Esas No
E. 2024/9361
Karar No
K. 2024/11863
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/9361 E.  ,  2024/11863 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/675 E., 2024/779 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. İş Mahkemesi

SAYISI: 2019/41 E., 2022/2 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin sigortalı olarak çeşitli işlerde çalıştığını, bu çalışmalarının sonunda davalı Kurum tarafından müvekkiline 01.02.2012 tarihi itibariyle 2205724140 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığını, müvekkilinin emekli aylığı almakta iken Kurum tarafından 30.11.2011 tarihinde çalıştığı 1098924.41 no.lu iş yerinin sahte iş yeri olduğu gerekçesiyle bir günlük çalışmasının iptal edildiğini, bu çalışmasının iptali sonucunda doğum borçlanmasının da bağkur kapsamında yapılması gerektiğinden bahisle 01.12.2012 tarihi itibariyle aylığının kesildiğinin kendisine bildirildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu, müvekkilinin iş yerinin sahteliği konusunda herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, kendisinin söz konusu iş yerinde sekreter olarak aktif ve fiilen çalıştığını, dolayısıyla Kurum işleminin doğru olmadığını, bunun yanında müvekkilinin bir günlük sahte çalışmaya ihtiyacının bulunmadığını, çalışma süresinin 3630 gün olduğunu, yani emekli olması için gerekli süreyi de taşıdığını, belirterek, davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin emekli aylığının yeniden bağlanmasına, doğum borçlanmasının yeniden ve bağkur kapsamında yapılmasına yer olmadığının tespitine, kesilen emekli aylıklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve yersiz ödenen aylıklar sebebiyle tahakkuk ettirilecek olan borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine bir fıkra ilave edildiğini, bu yasal düzenlemeye göre hizmet tespiti davaları hariç dava açılmadan önce Kuruma müracaat edilmesinin zorunlu ... getirildiğini, Kurumun talebi reddetmesi veya reddetmiş sayılması halinde dava açılması gerektiğini, davacının böyle bir başvurusunun olup olmadığının araştırılması gerektiğini, aylık taleplerinin başvuru tarihindeki şartlara göre değerlendirildiğini, sonradan şartın gerçekleşmediği anlaşıldığında hatalı işlemin düzeltilerek 5510 sayılı Kanun gereği yersiz ödenen aylıkların geri alındığını, Kurumun Kanun gereği talep ile işlem yaptığını, talebin Kanun'a uygunluğunun re'sen değerlendirildiğini, her ne kadar davacının talep anında yasanın aradığı şartları taşımasından dolayı aylık bağlanmış ise de sonradan ortaya çıkan fiili durum gereği davaya konu işlemin tesis edildiğini, davacının ilgili şirkete bağlı fiilen çalışmasının bulunmadığını belirterek, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum müfettişi tarafından yapılan tespitin doğru ve yerinde olduğu, tanık ... ve ...'ın davacının çalıştığına dair görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı, diğer tanık ...'ın ise bir dönem dava dışı işyerinin sahibi ve aynı zamanda işyerinin bir dönem sahibi olan ...'ın eski eşi olması nedeniyle salt bu tanığın davacının işyerinde çalıştığı yönündeki beyanının davacının fiilen çalıştığının ıspatı için yeterli görülemeyeceği, davacının tam da Kuruma doğum borçlanması için ödediği primin iadesi için başvurduktan 1 gün sonra çalışmaya başlamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının dava dışı işyerindeki çalışmalarının fiili çalışmaya dayandığına ilişkin Mahkemede tam bir kanaat oluşmadığı ve dolayısıyla davalı Kurumun davacının sahte çalışması nedeniyle yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin yerinde olduğu kanatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu dönemdeki çalışmasının fiili ve gerçek çalışma olduğunu ispat etmelerine rağmen davanın kabulü yerine reddine karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece dinlenen tanıklar, toplanan deliller ile Kurum müfettişince hazırlanan rapor dikkate alınarak verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeler ile kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile kesilen emekli aylığının yeniden bağlanmasına, ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86/9 uncu maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Kurum müfettiş raporu, tanık beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog