Esas No
E. 2010/4541
Karar No
K. 2011/1570
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2010/4541 E.  ,  2011/1570 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

1.Tapuda kayıtlı ve taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olduğu belirlenen 652 ve 627 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan hayvan barınağı, sondaj kuyusu, sulama havuzu 300 adet zeytin ağacı ve 110 adet incir ağacı niteliğindeki muhtesatların davacı ... tarafından meydana getirildiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davalı tarafın oluşturulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bir kısım istek kalemlerinin de kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç ve oluşturulan hüküm yasal düzenlemelere ve yerleşik uygulamaya uygun düşmemiştir.

Duraksamadan belirtmek gerekir ki; mevcut bir muhdesata sonradan yapılan imalatlar yeni bir muhtesat meydana getirme sayılamayacağı gibi, bu amaçla yapılan giderler de mevcut muhtesata değer kazandıran faydalı ve zorunlu giderlerdendir. Aynı şekilde bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyalar da teferruat niteliğindedir. Bu nitelikteki eşyalar yönünden muhtesat aidiyeti davası açılamayacağı, iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşullarının varlığı halinde Borçlar Kanununun 61 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği kuşkusuzdur. Eda davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez. Hemen belirtmek gerekir ki hukuki yarar dava koşuludur.

Öte yandan; taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davanın açılmasına esas olan ortaklığın giderilmesi davası sırasında, taşınmazın satış bedelinin taşınmaz paydaşlarına dağıtılmasına esas dağıtım cetvelinin düzenlenebilmesi için taşınmaz ve üzerindeki muhdesatların değerinin tespit edileceği, bu değerlendirmeye göre oranlama yapılıp satış bedelinin paylaştırılmasına karar verileceği kuşkusuzdur. Ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemenin görevine giren bir konuda tespit kararı verilmesine olanak yoktur.

Diğer taraftan; gerek yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve gerekse halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu, muhtesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı göz önünde tutulduğunda sadece davaya konu muhtesatların davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Az yukarıda açıklanan hukuki olguların ışığı altında somut olaya gelince;

a)Davalılar ..., ... ve ...’ın dava konusu muhdesatın üzerinde bulunduğu taşınmazda paydaş olmadıkları gözetildiğinde adı geçenlere yöneltilen davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmemesi,

b)Mahkemece kabulüne karar verilen ve 652 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan merdiven, elektrik hatları, pompa, dalgıç pompa, 360 metre boru ve iki adet vana, yine 627 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 230 metre boru ve iki adet vananın muhdesat niteliğinde bulunmadığı ve tespit davasına konu edilemeyecekleri göz ardı edilerek bu istem kalemleri yönünden de kabul kararı verilmesi,

c)Ortaklığın giderilmesi davası sırasında paylaşıma esas dağıtım cetveli ile belirlenecek muhdesat değerinin, görülen davada ayrıca belirlenmesinde hukuki yarar bulunmadığı ve bu yönde bir istem de olmadığı gözetilmeksizin, bir başka mahkemenin görevine giren konuda bağlayıcı nitelikte hüküm oluşturulması,

d)Muhdesatların taşınmazın zemininden bağımsız mülkiyetininin olamayacağı düşünülmeksizin mülkiyet olgusu doğuracak biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, az yukarıda isimleri geçen davalıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin ödenen 370,90 TL harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 15.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog