11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2008/13040 E. , 2010/14033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : ...: 1-Sahtecilik suçundan lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nın 204/1,62,53/1-2.mad.uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,maddedeki hakları kullanmaktan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına,
2.Dolandırıcılık suçundan,lehe olduğu değerlendirilerek,5237 sayılı TCK'nın 157,62,52/2,53/1-2.mad. uyarınca, 10 ay hapis,1000 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına,maddede yazılı haklardan infaz tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, Karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin 25.01.2002 olarak mahallinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Sanık müdafiinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyizinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükümleri karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 25.01.2002 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 102/4 ve 104/2. maddeleri uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,
II-Sanık müdafiinin “resmi evrakta sahtecilik” suçlarından kurulan mahkümiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince;
1.CGK'nun 27.01.2009 tarih ve 2008/219-2009/6 sayılı kararında açıklandığı üzere, 765 sayılı Yasanın 95/2. maddesi uyarınca verilen aynen infaz kararı hükmün bir parçası olmayıp, hükmün dolaylı bir sonucudur, nitekim yargısal kararlarda da, aynen infaza ikinci hükmü tesis eden mahkemece karar verilebileceği gibi erteli mahkumiyete karar veren mahkemece de ikinci hükmün kesinleşmesi üzerine yapılan ihbar sonucu karar verileceği vurgulanmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 7 ve 5252 sayılı Yasanın 9. maddeleri uyarınca önceki erteli mahkumiyetler yönünden de uyarlama kararı verilmesi zorunluluğu bulunması karşısında, uyarlanmayan hükümler yönünden aynen infaz kararı verilmesi büsbütün olanaksız hale gelmiştir. Hükümlerde her yönüyle eşitlik olması halinde ise dolaylı sonuçlar dikkate alınarak lehe yasa saptanmalıdır. Bu karşılaştırmada dolaylı sonuç olması nedeniyle, aynen infaza karar verilen mahkumiyet ancak, hükümlerde her yönüyle eşitlik bulunması halinde dikkate alınabilecektir.
Somut olayda, resmi evrakta sahtecilik suçunun cezası, 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesinde 2 yıldan 8 yıla kadar hapis, 5237 sayılı TCK'nun 204/1 maddesinde ise, 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olmasına rağmen, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde hapis cezalarının eşit olacağı ve 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluklarının 765 sayılı Kanunda bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun lehe olmadığı, her iki yasanın uygulanması halinde erteli mahkumiyete hükmeden mahkemeye ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre; 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak sanığın aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, yasaya aykırı, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.