11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/14434 E. , 2010/14505 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : 1) 5237 sayılı TCK.nun 204/1, 43, 53, 58/7 maddeleri gereğince 3 yıl 9 ay hapis cezası ve belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması
2.5237 sayılı TCK.nun 158/1-f, 52, 52/4, 53, 58/7, 168/1, 50/1-a, 8/7, 63 maddeleri gereğince 4 yıl hapis ve 20.000.00 TL adli para cezası, adli para cezasının 1'er ay arayla 10 eşit taksitte tahsili, belirtilen sürelerde belirtilen haklardan yoksunluk, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması, gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin cezadan mahsubu, emanete kayıtlı çekin dosyada delil olarak saklanması Sanık hakkında ... sahte kimliğini kullanarak tesis ettirdiği telefon abonelikleri nedeniyle dolandırıcılık suçundan kamu davası açılabilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanık ve müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın olay Günü şikayetçinin işyerine birlikte gittiği ve hakkında verilen beraat hükmü temyizen incelenmeyen eşi ...’un; aşamalardaki beyanında “Denizli’de oturduklarını olay tarihinde sanıkla birlikte İstanbul’a gezmeye geldiklerini” bildirdiği, şikâyetçinin olaydan sonra sanık tarafından evi olarak gösterilen yerden ve verdiği telefondan aradığında ulaşamadığı, evden taşınıldığını tespit ettiği, sanığın aracı teslim alırken teminat olarak verdiği çekte eşine yaptırdığı ciroda sahte ... kimliği ile aldığı telefon numarasını ve bu hattın kurulu bulunduğu adresi yazdığı, kısa bir süre içersinde aldığı aracı başkasına sattığı, o kişiye de sahte nüfus cüzdanı ile aldığı telefon numaralarını ve aynı adresi beyan ettiği, sanığın baştan bu yana şikayetçiyi çeke duyulan güvenden de yararlanarak dolandırmak amacı ile hareket ettiğinin anlaşılması karşısında delilleri takdir edip yüklenen suçun sübutunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsiz bulunmamış, tebliğnamedeki aksi bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Bozmaya uyulmak suretiyle yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ve müdafiinin yüklenen suçun unsurlarının oluşmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
Sanık hakkında kurulan 28.02.2008 günlü önceki hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle; sanığın 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 326/ son maddesi uyarınca ceza miktarı itibari ile kazanılmış hakkı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi ile yapılan uygulamadan önce gelmek üzere “Ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak gözetilerek, sanığın 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca infazın 1 yıl 6 ay hapis ve 2.400,00 TL adli para cezası üzerinden yapılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince:
Sanığın sahte ... kimliğini kullanarak 216 565 33 90, 505 634 70 44 ve 546 841 22 46 numaralı telefon aboneliklerini tesis ettirerek zincirleme biçimde resmi belgede sahtecililik suçunu işlediğinin iddia olunması, belirtilen aboneliklere ilişkin ilgili sözleşmeler ve suça konu nüfus cüzdanının aslı veya onaylı bir örneğinin dosyada bulunmaması, sanığın nüfus cüzdanını Eskişehir Nüfus Müdürlüğünden aldığını beyan etmesi, Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.11.2007 gün ve 99/354 sayılı ilamından aynı sahte nüfus cüzdanını Sapanca ve İzmir 30. noterliklerinde düzenlenen işlemlerde de kullanıldığının anlaşılması karşısında, Eskişehir Nüfus Müdürlüğünden; suça konu nüfus cüzdanının seri numarası da gözetilerek düzenlenip sanığa verilip verilmediği araştırılıp ilgili telekom şirketlerinden dayanak belgeleri ile birlikte sözleşme asıl veya onaylı örnekleri ve lüzümu halinde anılan noterliklerden aslı görülüp müstenidat olarak alınan suça konu nüfus cüzdanı onaylı fotokopileri getirtilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken sahte belgenin aldatıcı nitelikte bulunup bulunmadığı da tartışılmadan sanığın soyut ikrarı ile yetinilip eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.