10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 27/12/2019 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hissedarlarından --- - adına kayıtlı bulunan 209.000 adet hisse bulunurken, bu hisseler-----Vakfı'na 13.04.2005 tarihli usulsüz işlem ile devredildiğini, bu usulsüzlüğün giderilmesi için----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----Sayılı dosyası ile dava açılmış, yapılan yargılama neticesinde usulsüz devredilen 209.000 adet hissenin ----- adına iade edilmesine karar verildiğini, ---- 19/02/2016 tarihinde vefat ettiğini, davacının mirasçılarından biri olduğunu, mirasçılık belgesine göre davacının payının 4/24 olduğunu, davalı şirkete, ----- mirasçısı sıfatıyla, kar payı alacaklarını ihtar detayında belirtildiği gibi talep ettiklerini, davalı şirket tarafından ihtara cevap verilmediğini, davalı şirketin ---- gazetesinde belirtilen 1.309.909,03 TL. kar payından davacının payını ödemediğini, önceki yıllara ait kar paylarını da ödemediği gibi bir bilgilendirme de yapmadığını, davacının, davalı şirketten alacakları olduğunun sabit olduğunu, davacının alması gereken kar paylarının toplamından, mirasçılık belgesine göre 4/24 payın karşılığı alacaklarını davalı şirketten tahsili için bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu iddia ederek muris ---- adına tespit edilen toplam alacağının 4/24 payın karşılığı, dava sırasında tam ve kesin miktarın açıklığa kavuşması ile artırma talep hakkımız (HMK Md.
107.saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL.'nin alınarak, 13.04.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı mirasçılık sıfatına dayanarak, murisin şirket kar payı alacağından payına düşeni talep amaçlı huzurdaki davayı açmıştır. Ancak bu davada müvekkil şirket davalı sıfatıyla taraf gösterilemez. O nedenle davanın HMK 114/2 maddesi gereğince dava şartı noksanlığı nedeniyle reddi gerekir. Müvekkil firma bu dava da davalı olarak gösterilemez çünkü, 13.04.2005 tarihli tek taraflı işlem ile davacı murisi ----- şahsına ait hisselerin bir kısmını dava dışı-----Vakfına bağışlamıştır. Davacının da daha önce Yönetici olduğu davalı şirket 13.04.2005 yılından bağışlamanın iptaline kadar sürede yapılmış genel kurul toplantıları ile alınan kar payı dağıtım kararlarına uyarak kar payı dağıtımlarını gerçekletirmiştir. Genel Kurul Kararı ile dağıtılan kar paylarını tekrardan dağıtması mümkün olmadığına göre davacının müvekkil firmaya iş bu davayı açması usul hukukuna göre mümkün değildir. Davanın usulden reddi gerekir. Ayrıca Davalı şirket en son genel kurul toplantısını Ekim 2017 tarihinde yapmış olup, bu son genel kurul toplantısında da kar payı dağıtım kararı bulunmamaktadır. Davacının murisi 19.02.2016 tarihinde vefat etmiş olup, murise ait olan 19 payın daha önce ( 13.04.2005 tarihinde) ----- bağışlanan kısmı ----Asl.Hukuk Mah. ---- sayılı ilamı ile yeniden muris ---- avdet etmiştir. ----. Asl.Hukuk Mah. mezkur kararı derecaattan geçerek 03.10.2018 tarihinde kesinleşmiş ve şirket sicil kaydında ilan edilerek pay defterine --- hanesine kaydedilmiştir. Bu tarihten ( 03.10.2018) sonra genel kurul toplantısı ve kar payı dağıtım kararı bulunmadığından davacının müvekkil firmadan talep edebileceği bir hak ve alacak bulunmamaktadır.
Davacı taraf miras hukukuna dayanarak bir alacak talebi söz konusu ise, Asliye Hukuk Mahkemesinde, dava dışı ----Tüzel kişiliğine karşı dava ikame etmelidir. Çünkü davacı murisi hayatta olmuş olsa idi,13.04.2005 tarihinden 03.10.2018 tarihine kadar olan sürede şirket hissesine tekabül eden kar payının, iptal edilinceye kadar tüm hükümleri ile geçerli olan bağışlama işlemi neticesi kar payını tahsil eden ---- dan isteyebilir idi. O halde davacınında murisi hissesinden payına düşen için ancak ----- dan talepte bulunması gerekmektedir. Ayrıca davacı murisinden kalan terekenin tespiti için açılan dava henüz sonuçlanmamıştır. Bu davanın derdest olması karşısında davacının tek başına mirasçılık belgesine dayanarak, müvekkil şirket aleyhine geçmiş dönem kar payı alacağının varlığının tespitine dair dava açması usul ve yasalara aykırıdır. Bu sebeple ve Müvekkilin bu davada taraf ehliyeti bulunmadığı sebepleri ile davanın reddini talep ederiz."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacı murisinin kar payı alacağının tespiti ve davacı hissesine düşen miktarın tahsili istemine ilişkindir.-----Asliye Hukuk Mahkemesi 03/01/2020 tarih ve ---- Esas ----Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü.
Davacı vekili davalı şirket hissedarlarından murisi ---- adına kayıtlı bir kısım hissenin----Vakfına devredildiğini hisse devrinin iptali için -----Asliye Hukuk Mahkemesine ----- Esas sayılı davada hisse devrinin iptali ile murise iadesine karar verildiğini dağıtılan kar paylarına yönelik vakfa karşı ----ASHM ---- Esas sayılı dosya ile dava açtığını ancak bu karar tarihine kadar dağıtılmasına karar verilip dağıtılmayan kar payları ile murisin devam eden hissesi oranında dağıtılmayan kar paylarının tespiti ve hissesi oranındaki kar payının tahsilini talep etmiştir.
--- Asliye Hukuk Mahkemesi ----Esas -----Karar sayılı dosya da 16/10/2014 tarihinde dava konusu 13.04.2005 tarihli yapılan bağışın iptali ile-----209.000 adet hissesinin davalı adına olan kaydının iptali ve eski hale iadesi ile davacı adına tesciline karar verildiği ve 03.10.2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.TTK'nun 408/2-d fıkrası uyarınca kar ve kazanç paylarının belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin karar alma yetkisinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında olup TTK'nun 507/1 fıkrası uyarınca pay sahibinin kara katılma hakkının doğması için genel kurulda kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre kar dağıtımı kararı alınmış olması zorunludur.
TTK'nın 508. maddesi hükmüne göre ise, esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa kar payının pay sahibinin sermaye payı için şirkete yaptığı ödemelerle orantılı olarak hesap edileceği, yıllık kar payının yıllık bilançoya göre belirleneceği, 509/2.maddesinde ise, kar payını ancak net dönem karından ve serbest yedek akçelerden dağıtılabileceğinin düzenlenmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacı yanca 13.04.2005 tarihinden dava tarihine kadar davalı şirketin kar payının muris yönünden tespiti ile davacı yönünden hissesi oranında tahsili talep edilmiş olup mahkememizce safahatte bilirkişi raporları alınmış olup 21/03/2024 tarihli ara karar ile dosyanın mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 14/05/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişilerden alınan son ek raporunda özetle; "1.----.Asliye Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ve ---- sayılı kararında dava konusu 13.04.2005 tarihli yapılan bağışın iptali ile ve eski hale iadesine karar verildiği,
2.Dosyada mübrez ticaret sicil gazetelerine göre davalı şirketin ilk kar dağıtımını 2007 yılı karına istinaden 2008 yılında gerçekleştirildiği, son kar dağıtım kararının ise 2018 yılında ----- gazetesinde yayımlandığı, 2017-2018 takvim yılları için elde edilen şirket karının ortaklara dağıtılması yönünde herhangi bir karar alınmadığı,
3.Davalı şirketin genel kurul kararları ve ticaret sicil gazetelerinde belirtilen kar dağıtım kararlarının dikkate alınması neticesinde, davacının 4/24 oranındaki miras payı gözetilerek 2007 ile 2018 yılları arası dönem için davalıdan istenebilir toplam net kar payı tutarının 607.593,62 TL olarak hesaplandığı, ilgili tutarın davacıya ödenip ödenmeyeceği ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.Davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarının kısmen kabulü ile itiraza konu hususların basit matematik hesabı olması usul ekonomisi adına dikkate alınarak mahkememizce yapılan değerlendirme ve 14.05.2024 tarihli bilirkişi raporu ve rapor içeriğinde ki tablolar dikkate alındığında neticeten davacının kar payı alacağının tespiti ve tahsili talebine yönelik olarak davalının sunduğu ve açıkça kar payı ödemelerine ilişkin yapılan ödemeler düşülmüş ve bilirkişi raporları ile tespit edilen genel kurul kararı alınıp ödenmesine karar verilen ancak vakfa ödenmeyen kar payı alacakları ile murisin kar payı oranında ödenmeyen kara payı alacakları ve davacının hissesi oranındaki kar payı alacakları aşağıdaki şekilde hesaplanmıştır;2005, 2006, 2014, 2017, 2018 yıllarına ait kar payı dağıtımı kararı bulunmadığı, 2007 yılı kar payı dağıtımının 2008 yılı kararı ile yapıldığı,2008-2013 yılları arasında ----Net kar payının 2.759.992,37 TL olduğu bu kar payının şirket hisse oranının %19’a tekabül etmesi dikkate alındığında muris -----’ye ait şirket hisse oranı olan %1 paya düşen kar payının 145.262,75 TL olarak hesaplanabileceği 2008-2013 yılları arasında murise yapılan ödemelerin (18.750,00 TL’nin kar payı ödemesi olduğu belirsiz olduğundan dikkate alınmamıştır., 25.000,00 TL, 93.750,00 TL, 25.000,00 Tl) 143.750,00 TL olduğu ve bakiye kar payının 1.512,75 TL olduğu, 4/24 payın ise 252,12 TL olduğu,2015-2016 yılları itibariyle ödenmesine karar verilen kar payının net 3.561.701,96 TL olarak belirlendiği muris --- hissesi olan %20 oranına isabet eden kar payının 712.340,39 TL olduğu bu miktarın 4/24’ünün ise 118.723,39 TL olduğu 2015-2016 yıllarına ait sadece 2014 yılında yapılan 10.000,00 TL kar payı avansının göründüğü dikkate alındığında bakiye kar payının 702.340,39 TL olduğu, 4/24 payın ise 117.056,73 TL olduğu görülmüş tereke temsilcisinin 25.07.2024 tarihli değer artırım talebi doğrultusunda 117.308,85 TL’nin dava tarihi olan 27.12.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile(vefat eden muris ----. Noterliği 07.01.2019 Tarihli ----- Yevmiye Nolu mirasçılık belgesine göre 4/24 pay oranında) davacı ----’ verilmesine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Muris ----- 13.04.2005 tarihinden dava tarihine kadar ki kar payının tespiti talebi açısından ise TMK 640 vd. maddeleri gereği mirasçılardan her birinin terekedeki hakların korunmasını isteyebilecekleri ayrıca diğer talebe konu eda talebinin salt davacı hissesine yönelik bir eda davası olduğu dikkate alındığında tespit talebi yönünden hukuki yararın bulunduğu anlaşılmakla Muris ----- 13.04.2005 tarihinden dava tarihi olan 27.12.2019 tarihine kadar davalıdan alması gereken(ödenmeyen) kar payının 703.853,14 TL olduğunun tespitine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KABULÜ ile; a-Muris ----- 13.04.2005 tarihinden dava tarihi olan 27.12.2019 tarihine kadar davalıdan alması gereken(ödenmeyen) kar payının 703.853,14 TL olduğunun tespitine, b-117.308,85 TL’nin dava tarihi olan 27.12.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile(vefat eden muris ---- ’nin ----. Noterliği 07.01.2019 Tarihli ----- Yevmiye Nolu mirasçılık belgesine göre 4/24 pay oranında) davacı-----verilmesine,
2.Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 56.093,57 TL harçtan, peşin yatırılan 170,78 TL harç ve 1.832,57 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.003,35 TL'den düşümü ile geri kalan 54.090,22 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3.Davacı tarafından yapılan 170,78 TL Peşin harç, 1832,57 TL tamamlama harcı ve 44,40 TL başvurma harcı 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 350,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.897,75 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4.Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak davacı tereke temsilcisi ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.