7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/5283 E. , 2011/3039 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 279 ada 16 ve 294 ada 38 parsel sayılı sırasıyla 1174,10 m2, 3124,19 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece 279 ada 16 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, davacı Hazine adına, 294 ada 38 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kısmen kabul, kısmen reddine, taşınmazın uzman fen bilirkişinin 08.06.2009 havale tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 2476,38 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı ada ve parsel numarasıyla davalı ..., (B) harfiyle gösterilen 647,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek davacı Hazine adına ham toprak niteliği ile tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ile davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 294 ada 38 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 08.06.2009 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen 2476,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü üzerinde davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, aynı raporda (B) harfiyle gösterilen 674,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü ile 279 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerinde, davalının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin ve davalı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması sonradan yürürlüğe giren ve geçmişe etkili sonuç doğuran düzenlemelere aykırı ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 4. bendinin tamamen hüküm fıkrasından çıkartılmasına, hüküm fıkrasının 6. bendinin “...toplam 501,58 TL yargılama giderinin" sözlerinden sonra gelen bölümün de çıkartılarak hüküm yerine "davacı tarafından yapılan masrafların Hazine üzerinde bırakılmasına" sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 91,05 TL temyiz harcının istek halinde davalı ...’a iadesine, 03.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.