11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/8485 E. , 2010/14807 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
I-Sanıklar ..., ..., ...,... ve ... haklarında elde edilen delillerin hükümlülüklerine yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin suçun sabit olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle adı geçenler haklarındaki beraat hükümlerinin istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ... ve ... müdafii ile katılan vekilinin bu sanıklarla ilgili mahkumiyet hükümlerine yönelik temyizine gelince: Dosya içinde mevcut üçlü bilirkişi raporunda havale tarihlerinin açıkça belirtildiği ve en son suç tarihinin 08.09.2005 olduğu anlaşılmakla tebliğnamedeki 2/a nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre katılan vekili ile sanıklar müdafiinin subüta ve saireye yönelik ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Katılan ...'ye ait “Rose Dış Tic. Ltd. Şirketinde” sanık ...'un idari müdür, diğer sanık ...'un da muhasebe müdürü olarak çalıştıkları, şirketin, Manisa'da bulunan Vestel Beyaz eşya fabrikasının mallarını Irak'a sattığı, şirketin Türkiye'deki faaliyetinin bu olduğu, söz konusu malların sevkinin ve idare işlemlerinin dosyada mevcut temsilnamelerle Mersin'de bulunan şirketin ofisinde görevli sanıklar ... ve ... tarafından yapıldığı Irak'a sevk edilen ürünlerin gümrük ve nakliye işlemlerinin ise İzmir'den yapıldığı, İzmir'deki işlerin şirketi vekalet ile temsil eden ve mahkemece tanık olarak dinlenilen ... tarafından yürütüldüğü, bu şekilde gümrük, nakliye ve diğer giderler için gerekli olan harcamaları karşılamak amacıyla şirketin sorumlu müdürü ...'nin banka hesabından ... adına Denizbank Liman Alsancak/İzmir Şubesindeki hesaba havaleler yapıldığı, katılanın bilgisi dışında ...'e gönderilen havalelerin bir kısmının sanık ... tarafından geri istenerek ve onun talimatına göre ... tarafından da sanıklar ..., ... ve ...'ın şahsi banka hesaplarına havale ile istenen paraların gönderildiği, fiilin belirtilen tarihlerde sanıklar tarafından birden fazla gerçekleştirildiği böylece sanıkların hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işledikleri iddiasıyla açılan davada, yapılan yargılama sonucu diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket eden sanık ...'un şirketin sahibi katılana "Irak’a sevk edilecek malların daha fazla vagonla gideceğini” söyleyerek şirketin hesabından fazla miktarda parayı şirketin İzmir'de işlerini yürüten tanık ...'e havale edilmesini ve daha sonra da adı geçen İrfan’dan fazla gönderilen paranın iadesinin gerektiğini beyan ederek aslında şirket tarafından ödenmemesi gereken parayı haksız şekilde kendi banka hesaplarına yatırılmasını sağladıklarının anlaşılmasına göre sanıklar ...,... ve ...’ın fikir ve eylem birliği içerisinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin zincirleme şekilde “hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanmak” suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde dolandırıcılıktan hüküm kurulması,
2.Kabule göre;gerekçeli kararda oluşa uygun olarak, sanıkların suçlarını zincirleme biçimde işledikleri kabul edildiği halde hüküm fıkrasında ve kısa kararda TCK.nun 43.maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
3.Kamu davasının görülmesi sırasında kendini vekille temsil ettiren katılan adına vekalet ücreti takdir edilmemesi, Yasaya aykırı, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi