerin ancak karara karşı oy kullanması ve karşı oyunu toplantı tutanağına geçirmesi gerektiği buna karşın davacının maddede öngörülen biçimde dava açabilme ön koşulunu yerine getirmediği, öte yandan 446/1-b, c ve d fıkrasında yer verilen ve dava açabilecek kişilerden de olmadığı yukarıda yapılan değerlendirmelerden anlaşıldığından davacının aktif ehliyetinin bulunmadığının bulunmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.

25.Yine ....'nin yerleşmiş içtihatlarına göre genel kurul kararlarının iptali talep edilse bile yokluk ve butlan halinin resen incelenmesi icap etmektedir.

26.Davacı dava konusu genel kurul kararı bakımından yokluk hali ile butlan hallerinin gerçekleştiğine yönelik her hangi bir iddia ileri sürmemiş, bu yönde her hangi bir delil ortaya da koymamıştır.

27.Yokluk yaptırımı bakımından, bir hukuki işlemin hukuka uygun olarak doğabilmesi için öngörülen kurucu nitelikteki emredici hükümlere aykırılık, işlemin kurucu unsurlarında eksikliğe yol açmakta ise işlemi yokluk ile sakatlayacaktır. Yok sayılan bir hukuki işlem şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluğun tespiti her zaman ve herkes tarafından ileri sürülebilir ve yokluk kararı yalnızca açıklayıcı niteliktedir. Bu çerçevede, bir genel kurul kararının varlığından bahsedebilmek için iki unsur gerekir. Bunlardan ilki toplantı yapılması ve İkincisi toplantıda yeterli irade beyanları ile karar alınmasıdır. Bunlardan birisindeki eksiklik halinde hukuki işlem yani genel kurul kararı hiç doğmamış sayılır (....). Uygulama ve öğretide sayılan ve genel kurul kararının yokluğuna yol açan başlıca örnekler şöyledir; genel kurula davet, yetkili kişi veya organlarca yapılmamış veya TTK’daki istisna dışında davet yapılmaksızın toplantı yapılmış ve karar alınmışsa, ya da oylama yapılmaksızın karar alınmışsa, genel kurul toplantısı yapılmaksızın karar alınmışsa yokluk yaptırımı uygulanır.

28.Bu anlamda somut olay ele alındığında dava konusu yapılan genel kurul kararının kurucu unsurlarında eksikliğin bulunduğu söylenemeyeceğinden yokluk hali de gerçekleşmemiştir.

29.Butlan yaptırımı bakımından ise TTK m. 447 hükmünde yer verilmiştir. Buna göre, pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olacağı açıkça düzenlenmiştir (TTK m. 447). Bunun dışında daha önce olduğu gibi genel hükümlere dayanılarak da butlana hükmedilebileceği düşünülmektedir.

30.Eldeki davada dava konusu edilen genel kurul kararında alınan sermaye artırımı kararının TTK m. 447 hükmü bakımından butlan yaptırımını gerektirip gerektirmediğinin değerlenndirmesinde ise, sermaye artırımına iştirak edebilecek paydaşların maddi imkanları bulunduğu taktirde sermaye arttırımına iştirak etmelerine bir engel bulunmadığı, bu anlamda ortakların sermaye artırımına iştiraki engeller yönde her hangi bir hüküm öngörülmediği sermaye arttırımının davacıyı zarara uğratmak amacı güttüğünün de iddia ve ispat edilmemiş olduğu, sermaye arttırımına iştirak edememeleri nedeniyle böyle ortakların pay ve kar oranlarının düşmesinin tek başına objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun kabulüne imkan vermeyeceği, bu nedenle sermaye artırımının artırılan sermayeye oranla hisse oranlarında değişiklik yapmasının kaçınılmaz sonucu olduğu, artırımın şirketin gerçek bir finansman ihtiyacının karşılanması amacıyla yapılması, artırımın iptal davası açan davacıları zarara uğratmak gayesiyle yapıldığı hususları ispatlanmadığı, bu anlamda butlan yaptırımını da gerektirmediği sonucuna varılmıştır.

31.

Sonuç olarak davacıya TTK m. 414 hükmü uyarınca usulüne uygun biçimde davetiye tebliğ edildiği, davacının 15.12.2022 tarihli noter ihtarname içeriğinde de açıkça toplantıya katılım sağladığını beyan ettiği, yine dosyaya sunulmuş olan toplantı gününe ilişkin görüntülerden davacının toplantı yerinden zorla fiziki kuvvet ya da başka biçimde çıkartıldığına ilişkin hiç görüntü olmadığı, bu durumda davacının genel kurul kararına karşı iptal davası açabilecek kişilerin düzenlenmiş olduğu TTK m. 446/1-a hükmü uyarınca toplantıya katılmış olmasına karşın karşı oyunu tutanağa geçirmesi gerekmesine karşın bu dava koşulunu yerine getirmemiş olduğu, diğer yandan yokluk ve butlan hallerinin de yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında gerçekleşmemiş olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. VI-HÜKÜM

1.Davanın, dava şartı yokluğu nedeni ile HMK m. 114/2 ve 115/1 hükmü uyarınca USULDEN REDDİNE,

2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3.Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,

4.HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,

5.Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,

Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 25/01/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/01/2024 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.

"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog