Esas No
E. 2020/9684
Karar No
K. 2024/6327
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2020/9684 E.  ,  2024/6327 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/88 E., 2016/17 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık, 6831 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...'ın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

A. Sanık ...

hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 6831 sayılı Kanunun 91/1-2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem,17.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 17.02.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

B. Sanık ...

hakkında 6831 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 6831 sayılı Kanunun 91/1-2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem,17.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 17.02.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

C. Sanık ...

hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;

Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem,17.02.2016 tarihli mahkumiyet hükmü olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 17.02.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

D. Sanık ...

hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz nedenleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine, cezalandırılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece, sanık savunması, tanık beyanı, tapu kaydı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Sanığa isnat edilen eylem öncelikle sit alanına izinsiz sulama arkı yapılması eylemdir. Tüm beyanlardan anlaşılacağı üzere sulama arkı köylünün kadimden kullandığı tarımsal bir faaliyet olup, tarıma dayalı ekonomisi bulunan köy için tespit hayatın olağan akışına da uygundur.

Bilirkişi raporuna göre ark içindeki betonun yaşı 25-30 yıllık olarak tespit edilmiş olup, beton atma işlemi dahi sit kararı (sit kararı 1992 yılı olmakla) öncesine aittir. Dosyaya gönderilen sit dosyasında da görüleceği üzere, sit alanı çalışmalarında bölgede detaylı tespit çalışması yapılmamış olup sadece harita ile sit kararı alınmıştır. Bu nedenle de dosya kapsamında sanıklar savunması aksine sit kararından sonra bölgede sanık tarafından sulama arkının inşa edildiği yönünde delil bulunmayıp sanığın savunmalarının aksi ispat edilmemiştir. Bu nedenle de bu eylemden beraat kararı verilmiştir.

Sit alanına yol yapma eylemi açısından, yol yapma eylemleri bilirkişi raporuna göre sit alanında değil devlet ormanındadır. Sit alanı içerisinde olduğu iddia edilen yol yapma eylemi ile ilğili sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir. İhbar eden (davaya konu olay nedeniyle aralarında husumet bulunup isnat beyanları başkaca delil ile desteklenmediği sürece soyut kabul edilmiştir) beyanı uyarınca da bu yol kiralanan arazi içerisinde olup, keşif yer fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere arazinin tamamı yol şeklinde teraslanmıştır. Kiralanan arazi nedeniyle sanıkların burayı kullanmaları da mümkün olmamakla, dosya kapsamında sanık savunmalarının aksi ispat edilmeyip bu suçlamadan da sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.

Sanık ... evi ile ilgili olarak; Antalya 1. İdare Mahkemesi 2011/1891 Esas ve 2012/1317 Karar sayılı dosyası ve tanık beyanları dikkate alındığında, suça konu evin 1991 yılı öncesi yapıldığı sabit olup, 1992 tarihli sit kararından önce yapılan evle ilgili bu eylem açısından da atılı suçlamadan beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR

Sanık hakkında Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 12.05.1992 tarih ve 1431 sayılı kararı ile I. derece doğal sit alanı ilan edilen arazi içerisinde tek katlı taşınmaz, su arkı ve yol yaptığından bahisle açılan kamu davası kapsamında, sanığın aşamalardaki beyanlarında suça konu evin babasından kaldığını 1991 yılında tadilat yaptırdığını daha sonra herhangi bir inşai faaliyette bulunmadığını, su arkının 25-30 yıllık olduğunu kendisinin yaptırmadığını, ormandan geçen yol üzerinde arazi sahipleri ile beraber yol üzerinde düzeltme yaptıklarını beyan ettiği, duruşmada dinlenen tanık beyanlarının aynı yönde olduğu, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan 14.01.2016 tarihli heyet bilirkişi raporunda; patikanın tamamının orman olarak bırakılan yerde kaldığı, sulama arkının 25-30 yıl önce yapıldığının tespit edildiği anlaşılmakla, sanık savunması, tanık beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında mahkemece sanığın beraatine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog