7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2011/7936 E. , 2012/7884 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 27, 28, 30, 31, 32, 33,34,35,36,37,38,39,40,41,45,46,47,48,49,50,51,52,53,54,55,5657, 58,59,60 ve 453 parsel sayılı sırasıyla 6350,00 m², 8650,00 m², 2750,00 m², 6700,00 m², 5250,00 m², 1144,00 m², 6700,00 m², 5300,00 m², 5300,00 m², 5100,00 m², 7900,00 m², 14400,00 m², 10050,00 m², 7650,00 m², 7200,00 m², 4350,00 m², 15000,00 m², 12500,00 m², 6150,00 m², 6742,00 m², 4654,00 m², 3557,00 m², 9288,00 m², 9700,00 m², 12700,00 m², 2500,00 m², 3250,00 m², 1200,00 m² 6400,00 m², 8050,00 m² ve 93000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan 27,28,30,31,36,37,38,39,40, 41, 46, 47,48,49,50,52,55,59,60 ve 453 parsel sayılı taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile, dava konusu 32, 33,34,35,45,51,53,54,56,57 ve 58 parsel saylı taşınmazlar ise tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ile ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine,dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Kadastro davalarında keşif giderleri yatırılmadığından bahisle kesin süre sonuçlarının uygulanabilmesi için öncelikle uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmesi, ispat yükü kendi üzerinde olan tarafa keşif giderlerini mahkeme veznesine depo etmesi için makul ve yeterli uzunlukta kesin süre verilmesi, verilen kesin süre içinde kabul edilebilir yasal bir mazeret olmaksızın keşif giderlerinin mahkeme veznesine yatırılmamış olması gerekir.
Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacılar tarafına keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Şöyle ki; mahkemece 18.03.2011 günlü duruşma tutanağında belirtilen toplam 519,20 TL keşif ücretinin yatırılması için davacı tarafa kesin süre verilerek bu duruşmada davacı taraf hazır olmadığından kesin süre sonuçlarını içerir muhtıranın tebliğine karar verildiği anlaşılmıştır. Nitekim gerekçeli karar başlığında adına dahili davacı olarak yer verilen ... ve arkadaşları 2005 yılında vefat eden davacı ...'nun yasal mirasçılarıdır. Davacıların talebi ve dava dilekçesinin ortak imzalı olarak verilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde mahkemece belirlenen keşif ücretleri davacı ... ile ... mirasçıları tarafından müştereken yatırılabileceği gibi her bir davacı veya dahili davacı tarafından da müstakilen yatırılabilir. Yine her davacı veya dahili davacı müstakilen tanık veya delil dilekçesi sunabileceği gibi müşterekende dilekçe sunabilirler. Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde; davacı ... mirasçılarından ... oğlu ... adına çıkarılan kesin süre sonuçlarını içeren muhtıranın üzerinde yazan tarihe göre adı geçene 11.05.2011 gününde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinden itibaren mahkemenin ara kararında öngördüğü 10 günlük kesin süre nazara alındığında davacı mirasçısı ... açısından keşif ücretlerinin son gününün 21.05.2011 gününe isabet edip bu gününde resmi tatil olduğundan sürenin son gününün 23.05.2011 günü mesai bitimi olarak kabul edileceği aşikardır. Hal böyle olunca mahkemece verilen kesin sürenin son günü davacı mirasçısı ... açısından keşif günü olan 23.05.2011 gününe isabet ettiği gibi, davacı mirasçısı ...'ya muhtıranın 11.05.2011 günü tebliğ edildiği, mahkemenin ise ara kararında delil ve tanık bildirmek için taraflara 5 günlük süre tanıdığı,bu hale göre davacı mirasçısı ... için delil ve tanık bildirme süresinin 17.05.2011 günü son bulacağı, davacı mirasçısı ... bu süre içinde tanık bildirse dahi bildirilen tanıklar adına sürenin son günü olan 17.05.2011 tarihinden keşfin yapılacağı 23.05.2011 tarihine kadar tanıklara çıkarılacak davetiye süresinin de yetersiz olacağı açıktır. Belirtilen bu hususlara göre mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz,davacı ...'nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 13.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.