1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2023/1445 E. , 2024/7790 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Sanık ... müdafinin yüzüne karşı tefhim olunan hükme karşı, 15 günlük yasal süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bodrum Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2017 tarihli ve 2016/121 Esas, 2017/110 Karar sayılı kararı ile,
a)Sanık ... hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85/2, 22/3, 62/1. maddeleri uyarınca 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
b)Sanık ... hakkında göçmen kaçakçılığı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1, 79/1-b, 79/2-a, 62/1. ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 25000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2017/2467 Esas, 2022/1249 Karar sayılı kararı ile,
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun göçmen kaçakçılığı suçu yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, bilinçli taksirle öldürme suçu yönünden ise istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,
a)Sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca (4 kez) 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
b)Sanık ... hakkında olası kastla nitelikli öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82/1-e, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca (14 kez) 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
c)Sanık ... hakkında olası kastla yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 87/1-d son, 21/2, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca (13 kez) 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
d)Kazanılmış hak nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 283 maddesi uyarınca sanığın neticeten 11 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafinin temyiz istemi özetle, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 282. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendindeki "Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin davetiye tebliğ edilmesine rağmen duruşmaya gelmemesi hâlinde duruşmaya devam edilerek sanığın sorgu tutanakları anlatılmak suretiyle dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, 195. madde hükümleri saklı kalmak üzere, sanık hakkında verilecek ceza, ilk derece mahkemesinin verdiği cezadan daha ağır ise, her hâlde sanığın dinlenmesi gerekir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan incelemede sanığın savunmasının Bölge Adliye Mahkemesince duruşmada hazır bulundurularak bizzat alınması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmanın alınması gerektiği gözetilmeden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (F.C.B v İtalya, No:12151/86, 28 Ağustos 1991) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesinin ikinci fıkrasına muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yasal süresi içesinde temyiz isteminde bulunulmaması nedeni ile, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 07.06.2022 tarihli ve 2017/2467 Esas, 2022/1249 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklandığı üzere savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanığın infaz edilerek ceza miktarı yönünden oluşan kazanılmış hakkının 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi uyarınca korunmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.11.2024 tarihinde karar verildi.