Esas No
E. 2010/375
Karar No
K. 2011/474
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2010/375 E.  ,  2011/474 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 3 parsel sayılı 2902,93 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanmış ayrıca dava konusu taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden oluduğunu öne sürerek, davacı ... ise miras yoluyla gelen hakka dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Hazine ve ...’in davalarının reddine, dava konusu 105 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile tamamının davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ve ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1.Dava ve temyize konu 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşulları gerçekleşmediği gibi mahallinde yapılan 30.6.2009 tarihli keşifte de davacı ..., 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde hakkının bulunmadığını beyan ederek beyanını da imzası ile onayladığı anlaşıldığından davacı ...’in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan ilam harcının mahsubu ile geriye kalan 15,10 TL harcın davacı ...’ten alınmasına,

2.Davacı Hazine'nin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece dava ve temyize konu 105 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, soruşturma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 321 ve 350 sayılı tapu kayıtları ilk tesis tarihinden itibaren tedavülleriyle getirtilmemiş, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği sorulmamış, taşınmaza komşu parsel tutanakları ve varsa dayanağı belgeler getirtilerek tapu kaydı uygulaması yapılmadığı gibi, fen bilirkişisinden denetime uygun rapor alınmamış, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ise soyut nitelikte ve gerekçesiz sözlerden ibaret kalmıştır.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 321 ve 350 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası tevzi yolu ile oluşmuş ise tevzi tutanaklarının onaylı suretleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.01.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu 350 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri varsa haritası tevzi yolu ile oluşmuş ise tevzi tutanaklarının onaylı suretleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı Hazine'nin tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, tapu kayıtlarının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K350 md.14
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog