Esas No
E. 2022/18181
Karar No
K. 2024/9462
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2022/18181 E.  ,  2024/9462 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2021/531 E., 2021/1566 K.
SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak sigaraların ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Malen sorumlu ...'in 24.11.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 03.01.2022 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği; lehine olan Kanun hükümleri ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE

A. Malen Sorumlunun Temyiz İstemİ Yönünden

24.11.2021 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen hükmü 03.01.2022 tarihinde temyiz eden malen sorumlunun temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden

02.01.2014 tarihinde, devriye görevi sırasında sanığın sürücüsü olduğu araca dışarıdan bakıldığında bezle örtülü malzemelerin görülmesi ve aracın arka tamponunun yere yakın olması nedeniyle şüphe üzerine mahkemeden alınan adli arama kararına istinaden 34 AH... araçta yapılan aramada toplam 2150 karton kaçak sigara ele geçirilmiştir. Sanığın söz konusu eyleminden ötürü 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla satın aldığını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Malen sorumlu beyanı, noter tanzimli araç satış sözleşmesi ve araç ruhsat sureti dava dosyasında yer almaktadır . Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin "fahiş" değerde olduğu anlaşılmıştır. Sanıktan ticari mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması, tüm dosya kapsamı ve bozma ilamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında, dava konusu eşyanın değerinin fahiş olduğu da gözetilerek, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları kapsamında bulunduğu ve mahkemece temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılarak uygulama yapıldığının anlaşılması karşısında; 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiikinci (10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Mahkemece lehe kanun değerlendirilmesi yapılarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, sonradan yürürlüğe giren kanunun lehe hükümler içermesi halinde uygulanacağı, lehe hüküm içermemesi halinde ise suç tarihinde yürürlükte bulunan kanunun uygulanması gerektiği gözetilerek; sanığın eylemine ilişkin olarak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası uygulanmışsa da, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerin fahiş olması halinde, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının uygulanmasının sanık aleyhine sonuç doğuracağı anlaşılmakla suç tarihinde yürürlükte bulunmayan Kanun hükmü uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Sanığın zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyasında aldığı cezanın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur.

4.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur.

5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihi olarak ayrıca 10.01.2014 tarihinin gösterilmemesi,hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR

A. Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan malen sorumlunun temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog