8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı alacaklı, müvekkil aleyhine---------- dosyası üzerinden başlattığı takip ile, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkili zarara uğratmak kastıyla tahsil ettiğini, davalı alacaklı, müvekkil aleyhine, aslen hak kazanmış olmadığı sözde alacağı için kötü niyetle 18/03/2024 Tarihinde icra takibi başlattığını, müvekkilinin bir borcunun olmadığını, davalıya 5.035,09 TL'yi ödeme yaptığını, ancak davalı alacaklı tarafından sanki borç ödenmemiş gibi 18/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını belirterek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava dilekçesi ve tensip zaptı davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı tarafça davaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Mahkememizin 22/10/2024 tarihli celsesinde davacı vekiline"arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesi ekinde bulunduğunu belirtmiş ise de --------- dosya incelenmesinde dosyada Arabuluculuk son tutanağının bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekiline davalı ile arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dosyaya sunması için 1(bir) hafta kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin verilen kesin sürede dosyaya sunulmaması halinde davanın usulden reddedileceği hususunun ihtarına" şeklinde ihtarat yapılmıştır.
Davacı vekili 11/12/2024 tarihli dilekçesi ile arabulculuk son tutanağının sunulduğu görülmüş, arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden arabulucuya başvuru tarihinin 23/10/2024 olduğu anlaşılmıştır.Davalı vekili 16/01/2025 tarihli celsede " Davacı taraf arabuluculuk son tutanağını sunması ihtarından bir gün sonra 23/10/2024 tarihinde arabulucuğa daha yeni başvurmuştur. Zorunlu arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2)Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” denilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir.
Dava 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olmakla ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup ara bulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açmak hususu ve de buna uyulmaması HMK 114/2 maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık olarak davanın usulden reddine sebebiyet verecektir.6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun (HUAK) 16. maddesinde,"(1) Arabuluculuk süreci, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru hâlinde, tarafların ilk toplantıya davet edilmeleri ve taraflarla arabulucu arasında sürecin devam ettirilmesi konusunda anlaşmaya varılıp bu durumun bir tutanakla belgelendirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar...." hükmü ile sürecin başlangıcını;HUAK madde 17/1'de belirtilen haller olan; "a) Tarafların anlaşmaya varması.
b)Taraflara danışıldıktan sonra arabuluculuk için daha fazla çaba sarf edilmesinin gereksiz olduğunun arabulucu tarafından tespit edilmesi.
c)Taraflardan birinin karşı tarafa veya arabulucuya, arabuluculuk faaliyetinden çekildiğini bildirmesi.
ç)Tarafların anlaşarak arabuluculuk faaliyetini sona erdirmesi.
d)--------- Uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli olmadığının tespit edilmesi."Arabuluculuk sürecinin sona erme hallerini düzenlemiştir.6325 sayılı Kanunun dava şartı olarak arabuluculuğu düzenleyen 18/A maddesi ise; “(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...” hükmünü içerir.Tüm dosya kapsamı bir bütün halinde incelendiğinde ; davacı yanın, dava açılırken dava dilekçesine son tutanağı (anlaşmazlık) tutanağını ekleyerek davayı açması gerekirse de, bu şekilde dava açmadığı, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul 18/A maddesinde düzenlenmiş olduğu, buna göre davacı yana 22/10/2024 tarihli duruşmada arabuluculuk son tutanağının sunulması için kesin süre verildiği, davacı tarafça 11/12/2024 tarihli dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulduğu, arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden arabuluculuğa başvuru tarihinin 23/10/2024 olduğu, dava tarihinin 21/05/2024 olduğu, buradan da anlaşıldığı üzere yukarıda bahsi geçen arabuluculuk dava şartının davanın açıldığı tarihte yerine getirilmediği, eldeki dosyada gerekli yasal dava şartının yerine getirilmemiş olduğu kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davanın USULDEN REDDİNE,
2.)Alınması gereken karar ve ilam harcı 615,40 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL başvurma harcı ve 427,60 TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına
5.Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 9.903,61 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
8.Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yoluna başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025