17. Hukuk Dairesi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/685
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/02/2022
NUMARASI : ... Esas ve ... Karar
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/02/2022 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacı şirkete ait yaklaşık 50 adet hat mevcut olduğunu, bu hatlara ilişkin şirket hattı adı altında davalı ile 2015 yılı eylül ayında sözleşme yapıldığını, sözleşme uyarınca davacı çalışanlarının da kullanabileceği şirket hattı tarifesi oluşturulup bu tarifeye göre oldukça ekonomik fatura ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının mevcut hatlarını şirket hattına taşıdığını, yeni tarife gereğince her hat için ortalama 45 TL ödenmesi gerekirken sözleşmenin yapıldığı tarihten yaklaşık 3 ay sonrasından başlayıp günümüze kadar faturaların oldukça yüksek gelmeye başladığını, üstelik ... numaralı 10 adet hatlardan bazılarının hiç kullanılmadığı bazılarının ise birkaç aydır kullanılmadığı halde bu numaraları içeren hatlara da fahiş ücretler tahakkuk ettirildiğini ve halen de ettirilmekte olduğunu, dava dilekçesinde numaralarını bildirdikleri 10 adet hattın kullanılmadığının tespitine, kullanılmayan ya da iptal edilen hatlara düzenlenen faturaların geçersiz olduğunun tespitine, kalan diğer hatlar yönünden tarife gereğince her bir hat için ödenmesi gereken miktarın 45 TL olduğunun ve tarife içinde yer alan tüm hatlar için ödenmesi gereken miktarın en fazla 1.800 TL olduğunun tespitine, bu miktarı aşan kısmın haksız ve yersiz olarak faturaya yansıtıldığının tespitine, Ocak 2016- 07/02/2017 ödeme tarihli toplam 13 aylık fatura içeriklerinin hem davalı kayıtlarının hem de TİB vs.ilgili kurum ve kuruluştan celp edilecek kayıtların bu işten anlayan uzman bilirkişi tarafından incelenip fatura içerikleri ve ödenmesi gereken miktarın tespitine, gerçek miktar tespit edilinceye kadar fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL için borçlu olmadıklarının tespitine, tüm faturalar ödenmiş olduğundan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik bu miktarın (15.000 TL'nin) ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans(ticari) faiziyle birlikte istirdat yoluyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunması gerektiğini, hukuki menfaatin bir dava şartı olduğunu, davacının hukuki durumunun mevcut ve ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kalması, bu durumun davacı için zarar doğurucu nitelikte olması ve menfi tespit davası sonucu verilen hükmün bu tehlikeyi kaldırabilecek nitelikte olması halinde davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğunun kabul edileceğini, davacının dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere davacı şirket ile davalı müvekkil arasında bir ticari ilişkisinin mevcut olduğunu, bu kapsamda sözleşmeler yapılarak davacı şirket adına bazı aboneliklerin oluşturulduğunu, dava konusu uyuşmazlığın bu aboneliklerden doğan faturaların miktarlarıyla alakalı olduğunu, davacı şirketin borçlu bulunmadıklarına dair herhangi bir iddiasının mevcut olmadığını, davacı deyimleri ile şirket kayıtlarında yapılacak TİB araştırması ve bilirkişi raporları doğrultusunda fazla olduğunu öne sürdükleri faturaların gerçek bedellerinin tespit edilmesini istediklerini, bu talebin menfi tespit davasının konusunu oluşturmayacağını, davanın dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, davacının iddialarının asılsız olduğu, davalı şirket tarafından kendilerine yanlış fatura tanzim edilmediğini, davacı tarafın dava dilekçesinde hiç kullanılmadığını belirttiği ancak fahiş fatura geldiğini iddia ettiği hatlara ilişkin kullanım detaylarının UYAP ekinde ayrıntılı olarak (vergi, internet kullanımı, cihaz taksit bedelleri, kullanım ücreti, GPRS/DATA) belirtildiğini, kullanım detayları incelendiğinde görüleceği üzere davacı tarafın kullanılmadığı ve faturalarının fahiş geldiğini iddia ettiği telefon hatlarına ilişkin ücretlendirmelerin davacı şirket ile imzalanan sözleşme, kampanya ve taahhüt kapsamında olduğunu, fahiş veya haksız bir faturalandırmanın söz konusu olmadığını, davacı tarafın iddia ve talepleri maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi incelemesi yapıldığı takdirde bu hususun ortaya çıkacağını, açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ... ... San. Ve Tic. A.Ş ve ... ... A.Ş arasında 20.01.2011 tarihinde düzenlenmiş ... ... A.Ş. Tip GSM Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında taraflar arasında 25.06.2015 tarihli ... Büyük indirim Kampanyası Taahhütnamesi, 13.08.2015 tarihli ... yarına hazırlayan cihazlar kampanyası taahhütnamesi bulunduğu, ayrıca 2 adet Iphone& 16GB telefon için, cihaz taksit bedeli aylık faturaya ek 130TL olarak belirtilmiştir. Tüm fatura detayları, tarife bilgileri ve hat kullanıcılarının fatura detayları Cd şeklinde dosyaya sunulmuş olup, dosya kapsamında bilirkişi raporu, ek rapor, bilirkişi heyet raporu alınmış, denetime elverişli olan .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... nolu talimat sırasına kaydedilen dosyadan alınan bilirkişi ek raporu bilirkişi tarafından her fatura dönemi için ayrı ayrı dökümlerle karşılaştırılmış olduğundan hükme esas alınarak, raporun heyet halinde alınan rapor ile de uyumlu olması dikkate alınarak itiraz edilen fatura detaylarının tarife dışı Yurtdışı/SMS/GPRS/DATA kullanımlardan kaynaklı olduğu, sözleşme kapsamında hattın kullanılmaması ile kullanım dışı olmasının farklı anlamlar taşıdığı, kullanılmayan hatlara sözleşme gereği sabit ücret ve vergilerin faturalandırılmasının normal olduğu, bildirilen indirim oranlarının her ay farklı olmasına rağmen kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu görülmüş ve iletilen faturaların sözleşme şartlarına göre normal ve kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu kanaatine varılmış olup davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine..." karar verilmiştir.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:
Davanın cep telefonundan kaynaklanan ancak kullanılmadığı halde haksız faturalandırma nedeniyle menfi tespit ve ödeme nedeniyle istirdata ilişkin olduğunu, yargılama aşamasında ilk alınan bilirkişi raporunun eksik olmasına rağmen incelemenin daha iyi yapıldığı ve davalı tarafından yapılan faturalandırmanın haksız olduğunu, itirazlar üzerine talimat yoluyla İstanbul'dan aynı bilirkişiden alınan raporların eksik inceleme ve varsayım üzerine düzenlendiğini, bu raporlara karşı sunulan itirazlar doğrultusunda ek rapor alınmışsa da eksikliklerin giderilmediği ve bilirkişinin işin içinden çıkamadığı için özensiz, üstünkörü ve varsayımlarla raporun düzenlendiğini, sonuçta somut, ihtilafı çözmeye yeterli ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınmadan davanın reddine karar verildiğini, tespitlerin somut verilere dayanmadan sadece fatura içerikleri ve davalının sunduğu beyan ve belgelere göre yapıldığını, TİB ve BTK verilerinin değerlendirilmediğini, raporda her ne kadar TİB ya da BTK dan bilgi verilmeden işletmeciden bilgi alınması gerektiği belirtilmişse de davanın selameti açısından sadece davalı nezdindeki fatura ve belgelerle tespitin mümkün olamayacağını, bu sebeple sadece davalı elinde bulunan fatura ve belgeler dışında tarafsız kurumlardan (TİB, BTK vb) bilgi istenerek rapor düzenlenmesi gerekirken bu hususların yerine getirilmediğini, ihtilafın çözümü için ilgili kurumlardan gerekli belgelerin celbi ile (ilgili kurumlardan gerekli belge ve bilgiler temin edilemezse dahi ) taraflar arasındaki sözleşmeye göre tüm hatlara tahakkuk ettirilmesi gereken fatura toplamının 1.800 TL olduğunu ancak davalı tarafça bu miktarın çok üzerinde faturaların düzenlendiğini, buna ilişkin açılan davada davalı tarafından iddia edilen data aşımı, sms kullanımı ve tarife dışı kulanımı ise ispat külfeti kendisinde bulunan davalıda olmasına rağmen resmi belgelerle ispatlanamadığını, bu sebeple menfi tespit ve istirdat davasının kabulü gerekirken davanın reddi karar verildiğini, istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVALI VEKİLİ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun, objektif nitelikte, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğunu, davacı tarafın bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğu hakkındaki istinaf sebebinin maddi ve hukuki açıdan dayanaksız olduğunu, davacı tarafın istinaf dilekçesi içeriğinde, talimat yoluyla düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye ve varsayıma dayalı olduğunu, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirttiğini, davacı tarafın iddialarının soyut olduğunu, hükme esas alınan raporlarda davacı tarafın dava dilekçesindeki tüm iddia ve talepleri ile bu taleplerin dayanağı vakıaların, sözleşmelerin ve kullanımların incelendiğini ve araştırıldığını, davacı tarafca kullanmadıkları hatlar için fatura düzenlendiğini, kullanıma aykırı fatura düzenlendiğini, indirimlerin yansıtılmadığı iddiaları ile iş bu davanın ikame edildiğini, bilirkişi raporunda tarafların dosyaya ibraz ettiği tüm deliller incelenerek, davacı ile müvekkil şirket arasında imzalanan sözleşmeler, taahhütnameler, tarifeler değerlendirilerek kanaate varıldığı, özellikle davaya konu faturaların miktarları, faturaların dayanakları olan konuşma, mesajlaşma, internet kullanımı ve GPRS/Data kullanımı ayrıntılı olarak ve fatura bazlı olarak sunulduğunu, bu nedenle öncelikle davacı tarafın, bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, eksik incelemeye dayalı olarak düzenlediği yönündeki istinaf sebebinin dosya kapsamı ve raporların içeriği düşünüldüğünde dayanaksız olduğunu, davacı şirketin tarife ve sözleşme kapsamına aykırı kullanım yaptığını, fatura içeriklerinin kullanıma uygun olduğunun bilirkişi raporu ile de belirlendiğini, davacı tarafça fazla olduğu iddia edilen faturaların sebebinin, tarife veya paket harici görüşme veya kampanya harici görüşme veya kullanımlardan (yurt dışı sms/gprs/data) kaynaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda indirim miktarlarına ilişkin kayıtların incelendiğini, tanımlanan kampanyalar uyarınca indirimlerin uygulandığını, sözleşme gereğince verilen indirimin, tarifenin aylık sabit ücreti üzerinden yapıldığını, sabit ücret kapsamı dışındaki kullanımların ise tarifenin kendi standart fiyatları üzerinden ücretlendirilerek indirim uygulanmaksızın faturalandırıldığı ve bu durumun sözleşmeye uygun olduğunun belirtildiğini, davacı tarafça kullanılmadığı ve/veya kapalı olduğu iddia edilen hatlarla ilgili faturalara ilişkin itirazlara yönelik raporda hattın kullanılmaması ile kullanım dışı olması arasında fark olacağını, hattın kapatılmasının yazılı bir talep ile olması gerektiğini, bu yönde yazılı bir belge ibraz edilmemiş olduğunu, bu durumda ise hat kapatılmadığı sürece kullanılmasa dahi en azından sözleşmede belirlenen sabit ücret, paket ücreti, vergi vs.nin tahakkuk ettirilmesinin sözleşmeye uygun olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın tüm istinaf sebeplerinin yasaya aykırı olduğu gibi tüm dosya kapsamına da aykırı nitelikte olduğunu, davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; telefon abonelik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı şirketin 2015 yılı eylül ayında şirket hatlarına ilişkin olarak davalı ...Ş. ile sözleşme imzaladığını, yeni tarife gereğince her hat için ortalama 45 TL ödenmesi gerekirken sözleşmenin yapıldığı tarihten yaklaşık 3 ay sonrasından itibaren çok yüksek fatura gelmeye başladığını, ... numaralı 10 adet hatlardan bazılarının hiç kullanılmadığı bazılarının ise birkaç aydır kullanılmadığı halde bu numaraları içeren hatlara da fahiş ücretler tahakkuk ettirildiği ve halen de ettirilmekte olduğunu belirterek dava dilekçesinde numaralarını bildirdikleri 10 adet hattın kullanılmadığının tespitine, kullanılmayan ya da iptal edilen hatlara düzenlenen faturaların geçersiz olduğunun tespitine, kalan diğer hatlar yönünden tarife gereğince her bir hat için ödenmesi gereken miktarın 45 TL olduğunun ve tarife içinde yer alan tüm hatlar için ödenmesi gereken miktarın en fazla 1.800 TL olduğunun tespitine, bu miktarı aşan kısmın haksız ve yersiz olarak faturaya yansıtıldığının tespitine yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 15.000 TL için borçlu olmadıklarının tespitine, şimdilik bu miktarın (15.000 TL'nin) ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans (ticari) faiziyle birlikte istirdat yoluyla davalıdan tahsili istemine yönelik .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, yapılan yargılama neticesinde 16/02/2022 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde İstinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacı ... ... San. Ve Tic. A.Ş ile davalı ...Ş arasında 20/01/2011 tarihli ... ... A.Ş. Tip GSM Abonelik Sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme kapsamında taraflar arasında 25/06/2015 tarihli ... Büyük indirim Kampanyası Taahhütnamesi, 13/08/2015 tarihli ... yarına hazırlayan cihazlar kampanyası taahhütnamesi bulunduğu, ayrıca 2 adet Iphone & 16GB telefon için cihaz taksit bedeli olarak aylık faturaya ek 130 TL'nin ekleneceğinin kararlaştırıldığı, dosya kapsamında alınan 29/04/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu ile bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 20/12/2021 tarihli raporda tanımlanan kampanyalar uyarınca indirimlerin uygulandığı, ... kayıtlarından hesaplanan fatura toplamları ile kesilen fatura toplamları arasında kuruş bazında ortaya çıkan farkın excel hesabında ondalık kısımların yuvarlatılmasından kaynaklı olabileceği ve kesilen fatura bilgilerinde problem görülmediği, Aralık 2016 faturası için hemen hemen tüm görüşme ve sürelerin ikişer kere yazılması durumuna ilişkin hatanın fatura aşamasında düzeltildiği ve faturaya etkisi olmadığı, kullanılmadığı ve/veya kapalı olduğu iddia edilen hatlarla ilgili olarak ise hat kapatma talebinde bulunulmaması nedeni ile hatların kullanıma açık kalmaya devam ettiği, bu süre zarfında hat üzerinden haberleşme veya kullanım yapılmasa bile hat her an kullanılabileceğinden dolayı servis almaya devam ettiği ve bunun için de en azından sözleşmede belirlenen sabit ücret, paket ücreti, vergi vs. tahakkuk ettirilmesinin sözleşmeye uygun olduğu, fatura detaylarında faturalardaki yüksekliğin tarife dışı Yurtdışı/SMS GPRS/DATA kullanımlardan kaynaklı olduğu kanaatine varıldığı, her iki raporunda birbirini teyit eder, gerekçeli, açıklayıcı ve yüksek mahkeme denetimine elverişli olduğu, mahkeme tarafından faturaların sözleşme şartlarına göre normal ve kabul edilebilir sınırlar içinde olduğu kanaati ile davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesinin usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5.Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6.Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.09/01/2025 ...
Başkan
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Üye
...
(e-imzalıdır)
...
Katip
...
(e-imzalıdır)