Esas No
E. 2024/129
Karar No
K. 2024/1159
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/129 K. 2024/1159 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/129, K. 2024/1159, T. 19.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/129
Karar No
2024/1159
Karar Tarihi
19.12.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/129 Esas
KARAR NO: 2024/1159
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/11/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...Sigorta A.Ş. Tarafından ZMMS sigortalısı olan...plakalı araç 14.04.2022 günü saat 20:40 sıralarında ve 1551 Sokak Torbalı/İZMİR mevkiinde araç sürücüsünün dikkatsizliği sebebiyle park halinde bulunan davacı müvekkil ...n...plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu, kaza sonucunda müvekkilin aracında hasardan kaynaklı zarar ve değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, bu durum kaza tespit tutanağı ile de sabit olduğunu, kazanın oluşumunda... plakalı araç asli ve tam kusurlu olup müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını, şöyle ki; Müvekkilin maliki olduğu ... plakalı araç park halindeyken ekte sunulu kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere dava dışı araç sürücüsünün beyanında açıkça; ''... plakalı aracımla 1551 sokak içinde geri geri gelip park yapmak isterken park halinde duran B aracına sol arka kapıdan çarptım.'' şeklinde beyanı olup müvekkil aracının kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığının açık olduğunu, iş bu kazada asli ve tam kusurlu olan...plakalı aracın ZMMS sigortası davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış olup müvekkilin... plakalı aracındaki hasardan sorumluluğu bulunduğunun tartışmasız olduğunu kaza neticesinde meydana gelen hasarın ve zararın tespiti için ekte sunulu... SİGORTA EKSPERTİZ HİZMETLERİ tarafından yapılan inceleme neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta kaza sonucu meydana meydana gelen hasarın 19.066,82-TL olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğunu, kaza neticesinde araçta büyük hasar meydana gelmiş ve aracın değerinde esaslı bir azalma meydana gelmiş olduğunu belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1000,00 TL bakiye hasar tazminatının kaza tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketini yerleşim yeri İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği İstanbul Anadolu Asliye Ticaret mahkemeleri iş bu davada yetki bakımından davanın usulden reddine ve dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini başvuru sahibi tarafından 14.04.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda ...plakalı araçta oluşan hasarın tazmini için, aralarındaki kasko poliçesine istinaden... Sigorta A.Ş. ye başvurulduğunu bunun üzerine... Sigorta A.Ş. tarafından hasar dosyası açıldığını başvuranın kasko sigortacısı tarafından atanan eksperce aracın onarım durumu tespit edildiğini ve layıkıyla onarılarak başvurana eksiksiz olarak teslim edildiğini ardından başvurana ait aracın onarım bedeli ...Sigorta A.Ş. tarafından, kazaya karışan karşı araç olan (müvekkil sigorta şirketine sigortalı aracın) trafik poliçesine istinaden müvekkil sigorta şirketine rücu edilmiş olduğunu müvekkil... Sigorta A.Ş. tarafından da, ...Sigorta A.Ş. ye 29.09.2022 tarihinde 10.164,25 TL tazminat ödemesi yapıldığını, başvuru sahibi tarafından her ne kadar gerçek zararın ödenmediğinden bahisle huzurdaki başvuru ikame edilmişse de araç onarım bedelinin kendileri tarafından karşılandığı ve hasar bedelinin eksik ödendiğine ilişkin bir iddia bulunmadığı gibi onarım faturası da sunulmamış olduğunu başvuru sahibine ait aracın onarım bedeli kasko sigortacısı tarafından ödendiği ve ödenen meblağın müvekkil sigorta şirketine rücu edilmesi akabinde kasko sigortacısına ödendiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığından, başvuru sahibi tarafından talep edilebilir bir hak kalmadığını müvekkil şirket, kendisine hasar ihbar edilmediğinden “kasko sigortacısının” aksine aracı inceleme imkanı bulamamış olup kendisine yöneltilen rücu talebi üzerine ödeme yaptığını ve aracı fiziken inceleme imkanı bulamadığını dolayısıyla müvekkil şirket aleyhine bakiye hasar tazminatına hükmedilmesi mümkün olmadığını başvurana ait avans faiz talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini davacı tarafından fatura sunulmadığından dolayı hasar bedeline KDV eklenmesi hukuka aykırılık teşkil edeceğini ve müvekkil şirketin KDV den sorumlu tutulması mümkün olmadığını hasar bedelinin sigorta genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini hesaplanacak tazminat üzerinden asgari %20 iskonto uygulanmasını talep ettiklerini mevzuatta belirtilen hususların aksine yapılan hesaplamaların kabulü mümkün olmadığını belirterek yetkisiz mahkemede açılan iş bu davanın yetkili mahkemeye gönderilmesine, davacının faize ilişkin taleplerinin reddine, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 14/04/2022 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan 29/12/2020 tarihli dilekçeye göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu görülmüştür. Davalı sigorta vekilinin yetki itirazı değerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK.'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesininin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. ", Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalrda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır Ancak, HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir.Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman şeçme hakkı davalılara geçer.

Somut olayda, rizikonun, yani kazanın İzmir ilinde gerçekleştiği, davacının yerleşim yerinin de İzmir olduğu görüldüğünden, HMK' nın 16. Maddesi uyarınca davacının davasını İzmir ilinde açarak yetkili mahkemeyi doğru olarak seçmiş olduğu anlaşıldığından, davalının yetki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir.

Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Kazaya karışan ...5 plakalı araç 12.09.2021-2022 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 14/04/2022 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği hasar bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır.

TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden kusur ve hasar bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 11/09/2024 tarihli raporun sonuç kısmına göre; "İşbu davaya konu anılı aracın vaki kaza sonrası hasar bedeli tarafımızca KDV Hariç ve KDV Dahil olmak üzere 2 türlü belirlendiği, *-Sayın Mahkemenin nihai kararı ve taktirinin, aracın hasar bakımından gerçek zararının Orijinal parça ile onarım yapılması halinde araçtaki hasar bedeli olarak yedek parça toplamının KDV Hariç 13.658,32 TL olacağı ve işçilik bedelinin KDV Hariç 1.300,00 TL olmak üzere araçtaki toplam hasar bedelinin KDV Hariç 14.958,32 TL, 2.692,50 TL KDV ilavesi ile toplam hasar bedelinin KDV Dahil 17.650,82 TL olacağı, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin aracın onarımı için toplamda 10.164.225 TL hasar bedelini, 29.09.2022 tarihinde ödendiği, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye hasar onarım bedelinin, KDV Hariç 4.794,07 TL (1495832 TL - 1016425 TL - 479407 TL) olabileceği veya KDV Dahil 7.486,57 TL (1765082 TL — 1016425 TL — 748657 TL) olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı," şeklinde rapor sundukları görülmüştür.

Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme, hasar bedeli ise kalem kalem gösterildiğinden ve bulunan bedellere iskonto uygulanmadan KDV' de eklenmek suretiyle sonuca ulaşıldığından hükme esas alınmıştır (İzmir BAM.

20.HD. 2021/293 E. , 2023/1184 K. , Yargıtay 17 HDB'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K. Sayılı ilamları).

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile araçtaki hasar bedeli için talep ettiği 1.000-TL tazminat alacağının bilirkişi raporunda tespit edilen 17.650,82-TL olarak tespit edildiği, davalı sigorta şirketi aracın onarımı için toplamda 10.164,25-TL hasar tazminat bedelini ödendiğini, ıslah yolu ile hasar bedeli için talep ettiği 1.000-TL tazminat alacağını 6.486.57-TL artırarak 7.486,57-TL üzerinden müddeabihin ıslahı yolu ile artırdığı kısım ile dava dilekçesinde talep ettiği miktarların birleştirilerek karar verilmesini talep etmiştir.

Tüm bu nedenler ile;14/04/2022 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 17.650,82 TL hasarın bulunduğu, dava tarihinden davacının kasko poliçesini düzenleyen dava dışı sigorta şirketi tarafından 10.164,25 TL ödemenin yapıldığı görülmekle, davacının karşılanmayan bakiye 7.486,57 TL zararının bulunduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşeceğinden bu tarihten itibaren zarar gören tacir olmadığından ve bu yönde bir iddiada ileri sürülmediğinden yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)

Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ).

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile;

-7.486,57 TL hasar bedeli tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 39.835,75 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 02/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine,

2.Alınması gereken 511,40 TL karar ve ilam harcının yatan 381,85 TL peşin harç ve ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 129,55 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,

3.Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 381,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı, 600,01 TL ekspertiz ücreti, 291,50 TL posta ve diğer giderler ile 5.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 6.543,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 7.486,57 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5.6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına,

6.Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim...

E imza

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog