Esas No
E. 2009/7003
Karar No
K. 2010/14484
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Ceza Dairesi         2009/7003 E.  ,  2010/14484 K.

"İçtihat Metni"

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın yapılan yargılamaları sonunda; mahkumiyetlerine dair Bursa 3.Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2006 gün ve 2004/241 Esas, 2006/378 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığının bozma isteyen 18.04.2009 tarihli tebliğnamesi ile daireye gönderilmekle sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların süresine göre ve yasal süresinden sonra yapılmış olmaları nedeniyle koşulları bulunmadığından 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318.maddesi uyarınca reddine karar verilip incelenerek gereği görüşüldü:

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin suçun unsurlarının oluşmadığına mahkumiyete yeterli delil olmadığına ve sübuta yönelik olan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak

1.Dolandırıcılık suçlarında, unsur olan kandırabilecek nitelikteki hile ve desiselerin gerçek kişiye yönelmesi ve bu kişinin hataya düşürülüp onun veya bir başkasının zararına, fiili işleyene veya başkasına haksız yarar sağlanması gerektiği cihetle; somut olayda, temin edilen bilgileri kodlanmış sahte kredi kartlarının sanık ...'ün işlettiği işyerinde kurulu şikayetçi bankaya ait POS cihazından geçirilip, gerçekte alışveriş yapılmadığı halde yapılmış gibi üretilen slipler vasıtasıyla haksız yarar sağlandığının iddia ve kabul olunmasına göre; sanıkların eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 525/b-2 (01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 245) maddesinde tanımlanan suçu oluşturacağı gözetilerek, anılan yasaların olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı tatbik olunup ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümlerin de açıklanması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken "denetime olanak vermeyecek şekilde" hüküm tesisi,

2.Kabule göre de; 29.12.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı kanunun 122.maddesiyle 647 sayılı yasa yürürlükten kaldırıldığı cihetle; mülga yasanın 4786 sayılı yasa ile değişik 5/5.maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanmayacağının gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakların saklı tutulmasına 14.12.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.