7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2009/10190 E. , 2011/27242 K.
"İçtihat Metni"
Marka hakkının ihlali suçundan sanık ...'ın, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-c, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1.maddeleri gereğince 22.500 yeni Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 10 ay süre ile iş yerinin kapatılmasına ve aynı süre ile ticaretten men edilmesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5.maddesi uyarınca sanık hakkında belirlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 231/8.maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaksızın 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına, suça konu eşyanın müsaderesine dair İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 15.05.2008 tarihli ve 2006/1834 Esas, 2008/575 sayılı kararına vaki itirazın, müsaderesine karar verilen malların değerinin belirlenmesi için ehil bir bilirkişi tespiti ile 5271 sayılı kanunun 231/6.maddesinin (c) fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 tarihli ve 2008/959 müteferrik sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.04.2009 gün ve 24558 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2009 gün ve KYB. 2009-122559 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, müştekinin zararının giderilmemesi sebebiyle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, müsaderesine karar verilen malların değerinin belirlenmesi için ehil bir bilirkişi tespiti ile 5271 sayılı kanunun 231/6.maddesinin (c) fıkrası uyarınca işlem yapılması gerektiğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, marka hakkının ihlali suçunun konusu olan 26 adet taklit pantolon ile 10 adet taklit gömleğin değerinin tespitinden elde edilecek miktarın müştekinin zararı olamayacağı, suçla ihlal edilenin bir zarar olmayıp hak ihlali olduğu, suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir ve giderilebilir bir zararın henüz bulunmadığının anlaşılması karşısında, dava konusu suçun özelliği dikkate alınarak itirazın reddi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2008 gün ve 2008/959 müteferrik sayılı kararının CMK'nın 309/4-c maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.